İçinde un olan 5 harfli 81 kelime var. İçerisinde UN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında un olan kelimeler listesine ya da sonu un ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KAVUN
-
-
[isim, bitki bilimi]
Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, iri meyveli bir bitki (Cucum)
-
Bu bitkinin genellikle güzel kokulu, sulu ve etli meyvesi
-
[isim, bitki bilimi]
Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, iri meyveli bir bitki (Cucum)
- FÜSUN
-
Kelime Kökeni: Farsça fusūn
-
[isim, eskimiş]
Bakınız büyü
- "Bazen titrek sular üstüne garip bir füsunla dökülmüş ışıktan bir servinin serildiği görülürdü."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız büyü
- SOMUN
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Yuvarlak, altı düz, üstü kabarık ekmek
- "Çocuk işe başlamadan Şaban amca bir çanak yoğurtla bir yarım somunu getiriyordu."
-
[isim]
Yuvarlak, altı düz, üstü kabarık ekmek
- YUNUS
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Balinalardan, ılık ve sıcak denizlerde sürüler durumunda yaşayan, boyları 3 metreye kadar erişebilen, memeli deniz hayvanı (Delphinus)
- "Vapurla yarış eden yunuslara güler."
-
[isim, hayvan bilimi]
Balinalardan, ılık ve sıcak denizlerde sürüler durumunda yaşayan, boyları 3 metreye kadar erişebilen, memeli deniz hayvanı (Delphinus)
- ŞUNCA
-
-
[sıfat]
Şu kadar çok
- "Şunca yıllık yazarlık hayatımda, hikâyelerimin önemli karakterleri daima isimleriyle beraber doğmuşlardır."
-
[zarf]
Şu kadar, şu denli
-
[sıfat]
Şu kadar çok
- ZEBUN
-
Kelime Kökeni: Farsça zebūn
-
[sıfat, eskimiş]
Güçsüz, zayıf, âciz olan
- "İnsan gözünden ziyade, bu kafese konmuş vahşi, yırtıcı hayvanların, içleri hırs, haşinlik ve ürkeklikle dolu, heybetli fakat zebun gözlerine benziyordu."
-
[sıfat, eskimiş]
Güçsüz, zayıf, âciz olan
- KOŞUN
-
Kelime Kökeni: Moğolca
-
[isim, ağızlardan]
Yan yana durmuş asker dizisi
-
Yan yana dizilmiş insanların oluşturduğu dizi
-
[isim, ağızlardan]
Yan yana durmuş asker dizisi
- SUNUM
-
-
[isim]
Sunmak işi
-
Bir bildirinin çeşitli yollarla dinleyenlere aktarılması
-
[ağızlardan]
Lokma, parça
-
[isim]
Sunmak işi
- SUNGU
-
-
[isim]
Bir büyüğe sunulan armağan
-
Bir tanrıya veya tapınağa yapılan bağış
-
[isim]
Bir büyüğe sunulan armağan
- RUNİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca runique
-
[sıfat]
Run harfleriyle yazılmış
-
[sıfat]
Run harfleriyle yazılmış
- TOSUN
-
-
[isim]
Danalıktan yeni çıkmış genç boğa
-
[mecaz]
Sağlıklı, tıknaz delikanlı
- "Yanında oturan nefer, tosun bir oğlan; ona dik dik bakıyor, kızıyor gibi görünüyor."
-
[isim]
Danalıktan yeni çıkmış genç boğa
- SUNUŞ
-
-
[isim]
Sunmak işi
- "Bu röportajların özellikleri açı tazeliği, sunuş özelliği ve kıvrak mizahı idi."
-
Büyüklere söylenilen söz; maruzat
-
Bakınız ön söz
-
[isim]
Sunmak işi
- DERUN
-
Kelime Kökeni: Farsça derūn
-
[isim, eskimiş]
Bakınız iç
-
[isim, eskimiş]
Bakınız iç
- MASUN
-
Kelime Kökeni: Arapça maṣūn
-
[sıfat, eskimiş]
Korunan, korunmuş
- "Poyrazdan masun bir kulübe göreceksin."
-
Saklanmış
-
[sıfat, eskimiş]
Korunan, korunmuş
- BİRUN
-
Kelime Kökeni: Farsça bīrūn
-
[isim, tarih]
Osmanlı sarayında haremin ve enderunun dışında kalan bölüm
-
[isim, tarih]
Osmanlı sarayında haremin ve enderunun dışında kalan bölüm
- KURUN
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳurūn
-
[isim]
Bakınız çağ
-
[isim]
Bakınız çağ
- EFSUN
-
Kelime Kökeni: Farsça efsūn
-
[isim, eskimiş]
Bakınız büyü
- "Şayeste'nin reise büyü yaptığına ve adamı başka kadınlara karşı efsunla bağladığına kanaat getirmişti."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız büyü
- BOYUN
-
-
[isim, anatomi]
Gövdenin başla omuz arasında kalan bölgesi
- "Ellerini bu defa boynuna sıkıştırdığı beyaz peçeteye sildi."
-
Testi, şişe, güğüm gibi kaplarda dar olan üst kısım
-
[coğrafya]
İki yükselti arasındaki alçak yer
-
[isim, anatomi]
Gövdenin başla omuz arasında kalan bölgesi
- SAUNA
-
Kelime Kökeni: Fransızca sauna
-
[isim]
Kuru buhar banyosu
-
Bu banyonun bulunduğu yer
- "Şu anda yapabileceğim tek şey buradan çıkar çıkmaz bir saunaya gitmek."
-
[isim]
Kuru buhar banyosu
- MADUN
-
Kelime Kökeni: Arapça mā + dūn