İçinde tun olan 46 kelime var. İçerisinde TUN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tun olan kelimeler listesine ya da sonu tun ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
TUNÇLAŞTIRMAK
TUNCELİLİLİK, TUNÇLAŞTIRMA, TUTUNABİLMEK, TUTUNUVERMEK
EFLATUNUMSU, TUTUNABİLME, TUTUNUVERME
ALTUNHİSAR, MEFTUNİYET, TUNÇLAŞMAK
EFLATUNSU, MEFTUNLUK, TUNCELİLİ, TUNÇLAMAK, TUNÇLAŞMA
EFLATUNİ, HATUNCUK, SÜTUNCUK, TAVATTUN, TUNÇLAMA, TUNGSTEN, TUNGUZCA, TUTUNMAK
EFLATUN, PETUNYA, ŞANTUNG, SÜTUNLU, TANTUNİ, TUNCELİ, TUNUSLU, TUTUNMA, TUTUNUŞ, ZEYTUNİ
ALTUNİ, MEFTUN, TUNDRA, TUNGUZ, USTUNÇ
HATUN, SÜTUN, TUNİK, TUNUS
TUNA, TUNÇ
TUN
Tun Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
TUN
2 Harfli Kelimeler
TU, UN, UT
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TUNÇLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Bir sembolü tunçtan yapılmış bir heykelle canlandırmak
-
Tunç rengi kazandırmak
-
[-i]
Bir sembolü tunçtan yapılmış bir heykelle canlandırmak
- TUNCELİLİLİK
-
-
[isim]
Tuncelili olma durumu
-
[isim]
Tuncelili olma durumu
- TUNÇLAŞTIRMA
-
-
[isim]
Tunçlaştırmak işi
-
[isim]
Tunçlaştırmak işi
- TUTUNUVERMEK
-
-
[-e]
Aniden tutunmak
- "Ellerini ayaklarını iyice açmış, böyle örümcek gibi tutunuvermiş o kalın duvarlara."
-
Tutup bırakmamak
-
[-e]
Aniden tutunmak
- TUTUNABİLMEK
-
-
[-e, nesnesiz]
Tutunma ihtimali veya imkânı bulunmak
- "Ana dili olmasaydı tutunabilir miydi Robinson Adası'nda?"
-
[-e, nesnesiz]
Tutunma ihtimali veya imkânı bulunmak
- EFLATUNUMSU
-
-
[sıfat]
Rengi eflatunu andıran, eflatuna benzeyen; eflatunsu
-
[sıfat]
Rengi eflatunu andıran, eflatuna benzeyen; eflatunsu
- TUTUNUVERME
-
-
[isim]
Tutunuvermek işi
-
[isim]
Tutunuvermek işi
- TUTUNABİLME
-
-
[isim]
Tutunabilmek işi
-
[isim]
Tutunabilmek işi
- TUNÇLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Tunç rengini almak
-
[nesnesiz]
Tunç rengini almak
- ALTUNHİSAR
-
-
[isim]
Niğde iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Niğde iline bağlı ilçelerden biri
- MEFTUNİYET
-
Kelime Kökeni: Arapça meftūniyyet
-
[isim, eskimiş]
Bakınız tutkunluk
-
[isim, eskimiş]
Bakınız tutkunluk
- TUNÇLAMAK
-
-
[-i]
Tunç durumuna getirmek
- "Güneşin tunçladığı yanakları solgun ve dudakları etrafında derin ızdırap hatları var."
-
[-i]
Tunç durumuna getirmek
- MEFTUNLUK
-
-
[isim]
Bakınız tutkunluk
- "Asırlardan kopup gelen bu ikiz telakki Türk ruhunda tabiat, zarafet ve lezzetine ne kadar meftunluk olduğunu gösterir."
-
[isim]
Bakınız tutkunluk
- TUNCELİLİ
-
-
[isim]
Tunceli ilinden olan kimse
-
[isim]
Tunceli ilinden olan kimse
- TUNÇLAŞMA
-
-
[isim]
Tunçlaşmak işi
-
[isim]
Tunçlaşmak işi
- EFLATUNSU
-
-
[sıfat]
Bakınız eflatunumsu
-
[sıfat]
Bakınız eflatunumsu
- EFLATUNİ
-
Kelime Kökeni: Arapça eflāṭūnī
- HATUNCUK
-
-
[isim]
Küçük hatun
-
Zavallı hatun
- "Ben, adlarını bile kedi adına benzeten ve bir süs kedisinden başka bir nesne olmayan bu hatuncuklara acıyarak bakıyordum."
-
[isim]
Küçük hatun
- TUTUNMAK
-
-
[-e]
Tutup bırakmamak, dayanmak, sarılmak veya asılmak
- "Evinin bahçesinin kapısını açtım ve kapanmayan panjurlarına tutunarak odasına girdim."
-
[nesnesiz]
Aynı yerde ve durumda kalmak, direnmek, dayanmak
- "Düşman ordusu ordumuz karşısında tutunamadı."
-
[nesnesiz]
Kendini kabul ettirmek, kendine bir yer sağlamak
- "Hafif peltek, bozuk diksiyonuyla tiyatroda tutunamazdı."
-
[nesnesiz]
Kendi üzerine koymak, kullanmak
- "Yaşmak tutunmak. Sülük tutunmak."
-
Uyum sağlayıp kalmak
-
[mecaz]
Dayanmak, güvenmek
-
[-e]
Tutup bırakmamak, dayanmak, sarılmak veya asılmak
- SÜTUNCUK
-
-
[isim]
Gövdesi klasik sütunlardan ince ve uzun olan küçük sütun
-
[isim]
Gövdesi klasik sütunlardan ince ve uzun olan küçük sütun