İçinde uygun olan 7 kelime var. İçerisinde UYGUN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında uygun olan kelimeler listesine ya da Sonu uygun ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

UYGUNSUZLUK

9 Harfli Kelimeler

DUYGUNLUK

8 Harfli Kelimeler

UYGUNLUK, UYGUNSUZ

7 Harfli Kelimeler

UPUYGUN

6 Harfli Kelimeler

DUYGUN

5 Harfli Kelimeler

UYGUN


Kelime bulma makinesi

G N U U Y Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

UYGUN

2 Harfli Kelimeler

UN

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

UYGUNSUZLUK

  1. [isim] Yakışmayan davranış, uymazlık, yakışıksızlık
    • "Arkadaşlarının birçok yolsuzluklarını, uygunsuzluklarını hoş görmeye mecburdur." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Kötü durum, kötü davranış

DUYGUNLUK

  1. [isim] Duyarlık

UYGUNLUK

  1. [isim] Uygun olma durumu, yakışık, mutabakat, mukarenet
  2. Bir elçinin bir ülkeye atanmasından önce o ülkeden istenen uygun görme yazısı, agreman
  3. Özne ile yüklemin veya bazı dillerde olduğu gibi sıfat ile adın, cins ve sayı bakımından birbirine uyması: Öğretmen geldi. Öğrenciler ödevlerini yapmışlar gibi

UYGUNSUZ

  1. [sıfat] Uymayan, yakışık almayan, yaraşmayan, münasebetsiz
    • "Uygunsuz dediğim vakalardan biri bir salon oyunu yüzünden çıkmıştır." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Kötü davranışlarda bulunan, çirkin hareketleri olan
    • "Birtakım uygunsuz, meymenetsiz heriflerle geziyormuş." (Haldun Taner)

UPUYGUN

  1. [sıfat] Çok uygun, tastamam

DUYGUN

  1. [sıfat] Duygulu, duyar, hassas
    • "Bizim kız biraz hayalci, biraz romantik, biraz çokça duygun olsaydı belki başka şeyler de öğrenecekti." (Memduh Şevket Esendal)

UYGUN

  1. [sıfat] Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip
    • "Rıza Efendi'de yerine, zamanına ve konusuna uygun hikâyeler vardır." (Tarık Buğra)
    • "O zaman da haydutlar rıhtım kapısına daha önce gitmeyi uygun buldular." (Tarık Buğra)
    • "Umduk, bekledik, düşündük. Hangi şey umduğumuza uygun düştü?" (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
    • "İşte Ahmet Kerim, ilk bakışında Ömer Beyefendi'nin bu eserini yırtıp sepete atmak üzereyken bu ihtimale dayanarak onun gazeteye konulmasını uygun görmüştü." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Elverişli, yarar, müsait, muvafık
  3. Orantılı, oranlı
    • "Bu, bizim kızın yaradılışının, ablamın koyduğu yeni töreye uygun gelmeyişidir." (Memduh Şevket Esendal)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü