İçinde unlu olan 7 harfli 13 kelime var. İçerisinde UNLU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında unlu olan kelimeler listesine ya da sonu unlu ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Unlu Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
L N U U
4 Harfli Kelimeler
UNLU
3 Harfli Kelimeler
ULU
2 Harfli Kelimeler
UN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- UZUNLUK
-
-
[isim]
Bir şeyin bir uçtan öbür uca kadar olan uzaklığı
-
[matematik]
İki nokta arasındaki yer aralığının ölçümü; tul
-
Bir yüzeyin iki temel boyutundan en büyük olanı; boy (I), en karşıtı
- "Üç buçuk metre uzunluğunda bir kalas bul, getir."
-
Yazının, sözün kapsam yönünden genişliği
- "Kitabın adı uzun fakat insanda okumak merakı uyandırdığı için bu uzunluk yakışıksız kaçmamış."
-
Süre yönünden uzun olma durumu
-
[isim]
Bir şeyin bir uçtan öbür uca kadar olan uzaklığı
- ODUNLUK
-
-
[isim]
Odun konulan yer
- "Aşağıda mutfak, yanında bir bulaşıkhane ile bir uşak odası, bir odunluk, bir kömürlük."
-
[sıfat]
Yakılmak üzere odun durumuna getirilmiş (ağaç)
-
[mecaz]
Söz ve davranışlarında incelikten yoksun olma
-
[isim]
Odun konulan yer
- BURUNLU
-
-
[sıfat]
Herhangi bir biçimde burnu olan
-
Çıkıntısı olan
-
[mecaz]
Kendini beğenmiş
-
[sıfat]
Herhangi bir biçimde burnu olan
- ZORUNLU
-
-
[sıfat]
Kesin olarak gereksinim duyulan; zaruri, mecburi, ıztırari
- "Tanzimat, gecikmiş de olsa zorunlu, kaçınılmaz bir atılımdı."
-
[felsefe]
Doğal olarak kaçınılması imkânsız olan, olumsal karşıtı
-
[sıfat]
Kesin olarak gereksinim duyulan; zaruri, mecburi, ıztırari
- SORUNLU
-
-
[sıfat]
Sorunu olan; meseleli, problemli
-
[sıfat]
Sorunu olan; meseleli, problemli
- YOSUNLU
-
-
[sıfat]
Yosunu olan, yosunla kaplanmış olan
- "Yosunlu kavuğumla yere yaslanmış bir taş üstüne çöküyorum."
-
[sıfat]
Yosunu olan, yosunla kaplanmış olan
- AFSUNLU
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız büyülü
- "Yerli köy bu hastalık için sarı, afsunlu bir boncuk kullanır."
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız büyülü
- FÜSUNLU
-
-
[sıfat]
Bakınız büyülü
- "Başında ağır ve paha biçilmez emsalsiz ve füsunlu bir taç gibi duruyordu."
-
[sıfat]
Bakınız büyülü
- SABUNLU
-
-
[sıfat]
İçinde sabun eritilmiş
- "Sabunlu su."
-
Sabun sürülmüş fakat durulanmamış
- "Ruhsar Hanım, biri sabunlu, öbürü sadece ıslak iki el beziyle dönmüştü."
-
[sıfat]
İçinde sabun eritilmiş
- EFSUNLU
-
-
[sıfat]
Bakınız büyülü
- "Efsunlu güzelliğiniz bu evi bir güneş gibi ışığa boğuyor."
-
[sıfat]
Bakınız büyülü
- OYUNLUK
-
-
[isim]
Bakınız sahne
-
[isim]
Bakınız sahne
- SÜTUNLU
-
-
[sıfat]
Sütunu olan
- "Fakültemizin sütunlu salonu binlerce gencin yoğun duygularının, önemli anılarının mekânıdır."
-
[sıfat]
Sütunu olan
- BOYUNLU
-
-
[sıfat]
Boynu olan
- "Ne ince boyunlu ilaç şişesini ne kırmızı kutuyu devirdiniz."
-
[sıfat]
Boynu olan