İçinde sık olan 11 harfli 10 kelime var. İçerisinde SIK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında sık olan kelimeler listesine ya da sonu sık ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Sık Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
I K S
3 Harfli Kelimeler
SIK
2 Harfli Kelimeler
IS
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SIKIŞIVERME
-
-
[isim]
Sıkışıvermek durumu
-
[isim]
Sıkışıvermek durumu
- SIKILGANLIK
-
-
[isim]
Sıkılgan olma durumu
- "Hâlinde tereddüde, sıkılganlığa, korkaklığa benzer hafif bir şaşkınlık var."
-
[isim]
Sıkılgan olma durumu
- SIKIYÖNETİM
-
-
[isim]
Olağanüstü zamanlarda ve durumlarda ülkede güvenliğin sağlanması için ordunun yardımıyla gerçekleştirilen yönetim; örfi idare
-
[isim]
Olağanüstü zamanlarda ve durumlarda ülkede güvenliğin sağlanması için ordunun yardımıyla gerçekleştirilen yönetim; örfi idare
- SIKIŞABİLME
-
-
[isim]
Sıkışabilmek işi
-
[isim]
Sıkışabilmek işi
- SIKIŞTIRMAK
-
-
[-i]
Bir şeyi dar bir yere zorla sığdırmak; tıkmak
- "Bilet kutusunu koltuğunun altına sıkıştırmış, elleri ceplerinde bir otobüs biletçisi geçti."
-
Bir nesneyi sıkıca duracak biçimde bir yere koymak, yerleştirmek veya orada tutmak
-
Gevşek veya seyrek olan şeyleri birbirine yaklaştırarak sıkı duruma getirmek; sıkılamak
- "İstanbul tren yahut vapurunda hele bir kimseyi biraz sıkıştırın, hemen çarpılır, çay semaveri gibi oturduğu yerde fıkır fıkır kaynamaya başlar."
-
Bir şeyin sıkışmasına, kısılmasına, ezilmesine sebep olmak
- "Parmağını pencereye sıkıştırmak."
-
Bakınız tutuşturmak
- "Eline dolu bir kadeh sıkıştırdılar."
-
Bakınız kıstırmak
- "Anlattığına göre Niğde yakınlarındaki köylerden birinde imiş, sıkıştırmışlar. Jandarmalarla vuruşmuş."
-
[mecaz]
Üstüne düşüp zorlamak
- "Kocakarı odadan çıktıkça ben Nuri'yi sıkıştırıyorum."
-
[argo]
Elle sarkıntılık etmek
-
[-i]
Bir şeyi dar bir yere zorla sığdırmak; tıkmak
- BASIKLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Basık bir duruma gelmek
-
[nesnesiz]
Basık bir duruma gelmek
- SIKLAŞTIRMA
-
-
[isim]
Sıklaştırmak işi
-
[isim]
Sıklaştırmak işi
- SIKIŞTIRICI
-
-
[isim]
Sıkıştırma işini yapan alet
-
[isim]
Sıkıştırma işini yapan alet
- SIKILMAZLIK
-
-
[isim]
Bakınız utanmazlık
- "Hicap bir ayıp; utanmazlık, sıkılmazlık, yılışıklık bir meziyet oldu."
-
[isim]
Bakınız utanmazlık
- SIRILSIKLAM
-
-
[sıfat]
Büsbütün ıslak, çok ıslak; sırsıklam, yamyaş
- "Yüzleri, kafalarından aşağı birkaç bakraç su akıtılmış gibi sırılsıklamdı terden."
-
[sıfat]
Büsbütün ıslak, çok ıslak; sırsıklam, yamyaş