İçinde sık olan 7 harfli 12 kelime var. İçerisinde SIK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında sık olan kelimeler listesine ya da sonu sık ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Sık Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

I K S

3 Harfli Kelimeler

SIK

2 Harfli Kelimeler

IS

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SIKILMA

  1. [isim] Sıkılmak işi
  2. [mecaz] Utanma ve çekinme duygusu
SIKIYSA

  1. kendine güveniyorsa, yürekliyse
SIKACAK

  1. [isim] Bir nesneyi, iki ağırlık arasında mekanik olarak sıkıştırmaya yarayan araç
  2. Genellikle meyve sıkmak için kullanılan her tür araç
SIKIŞIK

  1. [sıfat] Sıkışmış bir durumda olan
    • "Size bu kadar ücreti niye ödemekteyiz, böyle sıkışık anlarımızda?" (Attilâ İlhan)
SIKIŞMA

  1. [isim] Sıkışmak durumu
    • "İçinde garip bir sıkışma, ezilip büzülme duyuyordu." (Peyami Safa)
SIMSIKI

  1. [sıfat] Çok sıkı
    • "Düşünen filozof yeryüzü yaşamasına sımsıkı bağlı bu maddeci görüşten sıyıramıyor kendini." (Azra Erhat)
  2. [zarf] Çok sıkı olarak, sıkı bir biçimde; sıkı sıkıya
    • "Artık onu sımsıkı sarıyorlarmış gibi bunaltan duvarlar, o kilitli kapılar yoktu." (Peyami Safa)
SIKINTI

  1. [isim] İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal huzursuzluk; bun, bungunluk, ezgi, ezginlik, çile (I), dert, kasavet, zor
    • "İçinin sıkıntısını ondan mümkün mertebe gizlemeye çalışarak, dereden tepeden konuşarak oyalandı." (Peyami Safa)
  2. Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli ruhsal huzursuzluk; ağırlık, karanlık, kasavet, mihnet
    • "Sıkıntı ve ızdırapla sağa sola döndüm." (Aka Gündüz)
  3. Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı
    • "İhtiyarın bir para sıkıntısı içinde olduğunu o söylemeden ben keşfetmiştim." (Sait Faik Abasıyanık)
  4. Bulunmama durumu
    • "Yüklü servetini cömertçe harcamaması nedeniyle piyasada para sıkıntısı baş gösterdi." (İhsan Oktay Anar)
  5. [mecaz] Bakınız sorun
    • "Atatürk öldüğü zaman Türkiye'nin ufak tefek sıkıntılar dışında hiçbir büyük problemi yoktu." (Burhan Felek)
KISIKÇA

  1. [sıfat] Biraz kısılmış
    • "Halide'yi ararken mutfakta kısıkça sesli, başı yazma yemeni, sırtı örme hırkalı ihtiyarca bir hanımla karşılaştık." (Memduh Şevket Esendal)
SIKINMA

  1. [isim] Sıkınmak işi
ASIKLIK

  1. [isim] Yüzün kızgın, öfkeli ve hoşnutsuz bir ifade taşıması
    • "Tavanı, duvarları, masayı, sandalyeleri, kapıların kulpuna kadar her noktayı yeniden iyice inceledi. Yüzündeki asıklık yavaşça gitti." (Ali Kurt)
SIKILIK

  1. [isim] Sıkı olma durumu
SIKILIŞ

  1. [isim] Sıkılmak işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü