İçinde tel olan 8 harfli 50 kelime var. İçerisinde TEL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tel olan kelimeler listesine ya da Sonu tel ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E L T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
TEL
2 Harfli Kelimeler
EL, ET, LE, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SERTELME
-
-
[isim]
Sertelmek durumu
-
[isim]
Sertelmek durumu
- TELAFFUZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Söyleyiş
- "Bir bebek telaffuzunu taklit etmediğiniz eksik." (Reşat Nuri Güntekin)
- "Bir türlü sesi çıkamıyor ve başka bir tek kelime daha telaffuz edemiyormuş." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Boğumlanma
-
[isim]
Söyleyiş
- ÇİFTELER
- ...
- İTELEMEK
-
-
[-i]
Sürekli itmek, arka arkaya itmek, iteklemek
- "Bu, insanı yanlış yollara itelese de bir çıkış noktası bulunmasına omuz verebilir." (Salâh Birsel)
-
[-i]
Sürekli itmek, arka arkaya itmek, iteklemek
- NİTELLİK
- ...
- İKİTELLİ
-
-
[isim]
İki teli olan saz
-
[isim]
İki teli olan saz
- MUHTELİF
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Çeşit çeşit, çeşitli
- "Genç kız ve arabacı, birbirlerine muhtelif hislerle bakışarak beklediler." (Peyami Safa)
-
Zıt, birbirini tutmayan
-
[sıfat]
Çeşit çeşit, çeşitli
- PÜRTELAŞ
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Telaşlı
-
[zarf]
Telaşlı olarak
- "Gırtlağımı yırtarcasına haykırırken odaya efendim pürtelaş girdi." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Telaşlı
- TELEÜTÇE
- ...
- NİTELEME
-
-
[isim]
Nitelemek işi
-
[isim]
Nitelemek işi
- TELALAMA
-
-
[isim]
Telalamak işi
-
[isim]
Telalamak işi
- VİTELLÜS
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Yumurtada, kabuk ve çekirdek dışında kalan maddelerin hepsi
-
[isim]
Yumurtada, kabuk ve çekirdek dışında kalan maddelerin hepsi
- TELTİKLİ
-
-
[sıfat]
Hatalı, kusurlu
-
[sıfat]
Hatalı, kusurlu
- REÇETELİ
-
-
[sıfat]
Reçete karşılığında satılan (ilaç)
-
[sıfat]
Reçete karşılığında satılan (ilaç)
- BESTELİK
-
-
[isim]
Beste olma durumu
- "Notaların içinden yalnız do'ları yahut re'leri sevip diğerlerini atarsak bestenin besteliği kalır mı?" (Samiha Ayverdi)
-
[isim]
Beste olma durumu
- TELLEMEK
-
-
[-i]
Tel geçirmek, tel takmak
-
Tel ile süslemek
-
Tencere, çaydanlık vb.ni tel ile ovarak temizlemek
-
[-i]
Tel geçirmek, tel takmak
- ÜSTELEME
-
-
[isim]
Üstelemek işi, tekit
- "Yahya Kemal abartmayı, üstelemeyi Doğuluların bir kusuru olarak görür." (Salâh Birsel)
-
[isim]
Üstelemek işi, tekit
- TELESKOP
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Sonsuzdaki bir nesnenin gerçek görüntüsünü, içbükey bir aynadan yapılmış merceğinin odak düzleminde veren ve gök bilimiyle ilgili gözlemlerde kullanılan optik aygıt, gözlemci, ırakgörür
- "Sanki teleskopla bakıyordum, o derece belirgin ve ışığı göz alan bir aydı bu." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Sonsuzdaki bir nesnenin gerçek görüntüsünü, içbükey bir aynadan yapılmış merceğinin odak düzleminde veren ve gök bilimiyle ilgili gözlemlerde kullanılan optik aygıt, gözlemci, ırakgörür
- TELAŞSIZ
-
-
[sıfat]
Telaş etmeyen, telaş göstermeyen, soğukkanlı
- "Sonra telaşsız, emin adımlarla sinemaya doğru yürüdü." (Haldun Taner)
-
[zarf]
Soğukkanlılıkla, şaşırmadan
- "Suları hiç telaşsız ama motor gibi kulaçlamaya başladı." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Telaş etmeyen, telaş göstermeyen, soğukkanlı
- TELLETME
- ...