İçinde ut olan 8 harfli 114 kelime var. İçerisinde UT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ut olan kelimeler listesine ya da sonu ut ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ut Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
T U
2 Harfli Kelimeler
TU, UT
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TUTTURUK
-
-
[sıfat]
İnatçı, takıntılı olan
-
[sıfat]
İnatçı, takıntılı olan
- TUTULMUŞ
-
-
[sıfat]
Engellenmiş
-
Ele geçirilmiş
-
[sıfat]
Engellenmiş
- TUTKALCI
-
-
[isim]
Tutkallama işiyle uğraşan işçi
-
[isim]
Tutkallama işiyle uğraşan işçi
- MUTTASIL
-
Kelime Kökeni: Arapça muttaṣil
- SOĞUTMAK
-
-
[-i]
Soğumasını sağlamak, soğumasına sebep olmak
- "Suyu soğutmak."
-
[-den, mecaz]
Herhangi bir durum, kişi, olay; birine, bir yere veya bir şeye karşı duyulan sevgi ve ilginin yok olmasına yol açmak; dondurmak
- "Bizden soğudular, bizi de kendilerinden soğuttular."
-
[-i]
Soğumasını sağlamak, soğumasına sebep olmak
- BULUTÇUK
-
-
[isim]
Küçük bulut
- "Cam kırıklarına benzer, kesici, acıtıcı bulutçukların kayıp kayıp gittikleri bir gökyüzü."
-
[isim]
Küçük bulut
- SOĞUTKAN
-
-
[sıfat]
Sıcaklığı azaltan, soğutma özelliği olan
-
[isim]
Soğutmaç, soğutucu
-
[sıfat]
Sıcaklığı azaltan, soğutma özelliği olan
- ARMUTLUK
-
-
[isim]
Armut yetiştirilen bahçe
- "Ertesi sabah kalktık, hep beraber armutluğa gittik, arabaları doldurup piyasaya gönderiyorduk."
-
[isim]
Armut yetiştirilen bahçe
- TUTULMAK
-
-
[nesnesiz]
Tutma işi yapılmak veya tutma işine konu olmak
- "Ömer Abit Hanı'nda bir yazıhane kiralanmış, aylıkla bir otomobil tutulmuştu."
-
Ay ve Güneş, tutulma olayına uğramak
-
Ünlü olmak, meşhur olmak
-
Tutuk duruma gelmek
-
Kapatılmak, sarılmak
- "Kaçmayı düşündüklerinde sokağın iki çıkışının da tutulduğunu gördüler."
-
Bir organ veya bir şey hareket edemez olmak
- "Barba Manol kafayı iyice dumanladıktan sonra, iki bacağının nasıl tutulduğunu anlattı."
-
[-e]
Birine tutkun olmak, sevmek
-
[-e]
Bakınız yakalanmak
- "Hastalığa tutulduğu sıralarda bir sabun fabrikasında çalışıyordu."
-
[spor]
Bazı takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncu tarafından hareketine ayakla veya vücutla engel olunmak; markaja alınmak
-
[nesnesiz]
Tutma işi yapılmak veya tutma işine konu olmak
- TUTAMLIK
-
-
[sıfat]
Herhangi bir tutam miktarında olan
-
[sıfat]
Herhangi bir tutam miktarında olan
- TUTARSIZ
-
-
[sıfat]
Tutarlı olmayan, aralarında çelişki bulunan; insicamsız
- "Tutarsız her olayı, her davranışı alaturkadır diyerek Doğu'ya yükledik."
-
[sıfat]
Tutarlı olmayan, aralarında çelişki bulunan; insicamsız
- HEMHUDUT
-
Kelime Kökeni: Farsça hem + Arapça ḥudūd
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sınırdaş
- "… Rusya da büyük hazırlıklara ve gittikçe artan tahriklere geçtiği için Rusya ile hemhudut Muş Sancağı’nda da durum bozulmaya yüz tutmuş."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sınırdaş
- BULUTSUZ
-
-
[sıfat]
Bulutu bulunmayan
- "Burası ufukları geniş, seması bulutsuz, güneşi berrak bir yeşil saha idi."
-
[sıfat]
Bulutu bulunmayan
- SOĞUTUCU
-
-
[sıfat]
Soğutma özelliği olan; frigorifik
-
[isim]
Bakınız buzdolabı
-
[isim]
Bir makine veya yapıda, aşırı ısınmayı önlemek için yer alan düzen; soğutmaç
-
[sıfat]
Soğutma özelliği olan; frigorifik
- MUTEZİLE
-
Kelime Kökeni: Arapça muʿtezile
-
[isim, felsefe]
Kaderi inkâr ederek "kul, ettiklerinin yaratıcısıdır" diyen ve Tanrı'nın sıfatları konusunda sünnet ehlinden ayrılan bir felsefe
-
[isim, felsefe]
Kaderi inkâr ederek "kul, ettiklerinin yaratıcısıdır" diyen ve Tanrı'nın sıfatları konusunda sünnet ehlinden ayrılan bir felsefe
- EBUSSUUT
-
-
[isim]
"Çok kapalı giyinen kız veya kadın" anlamındaki Ebussuut Efendi'nin gelini gibi ve "eskiye çok bağlı, tutucu" anlamındaki Ebussuut Efendi'nin torunu deyimlerinde geçen bir söz
-
[isim]
"Çok kapalı giyinen kız veya kadın" anlamındaki Ebussuut Efendi'nin gelini gibi ve "eskiye çok bağlı, tutucu" anlamındaki Ebussuut Efendi'nin torunu deyimlerinde geçen bir söz
- UTANILMA
-
-
[isim]
Utanılmak durumu
-
[isim]
Utanılmak durumu
- COZUTMAK
-
-
[nesnesiz]
Aklını kaybetmek
- "Bazen kekikleri soğanla birlikte kavurmayınız, yıpratmayınız diye bağırmak geliyor içimden. Hepten cozuttu derler diye susuyorum."
-
Yoldan çıkmak, doğru yoldan ayrılmak
-
Bir işi yapmaktan kaçmak
-
Oyunbozanlık etmek
-
Bir şeyi abartmak
-
Bir işin ciddiyetini, ağırlığını kaybettirmek
-
[nesnesiz]
Aklını kaybetmek
- TUTUKEVİ
-
-
[isim]
Tutukluların kapatıldığı yer; tomruk, tevkifhane
-
[isim]
Tutukluların kapatıldığı yer; tomruk, tevkifhane
- MUTARİZA
-
Kelime Kökeni: Arapça muʿtariża
-
[isim, eskimiş]
Bakınız yay ayraç
-
[isim, eskimiş]
Bakınız yay ayraç