İçinde ten olan 10 harfli 31 kelime var. İçerisinde TEN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ten olan kelimeler listesine ya da sonu ten ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ten Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
NET, TEN
2 Harfli Kelimeler
EN, ET, NE, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TENZİLATLI
-
-
[sıfat]
Bakınız indirimli
- "Tenzilatlı satışlar başladı."
-
[sıfat]
Bakınız indirimli
- İÇTENLİKLE
-
-
[zarf]
Her türlü çıkar düşüncesinden uzak olarak, karşısındakine güvenerek, kendine yakın bularak, temiz yürekle, içten bir biçimde; açık açık, candan yürekten, canıgönülden, canıyürekten, samimiyetle, halisane
- "Sarıldığı gibi iki yanağından içtenlikle öpmüştü müdürü."
-
[zarf]
Her türlü çıkar düşüncesinden uzak olarak, karşısındakine güvenerek, kendine yakın bularak, temiz yürekle, içten bir biçimde; açık açık, candan yürekten, canıgönülden, canıyürekten, samimiyetle, halisane
- BESTENİGAR
-
Kelime Kökeni: Farsça beste + nigār
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde en eski birleşik makamlardan biri
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde en eski birleşik makamlardan biri
- YETENEKSİZ
-
-
[sıfat]
Yeteneği olmayan; istidatsız, kabiliyetsiz
- "Yeteneksizimdir, düşündüklerimi gereğince anlatamıyorumdur ama bir yazının güç anlaşılsın ya da hiç anlaşılmasın diye yazılmasını anlayamam."
-
[sıfat]
Yeteneği olmayan; istidatsız, kabiliyetsiz
- MUVAKKATEN
-
Kelime Kökeni: Arapça muvaḳḳaten
-
[zarf, eskimiş]
Az bir zaman süresince, geçici olarak, eğreti olarak
- "Muvakkaten onu nöbetçi asistanın odasına yatırmışlar."
-
[zarf, eskimiş]
Az bir zaman süresince, geçici olarak, eğreti olarak
- TENTENESİZ
-
-
[sıfat]
Bakınız dantelsiz
-
[sıfat]
Bakınız dantelsiz
- MÜSTENİDEN
-
Kelime Kökeni: Arapça musteniden
-
[zarf, eskimiş]
Dayanarak, dayandırarak
-
[zarf, eskimiş]
Dayanarak, dayandırarak
- İÇTENLİKLİ
-
-
[sıfat]
Bakınız içten
-
[sıfat]
Bakınız içten
- NAMÜTENAHİ
-
Kelime Kökeni: Farsça nā + Arapça mutenāhī
-
[sıfat]
Bakınız sonsuz
-
[zarf]
Sonsuz bir biçimde
- "Öğleye yakın bu sis dağılınca gökyüzü namütenahi açılıyordu."
-
[sıfat]
Bakınız sonsuz
- TENEKELEME
-
-
[isim]
Tenekelemek işi
-
[isim]
Tenekelemek işi
- TENEŞİRLİK
-
-
[isim]
Cami avlularında teneşir ve tabut konulan yer
-
Teneşir yapmaya yarayan tahta
-
[sıfat]
Kötü huyunu ölünceye kadar sürdüren (kimse)
-
[sıfat]
Ölmek üzere olan (hasta)
-
[isim]
Cami avlularında teneşir ve tabut konulan yer
- İSTENİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Bakınız istenmek
- "Gül Hanım'a balık yağı içirmek istenilmiş."
-
[nesnesiz]
Bakınız istenmek
- ENTİPÜFTEN
-
-
[sıfat]
Değeri olmayan
- "Entipüften bir ödülün ne büyük prestiji ne de taşıdığı saygın isme bir katkısı olur."
-
Derme çatma, uydurma
-
[sıfat]
Değeri olmayan
- PATENCİLİK
-
-
[isim]
Patencinin yaptığı iş
-
[isim]
Patencinin yaptığı iş
- KERTENKELE
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Kertenkelelerden, uzun vücutlu, sivri kuyruklu, çevik, böcekçil, küçük sürüngen hayvan; elöpen (Lacertus)
- "Dibinde, kıyılmış kertenkele ve yılan parçaları varmış gibi midesini bulandırmıştı."
-
[isim, hayvan bilimi]
Kertenkelelerden, uzun vücutlu, sivri kuyruklu, çevik, böcekçil, küçük sürüngen hayvan; elöpen (Lacertus)
- MEDİYASTEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca médiastin
-
[isim, anatomi]
Göğsün, yanlardan akciğerler, önden göğüs kemiği, arkadan omurga ile sınırlanan orta bölgesi
-
[isim, anatomi]
Göğsün, yanlardan akciğerler, önden göğüs kemiği, arkadan omurga ile sınırlanan orta bölgesi
- ETENELENME
-
-
[isim, biyoloji]
Oğulcuk veya eklentileriyle ana arasında kimyasal değiş tokuşu sağlamak amacıyla ilgi kurma
-
[isim, biyoloji]
Oğulcuk veya eklentileriyle ana arasında kimyasal değiş tokuşu sağlamak amacıyla ilgi kurma
- STENOGRAFİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca sténographie
-
[isim]
Bakınız steno
-
[isim]
Bakınız steno
- TENHALAŞMA
-
-
[isim]
Tenhalaşmak işi
-
[isim]
Tenhalaşmak işi
- NEVRASTENİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca neurasthénie
-
[isim, ruh bilimi]
Baş ağrıları, sindirim güçlükleri vb. fiziksel rahatsızlıklar ve ruhsal görevlerde gevşeme ve bitkinlik biçiminde görülen, sinirsel güçlerin zayıflamasından doğan nevroz; sinir argınlığı
- "Mefkûre birdenbire kaybolmayıp yavaş yavaş zayıflarsa şeker hastalığı, nevrasteni, isteri başlarmış."
-
[isim, ruh bilimi]
Baş ağrıları, sindirim güçlükleri vb. fiziksel rahatsızlıklar ve ruhsal görevlerde gevşeme ve bitkinlik biçiminde görülen, sinirsel güçlerin zayıflamasından doğan nevroz; sinir argınlığı