İçinde ten olan 5 harfli 18 kelime var. İçerisinde TEN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ten olan kelimeler listesine ya da sonu ten ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ten Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
NET, TEN
2 Harfli Kelimeler
EN, ET, NE, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TENGE
-
-
[isim]
Kazakistan'ın para birimi
-
[isim]
Kazakistan'ın para birimi
- TENİS
-
Kelime Kökeni: Fransızca tennis
-
[isim, spor]
Ağ ile ortasından ikiye bölünen bir alanda tek veya çift oyuncuların raketle karşılıklı vurdukları, çeldikleri topu, belli kurallara göre, karşılanamayacak biçimde birbirlerinin alanına düşürerek sayı kazanmaları esasına dayanan oyun; alan topu
- "Tenis oynarken bileğim burkuldu, berbat, fena acıyor."
-
[isim, spor]
Ağ ile ortasından ikiye bölünen bir alanda tek veya çift oyuncuların raketle karşılıklı vurdukları, çeldikleri topu, belli kurallara göre, karşılanamayacak biçimde birbirlerinin alanına düşürerek sayı kazanmaları esasına dayanan oyun; alan topu
- ANTEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca antenne.
-
[isim]
Vericiden boşluğa gönderilen elektromanyetik dalgaları toplayarak alıcıya ileten veya elektromanyetik dalgalar gönderen, çeşitli biçimlerdeki iletken veya iletkenler bütünü aygıt
- "Damları, kiremitleri, bol bol televizyon antenlerini, güvercinleri ve gökyüzünü görürdüm."
-
[hayvan bilimi]
Bakınız duyarga
-
[denizcilik]
Olta şamandırasının alt ve üst kısmında bulunan ince uçlar
-
[isim]
Vericiden boşluğa gönderilen elektromanyetik dalgaları toplayarak alıcıya ileten veya elektromanyetik dalgalar gönderen, çeşitli biçimlerdeki iletken veya iletkenler bütünü aygıt
- KETEN
-
Kelime Kökeni: Arapça kettān
-
[isim, bitki bilimi]
Ketengillerden, çiçekleri mavi renkte ve beş taç yapraklı, lifleri dokumacılıkta kullanılan bir bitki (Linum usitatissimum)
-
[sıfat]
Bu bitkinin liflerinden yapılmış (dokuma vb.)
- "Saçları, yüzü, bolerosu, keten elbisesi, hepsi vücuduna yapışmış."
-
[isim, bitki bilimi]
Ketengillerden, çiçekleri mavi renkte ve beş taç yapraklı, lifleri dokumacılıkta kullanılan bir bitki (Linum usitatissimum)
- TENOR
-
Kelime Kökeni: İtalyanca tenore
-
[isim, müzik]
En tiz erkek sesi
-
Sesi böyle olan şarkıcı, sanatçı
-
[isim, müzik]
En tiz erkek sesi
- TENHA
-
Kelime Kökeni: Farsça tenhā
-
[sıfat]
Bakınız ıssız
-
Kalabalık olmayan
- "Dükkânın önü gene kalabalıkça idi ama içi tenhaydı."
-
[eskimiş]
Yalnız, tek
-
[sıfat]
Bakınız ıssız
- TENYA
-
Kelime Kökeni: Fransızca ténia
-
[isim, hayvan bilimi]
Şeritgillerden, vücudu yassı, birbirine kenetlenmiş boğumları bulunan ve bazısı metrelerce boyda olan bir bağırsak asalağı; şerit, sığır tenyası, sığır şeridi, abdestbozan
-
[isim, hayvan bilimi]
Şeritgillerden, vücudu yassı, birbirine kenetlenmiş boğumları bulunan ve bazısı metrelerce boyda olan bir bağırsak asalağı; şerit, sığır tenyası, sığır şeridi, abdestbozan
- ÇİTEN
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız çeten
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız çeten
- PATEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca patin
-
[isim]
Buz üstünde kaymak için kullanılan, tabanına, dar uzun bir çelik takılı ayakkabı
-
Bu ayakkabının düz yerlerde kaymakta kullanılan tekerlekli türü
-
Halk oyunlarında yan yana, art arda, sırt sırta duruşlardan oluşan çizgi ve daire biçimleri ile oyuncuların sahne üzerinde dağılarak oluşturdukları şekil veya düzen
-
[isim]
Buz üstünde kaymak için kullanılan, tabanına, dar uzun bir çelik takılı ayakkabı
- ÇETEN
-
-
[isim, ağızlardan]
Saman taşımak için kağnılara ve arabalara konulan ince dallardan örülmüş büyük sepet veya çit; çiten
-
Buzağı veya kuzu için yapılmış özel ağıl; çiten
-
[isim, ağızlardan]
Saman taşımak için kağnılara ve arabalara konulan ince dallardan örülmüş büyük sepet veya çit; çiten
- ZATEN
-
Kelime Kökeni: Arapça ẕāten
-
[zarf]
Doğrusu, doğrusunu isterseniz; esasen, zati
- "Şehir son elli yılda zaten mahşerleşmişti."
-
[zarf]
Doğrusu, doğrusunu isterseniz; esasen, zati
- TENTE
-
Kelime Kökeni: İtalyanca tenda
-
[isim]
Genellikle güneşten korunmak için bir yerin üzerine gerilen bez, naylon vb.nden yapılmış örtü
- "En üst setin bir özelliği, ağaçtan ağaca tente gerilmiş olmasıdır."
-
[isim]
Genellikle güneşten korunmak için bir yerin üzerine gerilen bez, naylon vb.nden yapılmış örtü
- BÜTEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca butène
-
[isim, kimya]
Olefin grubundan C4H8 formülünde iki hidrokarbonun adı
-
[isim, kimya]
Olefin grubundan C4H8 formülünde iki hidrokarbonun adı
- ETENE
-
-
[isim, anatomi]
Bakınız döl eşi
-
[bitki bilimi]
Meyve yaprağında yumurtacıkların bağlı olduğu bölüm
-
[isim, anatomi]
Bakınız döl eşi
- İÇTEN
-
-
[sıfat]
Her türlü çıkar düşüncesinden uzak; ılım ılım, içtenlikli, kalpten, yürekten, kalbî, samimi
- "Bu dileğinde içten çünkü bana bir şey olursa kendi başının da yanacağını çok iyi biliyor."
-
[zarf]
Her türlü çıkar düşüncesinden uzak bir biçimde davranarak; derinden, sargın, kalben
- "Yumuşak ve içten sürdürdü konuşmasını."
-
[sıfat]
Her türlü çıkar düşüncesinden uzak; ılım ılım, içtenlikli, kalpten, yürekten, kalbî, samimi
- SATEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca satin
-
[isim]
Bakınız atlas (I)
-
Parlak, pamuklu kumaş
- "Kumardan aldığı ilk parayla siyah satenden arkası kemerli iki adet iç yelek yaptırdı."
-
[sıfat]
Bu kumaştan yapılmış
-
[isim]
Bakınız atlas (I)
- STENO
-
Kelime Kökeni: Fransızca sténo
-
[isim]
Söylenen sözleri söylendiği kadar çabuk yazmaya elverişli, kısa ve yalın işaretlerden oluşan yazı yöntemi; stenografi
-
Bu yazı yöntemini kullanarak herhangi bir metni konuşma hızıyla yazan kimse; stenograf
- "O hazırladığım nutku, sonra şehir adına, gece, fener alayında, Mustafa Kemal'in çıkıp halkı selamladığı balkona fırlayarak söyledim, stenolar olduğu gibi zapt etmişler."
-
[isim]
Söylenen sözleri söylendiği kadar çabuk yazmaya elverişli, kısa ve yalın işaretlerden oluşan yazı yöntemi; stenografi
- STENT
-
Kelime Kökeni: İngilizce stent
-
[isim, tıp]
Tıkanmakta olan veya açılmış damara bir daha tıkanmaması için konan araç
-
[isim, tıp]
Tıkanmakta olan veya açılmış damara bir daha tıkanmaması için konan araç