İçinde tat olan 7 harfli 20 kelime var. İçerisinde TAT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tat olan kelimeler listesine ya da sonu tat ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Tat Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
TAT
2 Harfli Kelimeler
AT, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İNHİTAT
-
Kelime Kökeni: Arapça inḥiṭāṭ
-
[isim, eskimiş]
Son bulma, yıkılıp dağılma
- "Yükselmeyen düşer / Ya terakki ya inhitat"
-
Güçten düşme, yaşlanma; inginlik
- "Evvelce pek meşhurken artık sesinin bozulmaya başladığı, inhitat zamanlarına geldiği söylenirdi."
-
[isim, eskimiş]
Son bulma, yıkılıp dağılma
- METATEZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca métathèse
-
[isim, dil bilgisi]
Bakınız göçüşme
-
[isim, dil bilgisi]
Bakınız göçüşme
- TATLILI
-
-
[sıfat]
Tatlısı olan, içinde tatlı bulunan
- "Tatlılı, börekli bir yemek."
-
[sıfat]
Tatlısı olan, içinde tatlı bulunan
- PATATES
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, bitki bilimi]
Patlıcangillerden, yaprakları ve sürgünleri acı bir bitki (Solanum tuberosum)
-
Bu bitkinin toprak altında oluşan, nişastası çok, yenebilen yumruları; kumpir
-
[isim, bitki bilimi]
Patlıcangillerden, yaprakları ve sürgünleri acı bir bitki (Solanum tuberosum)
- NEBATAT
-
Kelime Kökeni: Arapça nebātāt
-
[isim, eskimiş, bitki bilimi]
Bitkiler
-
Bakınız bitki bilimi
-
[isim, eskimiş, bitki bilimi]
Bitkiler
- TATBİKİ
-
Kelime Kökeni: Arapça taṭbīḳī
-
[sıfat]
Bakınız uygulamalı
-
[sıfat]
Bakınız uygulamalı
- ASTATİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca astatine
-
[isim, kimya]
Bakınız astat
-
[isim, kimya]
Bakınız astat
- TATLICA
-
-
[sıfat]
Biraz tatlı, az tatlı
-
[zarf, mecaz]
Hoş, yumuşak bir biçimde
- "Hükûmetin kendilerini okşayarak, tatlıca yöneterek zararlarını hafifletmek yolundaki siyasisi artık geçersiz kalacaktı."
-
[sıfat]
Biraz tatlı, az tatlı
- TATLICI
-
-
[isim]
Tatlı yapan veya satan kimse
-
Tatlı satılan yer
-
Tatlıyı seven kimse
-
[isim]
Tatlı yapan veya satan kimse
- TATLISU
-
-
[isim]
Suyu acı veya tuzlu olmayan akarsu, göl vb
-
[isim]
Suyu acı veya tuzlu olmayan akarsu, göl vb
- ROTATİF
-
Kelime Kökeni: Fransızca rotatif
-
[isim]
Büyük bir çabuklukla dönerek işleyen ve saatte binlerce adet baskı yapan bir tür basım makinesi
- "Son sistem, pırıl pırıl rotatif almışlar."
-
[isim]
Büyük bir çabuklukla dönerek işleyen ve saatte binlerce adet baskı yapan bir tür basım makinesi
- AGİTATO
-
Kelime Kökeni: İtalyanca agitato
-
[zarf, müzik]
Batı müziğinde bir parçanın hızlı ve coşturucu bir tempo ile çalınacağını göstermek için nota üzerine yazılan terim
-
[zarf, müzik]
Batı müziğinde bir parçanın hızlı ve coşturucu bir tempo ile çalınacağını göstermek için nota üzerine yazılan terim
- TATARCA
-
-
[isim]
Bakınız Tatar Türkçesi
-
[isim]
Bakınız Tatar Türkçesi
- PROSTAT
-
Kelime Kökeni: Fransızca prostate
-
[isim, anatomi]
Erkeklerde idrar torbasının altında bulunan, siyeğin başlangıç bölümünü çevreleyen ve meni yapımında görev alan, iç salgı da salgılayan bez; kestanecik
-
Bu organda oluşan hastalık
-
[isim, anatomi]
Erkeklerde idrar torbasının altında bulunan, siyeğin başlangıç bölümünü çevreleyen ve meni yapımında görev alan, iç salgı da salgılayan bez; kestanecik
- SAKATAT
-
Kelime Kökeni: Arapça saḳaṭāt
-
[isim]
Kesilmiş hayvanın yürek, karaciğer, böbrek, işkembe, beyin, vb. iç organlarıyla baş ve ayakları
-
[isim]
Kesilmiş hayvanın yürek, karaciğer, böbrek, işkembe, beyin, vb. iç organlarıyla baş ve ayakları
- STATÜKO
-
Kelime Kökeni: Latince
-
[isim]
Süregelen düzenin korunması durumu; sürer durum
-
Yürürlükte bulunan antlaşmalara göre olması gereken veya süregelen durum; sürer durum
-
[isim]
Süregelen düzenin korunması durumu; sürer durum
- ATATÜRK
-
-
[isim]
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk (1881-1938)
-
[isim]
Türkiye Büyük Millet Meclisinin 1934'te Mustafa Kemal'e verdiği soyadı
-
[isim]
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk (1881-1938)
- TATİLCİ
-
-
[isim]
Tatile çıkmış kimse
-
[isim]
Tatile çıkmış kimse
- ÜSTATÇA
-
-
[zarf]
Üstat gibi, üstadın yaptığına benzer bir biçimde üstada yakışır tarzda; üstadane
-
[zarf]
Üstat gibi, üstadın yaptığına benzer bir biçimde üstada yakışır tarzda; üstadane
- HABİTAT
-
Kelime Kökeni: İngilizce habitat
-
[isim]
Yerleşme, oturma
- "Mesela yaşıtı olan ve aynı periferide, aynı habitatta yetiştiği amcasının oğlu, gidip altına bir araba çekmiş. Bu çekememiş."
-
Bitkinin doğal olarak yetiştiği yer, yurt
-
[isim]
Yerleşme, oturma