İçinde sık olan 5 harfli 8 kelime var. İçerisinde SIK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında sık olan kelimeler listesine ya da sonu sık ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Sık Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
I K S
3 Harfli Kelimeler
SIK
2 Harfli Kelimeler
IS
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BASIK
-
-
[sıfat]
Basılmış, yassılaşmış
- "Ökçesi basık pabucunun içinde kara ve çatlak topuklu ayakları ellerinden ziyade ortadadır."
-
Çok yüksek olmayan
- "Arka sokağa bakan, dar, basık tavanlı, ışıksız bir yerdi."
-
Bakınız kısık
- "Onun sesi de aynı şekilde basıktı."
-
[mecaz]
Sıkıntı verici, kasvetli olan
-
[sıfat]
Basılmış, yassılaşmış
- KASIK
-
-
[isim, anatomi]
Vücudun karın ile uyluk arasındaki bölümü
- "Tabancayı kılıfsız olarak kuşağının arasına, sol kasığının üstüne yerleştirdi."
-
[isim, anatomi]
Vücudun karın ile uyluk arasındaki bölümü
- FASIK
-
Kelime Kökeni: Arapça fāsiḳ
-
[sıfat, eskimiş]
Allah'ın emirlerini tanımayan, sapkın, günah işleyen
-
Kötülük eden
-
[sıfat, eskimiş]
Allah'ın emirlerini tanımayan, sapkın, günah işleyen
- KISIK
-
-
[sıfat]
Kısılmış olan; basık
-
Kuvvetli ve yüksek tonda olmayan, hafif, boğuk (ses); ağır, alçak
- "Arkasından çıtırtılar, kısık sesler geliyordu."
-
Hafifçe aralanmış, yumulmuş olan (göz kapağı)
-
[isim, coğrafya]
Bakınız boğaz
-
[sıfat]
Kısılmış olan; basık
- SIKMA
-
-
[isim]
Sıkmak işi
- "Bu vicdan azabının demirden pençesi yüreğini sıkmaya başlıyordu."
-
Bir tür pantolon veya şalvar
-
Bayat ekmeğin su ile ıslatılıp sıkılmasıyla elde edilen malzemeyi un, tuz ve suyla yoğurup hamur durumuna getirdikten sonra arasına kavrulmuş soğan, peynir konularak pişirilen bir yemek
-
[sıfat]
Sımsıkı bağlanmış
-
[sıfat]
Sıkılmaya, suyu alınmaya elverişli (portakal)
-
[ağızlardan]
Dar bir tür kadın yeleği
-
[sıfat]
Elde bükülen pamuktan dokunmuş
- "Sırtına giymiş sıkma sayayı / Yedeğine almış ağca mayayı"
-
[isim]
Sıkmak işi
- SIKIM
-
-
[isim]
Sıkmak işi
-
Avucun sıkıldığında alabildiği miktar
- "Kadın, çiğ köfteden bir sıkımını kocasına uzattı."
-
Bir defada sıkılan miktar
-
Ateşli silahlarda bir atış için yeterli olan miktar
-
[isim]
Sıkmak işi
- SIKÇA
-
-
[zarf]
Oldukça sık; sık sık
- "Bizde ateş olmayan yerden duman çıkmaz atasözü sıkça kullanılır."
-
[zarf]
Oldukça sık; sık sık
- SIKIT
-
-
[isim]
Bakınız komprime
-
[isim]
Bakınız komprime