İçinde tutuk olan 14 kelime var. İçerisinde TUTUK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tutuk olan kelimeler listesine ya da Sonu tutuk ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

TUTUKLANMAK, TUTUKLATMAK, TUTUKSUZLUK

10 Harfli Kelimeler

TUTUKLAMAK, TUTUKLANIŞ, TUTUKLANMA, TUTUKLATMA, TUTUKLULUK

9 Harfli Kelimeler

TUTUKLAMA

8 Harfli Kelimeler

TUTUKEVİ, TUTUKLUK, TUTUKSUZ

7 Harfli Kelimeler

TUTUKLU

5 Harfli Kelimeler

TUTUK


Kelime bulma makinesi

K T T U U Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

TUTKU, TUTUK

4 Harfli Kelimeler

KUTU, KUUT, TUTU, UTKU

3 Harfli Kelimeler

KUT, TUT

2 Harfli Kelimeler

TU, UT

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TUTUKLATMAK

  1. [-i] Tutuklama işini yaptırmak

TUTUKSUZLUK

  1. [isim] Tutuksuz olma durumu

TUTUKLANMAK

  1. [nsz] Tutuklama işine konu olmak

TUTUKLANMA

  1. [isim] Tutuklanmak işi
    • "Babasının tutuklanmasıyla tayinin geri kalması kaygısı artık var değil." (Halide Edip Adıvar)

TUTUKLATMA

  1. [isim] Tutuklatmak işi

TUTUKLAMAK

  1. [-i] Kanun yoluyla hürriyeti kısıtlayarak bir yere kapatmak, tevkif etmek

TUTUKLULUK

  1. [isim] Tutuklu olma durumu, mevkufiyet

TUTUKLANIŞ

  1. [isim] Tutuklanma işi veya biçimi

TUTUKLAMA

  1. [isim] Tutuklamak işi, tevkif
    • "Muhalefeti ortadan kaldırmaya niyetli olan Damat Ferit Paşa'nın ilk işi bir sürü yeni tutuklamalar oldu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

TUTUKSUZ

  1. [sıfat] Tutuklanmadan yargılanan
  2. [zarf] Tutuklanmadan

TUTUKEVİ

  1. [isim] Tutukluların kapatıldığı yer, kodes, tomruk, tevkifhane

TUTUKLUK

  1. [isim] Tutuk olma durumu
    • "Bu, onca sosyal uzviyet üzerinde, beyni durduran, kulakları tıkayan, gözlere perde çeken, dile ve ellere inmeli bir adam tutukluğunu veren bir darbe idi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Düzgün işlememe durumu
    • "Motor tutukluk yapıyor."
    • "En çok da kaleminin hiç tutukluk yapmamasına seviniyordum." (Cahit Uçuk)

TUTUKLU

  1. [isim] Kanun yoluyla hürriyetlerinden alıkonularak bir yere kapatılan kimse, tutuk, mevkuf
    • "Girip çıkan resmîler, siviller, elleri bağlı ya da çözük tutuklular..." (Çetin Altan)

TUTUK

  1. [sıfat] Akıcı, rahat konuşamayan
  2. Eski işlevini göremez duruma gelmiş
    • "Geçen gün beni dövdüler. Boynum, omuzlarım hâlâ tutuk." (Atilla İlhan)
  3. Kısılmış, tutulmuş, kesik
    • "Ağır ağır ve tahtalar arasında boğulan tutuk akislerle yükseliyordu." (Peyami Safa)
  4. Tutuklu
  5. Kapalı, tıkalı
  6. Sıkıntılı
    • "Bu tutuk hava içinde saat ona doğru Meclisin zili uzun uzun çaldı." (Ruşen Eşref Ünaydın)
  7. Durgun, çekingen, sıkılgan

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü