İçinde ut olan 8 harfli 114 kelime var. İçerisinde UT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ut olan kelimeler listesine ya da sonu ut ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ut Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

T U

2 Harfli Kelimeler

TU, UT

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TUTTURUK

  1. [sıfat] İnatçı, takıntılı olan
TUTULMUŞ

  1. [sıfat] Engellenmiş
  2. Ele geçirilmiş
TUTKALCI

  1. [isim] Tutkallama işiyle uğraşan işçi
MUTTASIL

Kelime Kökeni: Arapça muttaṣil

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız bitişik
  2. [zarf] Bakınız biteviye
    • "Yalnız birçok nefer yırtık, fersude eşyayı muttasıl at, eşek, öküz arabalarına yükletiyorlardı." (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)
    • "Muttasıl öğürüyor, sık sık hıçkırığı tutarak çırpınıyor, ara sıra acı acı bağırıyordu." (Peyami Safa)
SOĞUTMAK

  1. [-i] Soğumasını sağlamak, soğumasına sebep olmak
    • "Suyu soğutmak."
  2. [-den, mecaz] Herhangi bir durum, kişi, olay; birine, bir yere veya bir şeye karşı duyulan sevgi ve ilginin yok olmasına yol açmak; dondurmak
    • "Bizden soğudular, bizi de kendilerinden soğuttular." (Necip Fazıl Kısakürek)
BULUTÇUK

  1. [isim] Küçük bulut
    • "Cam kırıklarına benzer, kesici, acıtıcı bulutçukların kayıp kayıp gittikleri bir gökyüzü." (Attilâ İlhan)
SOĞUTKAN

  1. [sıfat] Sıcaklığı azaltan, soğutma özelliği olan
  2. [isim] Soğutmaç, soğutucu
ARMUTLUK

  1. [isim] Armut yetiştirilen bahçe
    • "Ertesi sabah kalktık, hep beraber armutluğa gittik, arabaları doldurup piyasaya gönderiyorduk." (Rıfat N. Bali)
TUTULMAK

  1. [nesnesiz] Tutma işi yapılmak veya tutma işine konu olmak
    • "Ömer Abit Hanı'nda bir yazıhane kiralanmış, aylıkla bir otomobil tutulmuştu." (Ercüment Ekrem Talu)
  2. Ay ve Güneş, tutulma olayına uğramak
  3. Ünlü olmak, meşhur olmak
  4. Tutuk duruma gelmek
  5. Kapatılmak, sarılmak
    • "Kaçmayı düşündüklerinde sokağın iki çıkışının da tutulduğunu gördüler." (İhsan Oktay Anar)
  6. Bir organ veya bir şey hareket edemez olmak
    • "Barba Manol kafayı iyice dumanladıktan sonra, iki bacağının nasıl tutulduğunu anlattı." (Halikarnas Balıkçısı)
  7. [-e] Birine tutkun olmak, sevmek
  8. [-e] Bakınız yakalanmak
    • "Hastalığa tutulduğu sıralarda bir sabun fabrikasında çalışıyordu." (Necati Cumalı)
  9. [spor] Bazı takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncu tarafından hareketine ayakla veya vücutla engel olunmak; markaja alınmak
TUTAMLIK

  1. [sıfat] Herhangi bir tutam miktarında olan
TUTARSIZ

  1. [sıfat] Tutarlı olmayan, aralarında çelişki bulunan; insicamsız
    • "Tutarsız her olayı, her davranışı alaturkadır diyerek Doğu'ya yükledik." (Necati Cumalı)
HEMHUDUT

Kelime Kökeni: Farsça hem + Arapça ḥudūd

  1. [isim, eskimiş] Bakınız sınırdaş
    • "… Rusya da büyük hazırlıklara ve gittikçe artan tahriklere geçtiği için Rusya ile hemhudut Muş Sancağı’nda da durum bozulmaya yüz tutmuş." (Nahid Sırrı Örik)
BULUTSUZ

  1. [sıfat] Bulutu bulunmayan
    • "Burası ufukları geniş, seması bulutsuz, güneşi berrak bir yeşil saha idi." (Hüseyin Cahit Yalçın)
SOĞUTUCU

  1. [sıfat] Soğutma özelliği olan; frigorifik
  2. [isim] Bakınız buzdolabı
  3. [isim] Bir makine veya yapıda, aşırı ısınmayı önlemek için yer alan düzen; soğutmaç
MUTEZİLE

Kelime Kökeni: Arapça muʿtezile

  1. [isim, felsefe] Kaderi inkâr ederek "kul, ettiklerinin yaratıcısıdır" diyen ve Tanrı'nın sıfatları konusunda sünnet ehlinden ayrılan bir felsefe
EBUSSUUT

  1. [isim] "Çok kapalı giyinen kız veya kadın" anlamındaki Ebussuut Efendi'nin gelini gibi ve "eskiye çok bağlı, tutucu" anlamındaki Ebussuut Efendi'nin torunu deyimlerinde geçen bir söz
UTANILMA

  1. [isim] Utanılmak durumu
COZUTMAK

  1. [nesnesiz] Aklını kaybetmek
    • "Bazen kekikleri soğanla birlikte kavurmayınız, yıpratmayınız diye bağırmak geliyor içimden. Hepten cozuttu derler diye susuyorum." (Figen Şakacı)
  2. Yoldan çıkmak, doğru yoldan ayrılmak
  3. Bir işi yapmaktan kaçmak
  4. Oyunbozanlık etmek
  5. Bir şeyi abartmak
  6. Bir işin ciddiyetini, ağırlığını kaybettirmek
TUTUKEVİ

  1. [isim] Tutukluların kapatıldığı yer; tomruk, tevkifhane
MUTARİZA

Kelime Kökeni: Arapça muʿtariża

  1. [isim, eskimiş] Bakınız yay ayraç
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü