İçinde ten olan 5 harfli 18 kelime var. İçerisinde TEN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ten olan kelimeler listesine ya da sonu ten ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ten Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E N T

3 Harfli Kelimeler

NET, TEN

2 Harfli Kelimeler

EN, ET, NE, TE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TENGE

  1. [isim] Kazakistan'ın para birimi
TENİS

Kelime Kökeni: Fransızca tennis

  1. [isim, spor] Ağ ile ortasından ikiye bölünen bir alanda tek veya çift oyuncuların raketle karşılıklı vurdukları, çeldikleri topu, belli kurallara göre, karşılanamayacak biçimde birbirlerinin alanına düşürerek sayı kazanmaları esasına dayanan oyun; alan topu
    • "Tenis oynarken bileğim burkuldu, berbat, fena acıyor." (Peyami Safa)
ANTEN

Kelime Kökeni: Fransızca antenne.

  1. [isim] Vericiden boşluğa gönderilen elektromanyetik dalgaları toplayarak alıcıya ileten veya elektromanyetik dalgalar gönderen, çeşitli biçimlerdeki iletken veya iletkenler bütünü aygıt
    • "Damları, kiremitleri, bol bol televizyon antenlerini, güvercinleri ve gökyüzünü görürdüm." (Feridun Andaç)
  2. [hayvan bilimi] Bakınız duyarga
  3. [denizcilik] Olta şamandırasının alt ve üst kısmında bulunan ince uçlar
KETEN

Kelime Kökeni: Arapça kettān

  1. [isim, bitki bilimi] Ketengillerden, çiçekleri mavi renkte ve beş taç yapraklı, lifleri dokumacılıkta kullanılan bir bitki (Linum usitatissimum)
  2. [sıfat] Bu bitkinin liflerinden yapılmış (dokuma vb.)
    • "Saçları, yüzü, bolerosu, keten elbisesi, hepsi vücuduna yapışmış." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
TENOR

Kelime Kökeni: İtalyanca tenore

  1. [isim, müzik] En tiz erkek sesi
  2. Sesi böyle olan şarkıcı, sanatçı
TENHA

Kelime Kökeni: Farsça tenhā

  1. [sıfat] Bakınız ıssız
  2. Kalabalık olmayan
    • "Dükkânın önü gene kalabalıkça idi ama içi tenhaydı." (Sermet Muhtar Alus)
  3. [eskimiş] Yalnız, tek
TENYA

Kelime Kökeni: Fransızca ténia

  1. [isim, hayvan bilimi] Şeritgillerden, vücudu yassı, birbirine kenetlenmiş boğumları bulunan ve bazısı metrelerce boyda olan bir bağırsak asalağı; şerit, sığır tenyası, sığır şeridi, abdestbozan
ÇİTEN

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız çeten
PATEN

Kelime Kökeni: Fransızca patin

  1. [isim] Buz üstünde kaymak için kullanılan, tabanına, dar uzun bir çelik takılı ayakkabı
  2. Bu ayakkabının düz yerlerde kaymakta kullanılan tekerlekli türü
  3. Halk oyunlarında yan yana, art arda, sırt sırta duruşlardan oluşan çizgi ve daire biçimleri ile oyuncuların sahne üzerinde dağılarak oluşturdukları şekil veya düzen
ÇETEN

  1. [isim, ağızlardan] Saman taşımak için kağnılara ve arabalara konulan ince dallardan örülmüş büyük sepet veya çit; çiten
  2. Buzağı veya kuzu için yapılmış özel ağıl; çiten
ZATEN

Kelime Kökeni: Arapça ẕāten

  1. [zarf] Doğrusu, doğrusunu isterseniz; esasen, zati
    • "Şehir son elli yılda zaten mahşerleşmişti." (Aydın Boysan)
TENTE

Kelime Kökeni: İtalyanca tenda

  1. [isim] Genellikle güneşten korunmak için bir yerin üzerine gerilen bez, naylon vb.nden yapılmış örtü
    • "En üst setin bir özelliği, ağaçtan ağaca tente gerilmiş olmasıdır." (Salâh Birsel)
BÜTEN

Kelime Kökeni: Fransızca butène

  1. [isim, kimya] Olefin grubundan C4H8 formülünde iki hidrokarbonun adı
ETENE

  1. [isim, anatomi] Bakınız döl eşi
  2. [bitki bilimi] Meyve yaprağında yumurtacıkların bağlı olduğu bölüm
İÇTEN

  1. [sıfat] Her türlü çıkar düşüncesinden uzak; ılım ılım, içtenlikli, kalpten, yürekten, kalbî, samimi
    • "Bu dileğinde içten çünkü bana bir şey olursa kendi başının da yanacağını çok iyi biliyor." (Ahmet Ümit)
  2. [zarf] Her türlü çıkar düşüncesinden uzak bir biçimde davranarak; derinden, sargın, kalben
    • "Yumuşak ve içten sürdürdü konuşmasını." (Tarık Buğra)
SATEN

Kelime Kökeni: Fransızca satin

  1. [isim] Bakınız atlas (I)
  2. Parlak, pamuklu kumaş
    • "Kumardan aldığı ilk parayla siyah satenden arkası kemerli iki adet iç yelek yaptırdı." (Lâtife Tekin)
  3. [sıfat] Bu kumaştan yapılmış
STENO

Kelime Kökeni: Fransızca sténo

  1. [isim] Söylenen sözleri söylendiği kadar çabuk yazmaya elverişli, kısa ve yalın işaretlerden oluşan yazı yöntemi; stenografi
  2. Bu yazı yöntemini kullanarak herhangi bir metni konuşma hızıyla yazan kimse; stenograf
    • "O hazırladığım nutku, sonra şehir adına, gece, fener alayında, Mustafa Kemal'in çıkıp halkı selamladığı balkona fırlayarak söyledim, stenolar olduğu gibi zapt etmişler." (Behçet Kemal Çağlar)
STENT

Kelime Kökeni: İngilizce stent

  1. [isim, tıp] Tıkanmakta olan veya açılmış damara bir daha tıkanmaması için konan araç
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü