İçinde ten olan 6 harfli 34 kelime var. İçerisinde TEN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ten olan kelimeler listesine ya da Sonu ten ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E N T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
NET, TEN
2 Harfli Kelimeler
EN, ET, NE, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TENVİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Işıklandırma, aydınlatma
-
Bilgi verme, aydınlatma
- "Hep o musikiden anlayan arkadaşımız konuşuyor, bizi tenvir ediyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Işıklandırma, aydınlatma
- TENZİL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
İndirme, azaltma, çıkartma, aşağı düşürme, aşağılama
-
[isim]
İndirme, azaltma, çıkartma, aşağı düşürme, aşağılama
- PATENT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir buluşun veya o buluşu uygulama alanında kullanma hakkının bir kimseye ait olduğunu gösteren belge
-
Uyrukluk belgesi
-
Gemilere ayrıldıkları limanın sağlık durumu için verilen belge
-
Bir durum veya bir işi yalnızca kendi yetkisi altında görme
- "Çünkü Türkiye'de patenti yabancı şöhretlerin elinde bulunan heykeltıraşlık Türk sanatkârına para getirmez." (Peyami Safa)
-
[isim]
Bir buluşun veya o buluşu uygulama alanında kullanma hakkının bir kimseye ait olduğunu gösteren belge
- TENSİK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Düzenleme, düzeltme, yoluna koyma
-
[isim]
Düzenleme, düzeltme, yoluna koyma
- TENKİL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Uzaklaştırma
-
Herkese örnek olacak bir ceza verme
-
Düşman veya zararlı kimseleri topluca ortadan kaldırma
-
[isim]
Uzaklaştırma
- İLKTEN
-
-
[zarf]
İlk önce
-
[zarf]
İlk önce
- MUTENA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Özenilmiş, özenle yapılmış
- "En mutena çiçek muhakkak ki menekşedir." (Refik Halit Karay)
-
Seçkin, önemli
- "Bir dakika evvelki mutena alayın hayalini heyecanlı ... gözlerle takip ediyorlardı." (Halide Edip Adıvar)
-
[sıfat]
Özenilmiş, özenle yapılmış
- ÜSTTEN
-
-
[zarf]
Derinleştirmeden, yüzeysel olarak
-
[zarf]
Derinleştirmeden, yüzeysel olarak
- ERİTEN
-
-
İçinde katı bir madde eriyebilen veya katı bir maddeyi eritebilen (sıvı)
-
İçinde katı bir madde eriyebilen veya katı bir maddeyi eritebilen (sıvı)
- TENSİP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yaraştırma
- "Benim tensip edeceğim yerde, bir yüzümü görsün, kâfiymiş." (Sermet Muhtar Alus)
-
[isim]
Yaraştırma
- TENTÜR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Alkolün bir veya birden çok bitki üstündeki eritici etkisi sonucu elde edilen sıvı ilaç
- "İyot tentürü."
-
[isim]
Alkolün bir veya birden çok bitki üstündeki eritici etkisi sonucu elde edilen sıvı ilaç
- TENDER
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Lokomotifin arkasına bağlanan, gerekli yakıtı, suyu taşıyan vagon
-
[isim]
Lokomotifin arkasına bağlanan, gerekli yakıtı, suyu taşıyan vagon
- KÖKTEN
-
-
[sıfat]
Yüzeyde kalmayıp derine inen, asıl konuyu da içine alan, köklü, cezrî, radikal
- "Kökten bir değişiklik."
-
[sıfat]
Yüzeyde kalmayıp derine inen, asıl konuyu da içine alan, köklü, cezrî, radikal
- GLÜTEN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Katı cisimlerin parçalarını birbirine yapıştıran bir tür madde
-
Tahıl unlarından nişasta çıkarıldıktan sonra geri kalan albüminli madde
-
[isim]
Katı cisimlerin parçalarını birbirine yapıştıran bir tür madde
- KRETEN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Kretenizme tutulmuş kimse
-
[isim]
Kretenizme tutulmuş kimse
- HİÇTEN
-
-
[sıfat]
Çok değersiz, önemsiz
-
[zarf]
Gereği, yararı yokken veya karşılıksız olarak, yok yere
- "Hiçten bu kadar masrafa girdim."
-
[sıfat]
Çok değersiz, önemsiz
- ÇÖRTEN
-
-
[isim]
Dam çevresindeki yağmur sularını oluklardan alıp duvar temelinden uzağa akıtan, saçak kenarlarından dışarı doğru uzanmış ağaç oluk
-
[isim]
Dam çevresindeki yağmur sularını oluklardan alıp duvar temelinden uzağa akıtan, saçak kenarlarından dışarı doğru uzanmış ağaç oluk
- LÜPTEN
-
-
[zarf]
Açıktan, bedavadan, parasız olarak
- "Malum ya bize lüpten bilet verirler." (Halide Edip Adıvar)
-
[zarf]
Açıktan, bedavadan, parasız olarak
- TENSEL
-
-
[sıfat]
Tene ait, cinsel
- "Daha çok tensel ihtirasa açık olan bu evlilik başlangıçta mutluluk getirir." (Selim İleri)
-
[sıfat]
Tene ait, cinsel
- HEPTEN
-
-
[zarf]
Tamamıyla, büsbütün
-
[zarf]
Tamamıyla, büsbütün