İçinde sınır olan 18 kelime var. İçerisinde SINIR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında sınır olan kelimeler listesine ya da sonu sınır ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

14 Harfli Kelimeler

SINIRLANDIRMAK

13 Harfli Kelimeler

SINIRLANDIRMA

11 Harfli Kelimeler

SINIRDAŞLIK, SINIRLANMAK, SINIRSIZLIK

10 Harfli Kelimeler

GÜNEYSINIR, SINIRLAMAK, SINIRLANIŞ, SINIRLANMA, SINIRLAYIŞ, SINIRLILIK, SINIRSIZCA

9 Harfli Kelimeler

SINIRAŞAN, SINIRLAMA

8 Harfli Kelimeler

SINIRDAŞ, SINIRSIZ

7 Harfli Kelimeler

SINIRLI

5 Harfli Kelimeler

SINIR

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Sınır Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

I I N R S

5 Harfli Kelimeler

SINIR

4 Harfli Kelimeler

ISIN

3 Harfli Kelimeler

ISI, SIR

2 Harfli Kelimeler

IR, IS

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SINIRLANDIRMAK

  1. [-i] Bakınız sınırlamak
SINIRLANDIRMA

  1. [isim] Sınırlandırmak işi
SINIRLANMAK

  1. [nesnesiz] Sınır çekilmek
  2. Belli bir sınır içinde bırakılmak; kalmak
    • "Şairlerimizin duygu, düşünce dünyası, Batılı ustalarının dünyalarıyla sınırlanmıştır." (Necati Cumalı)
SINIRSIZLIK

  1. [isim] Sınırsız olma durumu; hadsizlik, hudutsuzluk, gayrimahdutluk
SINIRDAŞLIK

  1. [isim] Sınırdaş olma durumu; hemhudutluk
SINIRLAYIŞ

  1. [isim] Sınırlamak işi
GÜNEYSINIR

  1. [isim] Konya iline bağlı ilçelerden biri
SINIRLANMA

  1. [isim] Sınırlanmak işi
SINIRLANIŞ

  1. [isim] Sınırlanmak işi
SINIRSIZCA

  1. [zarf] Sınırsız bir biçimde
SINIRLILIK

  1. [isim] Sınırlı olma durumu
SINIRLAMAK

  1. [-i] Sınırını çizmek, sınırını belirtmek veya belirlemek; sınırlandırmak, hudutlandırmak
  2. Belli bir sınır içinde bırakmak
SINIRAŞAN

  1. [sıfat] Bir ülke sınırları içinde doğup başka bir ülke topraklarına geçen (ırmak)
SINIRLAMA

  1. [isim] Sınırlamak işi; hudutlandırma, kota
    • "Bütün dava şimdi Trakya'daki bu sınırlama keyfiyetine takılı kalmıştı." (Ali Naci Karacan)
SINIRDAŞ

  1. [isim] Ortak sınırları olanlardan her biri; hemhudut
SINIRSIZ

  1. [sıfat] Sınırı olmayan, bir sınırla ayrılmamış olan; hadsiz, hudutsuz, gayrimahdut
    • "Deniz gibi korkusuz, deniz gibi sınırsızdırlar." (Nâzım Hikmet)
  2. [zarf] Çok sayıda
  3. [mecaz] Pek çok, sonsuz olan
    • "Bahar geleli kargalar sınırsız bir neşe içinde." (Ahmet Haşim)
SINIRLI

  1. [sıfat] Sınırı olan, bir sınırla ayrılmış olan; hudutlu
  2. Sınırlanmış, belirlenmiş, belirli olan; limitet, münhasır
    • "Bizim divan edebiyatımızın da halk edebiyatımızın da konuları sınırlıdır." (Necati Cumalı)
  3. Az sayıda
    • "Bu, sınırlı bir topluluk önünde küçük bir rol oynamak da olsa bana ölüm gibi gelmişti." (Adalet Ağaoğlu)
SINIR

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi; hudut
  2. Komşu il, ilçe, köy veya kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi
  3. Bir şeyin yayılabileceği veya genişleyebileceği son çizgi; uç, had
    • "Bataklığın sınırı. Ormanın sınırı."
  4. Bir şeyin nicelik bakımından inebileceği veya çıkabileceği en alt ve en üst yer; limit
    • "Hele bir de birkaç sünger bulabilse artık mutluluğunun sınırı olmayacaktı." (Halikarnas Balıkçısı)
  5. [matematik] Değişken bir büyüklüğün istenildiği kadar yaklaşabildiği durağan büyüklük; limit
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü