İçinde so olan 5 harfli 55 kelime var. İçerisinde SO bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında so olan kelimeler listesine ya da sonu so ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SONDA

Kelime Kökeni: İtalyanca sonda

  1. [isim, teknik] Suyun herhangi bir noktadaki derinliğini ölçmek, dip tabakaların yapısını incelemek için kullanılan araç
  2. Bir boşluğun içini yoklamaya yarayan uzunca ve ucu küt demir araç
  3. [tıp] Vücudun içinde birikip dışarı atılamayan sıvıyı çekmek veya vücuda sıvı vermek için kullanılan araç
SOSİS

Kelime Kökeni: Fransızca saucisse

  1. [isim] Kıyılmış etin baharatla yoğurulduktan sonra ya tam ya da yarı pişirilerek hayvan bağırsağı içine doldurulmasıyla hazırlanan bir yiyecek türü
    • "Sosisin ekmeği ve hardalı o kadar boldur ki bir porsiyonla iki kişi bile doyar." (Salâh Birsel)
SOLCU

  1. [sıfat] Sol görüşlü partilerin yandaşı olan (kimse)
SOĞUK

  1. [sıfat] Isısı düşük olan, sıcak karşıtı
    • "Alnımda soğuk bir el hissediyorum." (Cengiz Dağcı)
  2. Üşütecek derecede ısısı olan
    • "Güneşli, soğuk bir gündü." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. [isim] Isının üşütecek kadar az veya düşük olması durumu
    • "Apışlarının arasına bir sac mangal alarak yakıcı soğuktan korunmaya çalışıyordu." (Ercüment Ekrem Talu)
  4. [mecaz] Duygudan, sevgiden yoksun olan, yakın ve içten olmayan; ilgisiz
    • "Soğuk tavırla birbirlerini selamlayıp uzaklaştılar." (Refik Halit Karay)
  5. [mecaz] Sevimsiz veya yersiz; antipatik
    • "Bu soğuk, yavan sözler zevkimi rencide ediyordu." (Hüseyin Cahit Yalçın)
  6. [mecaz] Cinsel istek duymayan
  7. [zarf] İlgisiz, sevimsiz bir biçimde veya memnuniyetsizliğini belli ederek
    • "Ayşe nişanlandığımı haber aldı, kıskandı, trende onun için soğuk davrandı ve ağladı." (Halide Edip Adıvar)
FASON

Kelime Kökeni: Fransızca façon

  1. [isim] Bakınız kesim
  2. [ticaret] Malzemesi marka sahibi tarafından karşılanarak başka bir firmaya yaptırılan mal; fason mal
  3. [ağızlardan] Kaçak olarak yapılan taklit ürün
MASON

Kelime Kökeni: Fransızca maçon

  1. [isim] Masonluk üyesi; farmason
ŞOSON

Kelime Kökeni: Fransızca chausson

  1. [isim] Kumaş veya ince deriden, çoğunlukla düz topuklu, ayağı bütünüyle saran ayakkabı
    • "Yahya Kemal'in redingotu biraz tozlanmıştı. Şosonları gümüş rengiydi." (Adalet Ağaoğlu)
SOMYA

Kelime Kökeni: Fransızca sommier

  1. [isim] Üzerine yatak ve minder konularak hem oturmaya hem yatmaya yarayan, genellikle yaylı olan, demir vb. malzemeden yapılmış yatak altlığı
    • "Onu uyandıran hafif bir somya gıcırtısı olmuştu." (Sait Faik Abasıyanık)
KESON

Kelime Kökeni: Fransızca caisson

  1. [isim, teknik] Su altında veya sulu zeminde temel ve köprü ayağı yapmak için kullanılan, içine su girmeyen büyük kutu
SONLU

  1. [sıfat] Sonu olan; bitimli
    • "Zamanın sonlu ve sonsuz akışları içinde iki yıl, kısa bir süredir." (Ahmet Cemal)
  2. [matematik] Sonu olan, sonsuz olmayan
SONAT

Kelime Kökeni: Fransızca sonate

  1. [isim, müzik] Bir veya iki çalgı için yazılmış, üç veya dört bölümden oluşan müzik eseri
SOMUT

  1. [sıfat] Varlığı duyularla algılanabilen; müşahhas, konkre, soyut karşıtı
    • "Taş, su, hava somut birer varlıktır."
  2. [isim] Somut olan şey
SONAR

Kelime Kökeni: Fransızca sonar

  1. [isim] Batmış olan nesnenin, yüzeye yakın balıkların yerini ve durumunu yansılanan ses dalgalarıyla belirleyen sistem
  2. Bu sistemden yararlanılarak yapılmış, denizaltılarda kullanılan cihaz
PATSO

  1. [isim] İçerisine kızartılmış patates konulan sandviç
SOMUN

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Yuvarlak, altı düz, üstü kabarık ekmek
    • "Çocuk işe başlamadan Şaban amca bir çanak yoğurtla bir yarım somunu getiriyordu." (Halide Edip Adıvar)
SOMON

Kelime Kökeni: Fransızca saumon

  1. [isim, hayvan bilimi] Bakınız somon balığı
SOMAK

  1. [isim, ağızlardan] Hayvanlarda yüzün çıkıntılı ve az çok sivri olan ön bölümü
  2. Taneleri alınmış mısır koçanı
SONKİ

  1. [sıfat] Son olan, en sondaki
    • "Mamafih bu sonki zümreye mensup kavimlerin lisanları arasında bir akrabalık bulunduğu da henüz ispat edilememiştir." (Ziya Gökalp)
SASON

  1. [isim] Batman iline bağlı ilçelerden biri
MUSON

Kelime Kökeni: Fransızca mousson

  1. [isim, coğrafya] Güney ve Güneybatı Asya kıyıları ile Avustralya’nın kuzey kıyılarında deniz ve karaların farklı ısınmasından kaynaklanan, yazın denizden karaya, kışın karadan denize doğru esen sürekli rüzgâr
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü