İçinde tel olan 9 harfli 68 kelime var. İçerisinde TEL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tel olan kelimeler listesine ya da sonu tel ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Tel Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E L T
3 Harfli Kelimeler
TEL
2 Harfli Kelimeler
EL, ET, LE, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ERTELENME
-
-
[isim]
Ertelenmek işi
- "Kararın ertelenme teklifleri de reddedildi."
-
[isim]
Ertelenmek işi
- SAHTELEME
-
-
[isim]
Sahtelemek işi
-
[isim]
Sahtelemek işi
- KORKUTELİ
-
-
[isim]
Antalya iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Antalya iline bağlı ilçelerden biri
- TELLALİYE
-
Kelime Kökeni: Arapça dellāliye
-
[isim, eskimiş]
Bakınız tellallık
-
[isim, eskimiş]
Bakınız tellallık
- METRDOTEL
-
Kelime Kökeni: Fransızca maître d'hôtel
-
[isim]
Bir restoranda mesleğinin en üst seviyesine ulaşmış, müşteri karşısında patronu veya müdürü temsil eden, müşteriyle iyi ilişki kuran, servisleri sevk ve idare eden kimse
- "Garsonlar, metrdotel etrafımızda dört dönüyordu."
-
Yumuşatılmış tereyağı, maydanoz ve limon suyu ile yapılan balık veya et sosu
-
[isim]
Bir restoranda mesleğinin en üst seviyesine ulaşmış, müşteri karşısında patronu veya müdürü temsil eden, müşteriyle iyi ilişki kuran, servisleri sevk ve idare eden kimse
- ERTELEYİŞ
-
-
[isim]
Ertelemek işi
-
[isim]
Ertelemek işi
- TELEMETRİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca télémètrie
-
[isim]
Ölçü değerlerinin veya verilerin haberleşme araçları yardımıyla uzak mesafelere otomatik olarak aktarılması
-
[isim]
Ölçü değerlerinin veya verilerin haberleşme araçları yardımıyla uzak mesafelere otomatik olarak aktarılması
- TELEJENİK
-
Kelime Kökeni: İngilizce telegenic
-
[sıfat]
Televizyon, bilgisayar vb. görüntülü yayın araçlarında olduğundan daha etkileyici ve güzel görünen (kimse)
- "Telejenik görüntüsünün etkisi başkanlık tartışmalarında açıkça ortadaydı."
-
[sıfat]
Televizyon, bilgisayar vb. görüntülü yayın araçlarında olduğundan daha etkileyici ve güzel görünen (kimse)
- ÜSTELENME
-
-
[isim]
Üstelenmek işi
-
[isim]
Üstelenmek işi
- KERTELEME
-
-
[isim]
Kerte kerte, azar azar ilerleme durumu; tedriç
-
[isim]
Kerte kerte, azar azar ilerleme durumu; tedriç
- DÜRTELEME
-
-
[isim]
Dürtelemek işi
-
[isim]
Dürtelemek işi
- LİSTELEME
-
-
[isim]
Listelemek işi
-
[isim]
Listelemek işi
- TELALAMAK
-
-
[-i]
İki kumaş parçası arasına tela koymak
-
[-i]
İki kumaş parçası arasına tela koymak
- ÖTELENMEK
-
-
[nesnesiz]
Öteleme işi yapılmak
-
[nesnesiz]
Öteleme işi yapılmak
- BETELENME
-
-
[isim]
Betelenmek işi
-
[isim]
Betelenmek işi
- MÜSTELZİM
-
Kelime Kökeni: Arapça mustelzim
-
[sıfat, eskimiş]
Gerektiren, gerekli kılan
- "Gizlilik derecesi yüksek bir dosya bilgisinin dışarıya sızdırılması ayrıca cezayı müstelzimdir."
-
Gerekli olan, gereken
-
[sıfat, eskimiş]
Gerektiren, gerekli kılan
- FAKÜLTELİ
-
-
[sıfat]
Fakülte öğrencisi olan (kimse)
-
[sıfat]
Fakülte öğrencisi olan (kimse)
- ERİŞTELİK
-
-
[sıfat]
Erişte yapmaya yarayan
- "Eriştelik un."
-
[isim, coğrafya]
Kıyılarda deniz yosunlarının hareketi engelleyecek biçimde çok olduğu yer
-
[sıfat]
Erişte yapmaya yarayan
- ERTELETME
-
-
[isim]
Erteletmek işi
- "Kral, meclis kararlarını reddetmeye mi, erteletmeye mi salahiyetli olacak?"
-
[isim]
Erteletmek işi
- NİTELİKLİ
-
-
[sıfat]
Bir şeye ayırt edici özellik veren; vasıflı, muttasıf
-
Bir şeye nitelik bakımından üstünlük kazandıran; kaliteli
-
Bir şeyi yapabilme niteliğini ve ustalığını kazanmış olan; vasıflı, muttasıf, kalifiye
-
[sıfat]
Bir şeye ayırt edici özellik veren; vasıflı, muttasıf