İçinde un olan 5 harfli 81 kelime var. İçerisinde UN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında un olan kelimeler listesine ya da sonu un ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KAVUN

  1. [isim, bitki bilimi] Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, iri meyveli bir bitki (Cucum)
  2. Bu bitkinin genellikle güzel kokulu, sulu ve etli meyvesi
FÜSUN

Kelime Kökeni: Farsça fusūn

  1. [isim, eskimiş] Bakınız büyü
    • "Bazen titrek sular üstüne garip bir füsunla dökülmüş ışıktan bir servinin serildiği görülürdü." (Abdülhak Şinasi Hisar)
SOMUN

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Yuvarlak, altı düz, üstü kabarık ekmek
    • "Çocuk işe başlamadan Şaban amca bir çanak yoğurtla bir yarım somunu getiriyordu." (Halide Edip Adıvar)
YUNUS

  1. [isim, hayvan bilimi] Balinalardan, ılık ve sıcak denizlerde sürüler durumunda yaşayan, boyları 3 metreye kadar erişebilen, memeli deniz hayvanı (Delphinus)
    • "Vapurla yarış eden yunuslara güler." (Sait Faik Abasıyanık)
ŞUNCA

  1. [sıfat] Şu kadar çok
    • "Şunca yıllık yazarlık hayatımda, hikâyelerimin önemli karakterleri daima isimleriyle beraber doğmuşlardır." (Emine Işınsu)
  2. [zarf] Şu kadar, şu denli
ZEBUN

Kelime Kökeni: Farsça zebūn

  1. [sıfat, eskimiş] Güçsüz, zayıf, âciz olan
    • "İnsan gözünden ziyade, bu kafese konmuş vahşi, yırtıcı hayvanların, içleri hırs, haşinlik ve ürkeklikle dolu, heybetli fakat zebun gözlerine benziyordu." (Refik Halit Karay)
KOŞUN

Kelime Kökeni: Moğolca

  1. [isim, ağızlardan] Yan yana durmuş asker dizisi
  2. Yan yana dizilmiş insanların oluşturduğu dizi
SUNUM

  1. [isim] Sunmak işi
  2. Bir bildirinin çeşitli yollarla dinleyenlere aktarılması
  3. [ağızlardan] Lokma, parça
SUNGU

  1. [isim] Bir büyüğe sunulan armağan
  2. Bir tanrıya veya tapınağa yapılan bağış
RUNİK

Kelime Kökeni: Fransızca runique

  1. [sıfat] Run harfleriyle yazılmış
TOSUN

  1. [isim] Danalıktan yeni çıkmış genç boğa
  2. [mecaz] Sağlıklı, tıknaz delikanlı
    • "Yanında oturan nefer, tosun bir oğlan; ona dik dik bakıyor, kızıyor gibi görünüyor." (Memduh Şevket Esendal)
SUNUŞ

  1. [isim] Sunmak işi
    • "Bu röportajların özellikleri açı tazeliği, sunuş özelliği ve kıvrak mizahı idi." (Haldun Taner)
  2. Büyüklere söylenilen söz; maruzat
  3. Bakınız ön söz
DERUN

Kelime Kökeni: Farsça derūn

  1. [isim, eskimiş] Bakınız iç
MASUN

Kelime Kökeni: Arapça maṣūn

  1. [sıfat, eskimiş] Korunan, korunmuş
    • "Poyrazdan masun bir kulübe göreceksin." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Saklanmış
BİRUN

Kelime Kökeni: Farsça bīrūn

  1. [isim, tarih] Osmanlı sarayında haremin ve enderunun dışında kalan bölüm
KURUN

Kelime Kökeni: Arapça ḳurūn

  1. [isim] Bakınız çağ
EFSUN

Kelime Kökeni: Farsça efsūn

  1. [isim, eskimiş] Bakınız büyü
    • "Şayeste'nin reise büyü yaptığına ve adamı başka kadınlara karşı efsunla bağladığına kanaat getirmişti." (Haldun Taner)
BOYUN

  1. [isim, anatomi] Gövdenin başla omuz arasında kalan bölgesi
    • "Ellerini bu defa boynuna sıkıştırdığı beyaz peçeteye sildi." (Attilâ İlhan)
  2. Testi, şişe, güğüm gibi kaplarda dar olan üst kısım
  3. [coğrafya] İki yükselti arasındaki alçak yer
SAUNA

Kelime Kökeni: Fransızca sauna

  1. [isim] Kuru buhar banyosu
  2. Bu banyonun bulunduğu yer
    • "Şu anda yapabileceğim tek şey buradan çıkar çıkmaz bir saunaya gitmek." (Selçuk Erez)
MADUN

Kelime Kökeni: Arapça mā + dūn

  1. [isim, eskimiş] Bakınız alt
  2. Bakınız ast
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü