İçinde unlu olan 7 harfli 13 kelime var. İçerisinde UNLU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında unlu olan kelimeler listesine ya da sonu unlu ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Unlu Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

L N U U

4 Harfli Kelimeler

UNLU

3 Harfli Kelimeler

ULU

2 Harfli Kelimeler

UN

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

UZUNLUK

  1. [isim] Bir şeyin bir uçtan öbür uca kadar olan uzaklığı
  2. [matematik] İki nokta arasındaki yer aralığının ölçümü; tul
  3. Bir yüzeyin iki temel boyutundan en büyük olanı; boy (I), en karşıtı
    • "Üç buçuk metre uzunluğunda bir kalas bul, getir." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  4. Yazının, sözün kapsam yönünden genişliği
    • "Kitabın adı uzun fakat insanda okumak merakı uyandırdığı için bu uzunluk yakışıksız kaçmamış." (Nâzım Hikmet)
  5. Süre yönünden uzun olma durumu
ODUNLUK

  1. [isim] Odun konulan yer
    • "Aşağıda mutfak, yanında bir bulaşıkhane ile bir uşak odası, bir odunluk, bir kömürlük." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. [sıfat] Yakılmak üzere odun durumuna getirilmiş (ağaç)
  3. [mecaz] Söz ve davranışlarında incelikten yoksun olma
BURUNLU

  1. [sıfat] Herhangi bir biçimde burnu olan
  2. Çıkıntısı olan
  3. [mecaz] Kendini beğenmiş
ZORUNLU

  1. [sıfat] Kesin olarak gereksinim duyulan; zaruri, mecburi, ıztırari
    • "Tanzimat, gecikmiş de olsa zorunlu, kaçınılmaz bir atılımdı." (Necati Cumalı)
  2. [felsefe] Doğal olarak kaçınılması imkânsız olan, olumsal karşıtı
SORUNLU

  1. [sıfat] Sorunu olan; meseleli, problemli
YOSUNLU

  1. [sıfat] Yosunu olan, yosunla kaplanmış olan
    • "Yosunlu kavuğumla yere yaslanmış bir taş üstüne çöküyorum." (Yusuf Ziya Ortaç)
AFSUNLU

  1. [sıfat, ağızlardan] Bakınız büyülü
    • "Yerli köy bu hastalık için sarı, afsunlu bir boncuk kullanır." (Orhan Türkdoğan)
FÜSUNLU

  1. [sıfat] Bakınız büyülü
    • "Başında ağır ve paha biçilmez emsalsiz ve füsunlu bir taç gibi duruyordu." (Ömer Seyfettin)
SABUNLU

  1. [sıfat] İçinde sabun eritilmiş
    • "Sabunlu su."
  2. Sabun sürülmüş fakat durulanmamış
    • "Ruhsar Hanım, biri sabunlu, öbürü sadece ıslak iki el beziyle dönmüştü." (Attilâ İlhan)
EFSUNLU

  1. [sıfat] Bakınız büyülü
    • "Efsunlu güzelliğiniz bu evi bir güneş gibi ışığa boğuyor." (Nâzım Hikmet)
OYUNLUK

  1. [isim] Bakınız sahne
SÜTUNLU

  1. [sıfat] Sütunu olan
    • "Fakültemizin sütunlu salonu binlerce gencin yoğun duygularının, önemli anılarının mekânıdır." (Ayla Kutlu)
BOYUNLU

  1. [sıfat] Boynu olan
    • "Ne ince boyunlu ilaç şişesini ne kırmızı kutuyu devirdiniz." (Nâzım Hikmet)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü