İçinde sınır olan 18 kelime var. İçerisinde SINIR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında sınır olan kelimeler listesine ya da sonu sınır ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
SINIRLANDIRMAK
SINIRLANDIRMA
SINIRDAŞLIK, SINIRLANMAK, SINIRSIZLIK
GÜNEYSINIR, SINIRLAMAK, SINIRLANIŞ, SINIRLANMA, SINIRLAYIŞ, SINIRLILIK, SINIRSIZCA
SINIRAŞAN, SINIRLAMA
SINIRDAŞ, SINIRSIZ
SINIRLI
SINIR
Sınır Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
SINIR
4 Harfli Kelimeler
ISIN
3 Harfli Kelimeler
ISI, SIR
2 Harfli Kelimeler
IR, IS
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SINIRLANDIRMAK
-
-
[-i]
Bakınız sınırlamak
-
[-i]
Bakınız sınırlamak
- SINIRLANDIRMA
-
-
[isim]
Sınırlandırmak işi
-
[isim]
Sınırlandırmak işi
- SINIRLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Sınır çekilmek
-
Belli bir sınır içinde bırakılmak; kalmak
- "Şairlerimizin duygu, düşünce dünyası, Batılı ustalarının dünyalarıyla sınırlanmıştır."
-
[nesnesiz]
Sınır çekilmek
- SINIRSIZLIK
-
-
[isim]
Sınırsız olma durumu; hadsizlik, hudutsuzluk, gayrimahdutluk
-
[isim]
Sınırsız olma durumu; hadsizlik, hudutsuzluk, gayrimahdutluk
- SINIRDAŞLIK
-
-
[isim]
Sınırdaş olma durumu; hemhudutluk
-
[isim]
Sınırdaş olma durumu; hemhudutluk
- SINIRLAYIŞ
-
-
[isim]
Sınırlamak işi
-
[isim]
Sınırlamak işi
- GÜNEYSINIR
-
-
[isim]
Konya iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Konya iline bağlı ilçelerden biri
- SINIRLANMA
-
-
[isim]
Sınırlanmak işi
-
[isim]
Sınırlanmak işi
- SINIRLANIŞ
-
-
[isim]
Sınırlanmak işi
-
[isim]
Sınırlanmak işi
- SINIRSIZCA
-
-
[zarf]
Sınırsız bir biçimde
-
[zarf]
Sınırsız bir biçimde
- SINIRLILIK
-
-
[isim]
Sınırlı olma durumu
-
[isim]
Sınırlı olma durumu
- SINIRLAMAK
-
-
[-i]
Sınırını çizmek, sınırını belirtmek veya belirlemek; sınırlandırmak, hudutlandırmak
-
Belli bir sınır içinde bırakmak
-
[-i]
Sınırını çizmek, sınırını belirtmek veya belirlemek; sınırlandırmak, hudutlandırmak
- SINIRAŞAN
-
-
[sıfat]
Bir ülke sınırları içinde doğup başka bir ülke topraklarına geçen (ırmak)
-
[sıfat]
Bir ülke sınırları içinde doğup başka bir ülke topraklarına geçen (ırmak)
- SINIRLAMA
-
-
[isim]
Sınırlamak işi; hudutlandırma, kota
- "Bütün dava şimdi Trakya'daki bu sınırlama keyfiyetine takılı kalmıştı."
-
[isim]
Sınırlamak işi; hudutlandırma, kota
- SINIRDAŞ
-
-
[isim]
Ortak sınırları olanlardan her biri; hemhudut
-
[isim]
Ortak sınırları olanlardan her biri; hemhudut
- SINIRSIZ
-
-
[sıfat]
Sınırı olmayan, bir sınırla ayrılmamış olan; hadsiz, hudutsuz, gayrimahdut
- "Deniz gibi korkusuz, deniz gibi sınırsızdırlar."
-
[zarf]
Çok sayıda
-
[mecaz]
Pek çok, sonsuz olan
- "Bahar geleli kargalar sınırsız bir neşe içinde."
-
[sıfat]
Sınırı olmayan, bir sınırla ayrılmamış olan; hadsiz, hudutsuz, gayrimahdut
- SINIRLI
-
-
[sıfat]
Sınırı olan, bir sınırla ayrılmış olan; hudutlu
-
Sınırlanmış, belirlenmiş, belirli olan; limitet, münhasır
- "Bizim divan edebiyatımızın da halk edebiyatımızın da konuları sınırlıdır."
-
Az sayıda
- "Bu, sınırlı bir topluluk önünde küçük bir rol oynamak da olsa bana ölüm gibi gelmişti."
-
[sıfat]
Sınırı olan, bir sınırla ayrılmış olan; hudutlu
- SINIR
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi; hudut
-
Komşu il, ilçe, köy veya kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi
-
Bir şeyin yayılabileceği veya genişleyebileceği son çizgi; uç, had
- "Bataklığın sınırı. Ormanın sınırı."
-
Bir şeyin nicelik bakımından inebileceği veya çıkabileceği en alt ve en üst yer; limit
- "Hele bir de birkaç sünger bulabilse artık mutluluğunun sınırı olmayacaktı."
-
[matematik]
Değişken bir büyüklüğün istenildiği kadar yaklaşabildiği durağan büyüklük; limit
-
[isim]
İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi; hudut