Başında arka olan 19 kelime var. ARKA ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde arka olan kelimeler listesine ya da sonu arka ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

ARKADAŞLIK, ARKALANMAK, ARKALIKSIZ, ARKASINDAN, ARKASIZLIK

9 Harfli Kelimeler

ARKADAŞÇA, ARKALAMAK, ARKALANMA, ARKALIKLI

8 Harfli Kelimeler

ARKALAMA

7 Harfli Kelimeler

ARKADAŞ, ARKAİZM, ARKALIÇ, ARKALIK, ARKASIZ

6 Harfli Kelimeler

ARKAİK, ARKALI

5 Harfli Kelimeler

ARKAÇ

4 Harfli Kelimeler

ARKA


Kelime bulma makinesi

A A K R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

AKAR, ARAK, ARKA, KARA

3 Harfli Kelimeler

AKA, ARA, ARK, KAR

2 Harfli Kelimeler

AK, AR, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ARKADAŞLIK

  1. [isim] Arkadaş olma durumu, arkadaşa yakışır davranış, omuzdaşlık, ünsiyet
    • "Kısa zamanda, unutamayacağım arkadaşlıklar kazandım." (Tarık Buğra)

ARKALANMAK

  1. [nsz] Kendisine yardım edilmek, destek olunmak

ARKALIKSIZ

  1. [sıfat] Arkalığı, sırt dayayacak yeri olmayan
    • "Çadır, içindeki arkalıksız iskemlelere kurulan müşterileri güneşten korur." (Salâh Birsel)

ARKASIZLIK

  1. [isim] Arkası olmama durumu

ARKASINDAN

  1. birinin yokluğunda
    • "Evin arkasında bahçe var."
    • "Annesi arka çıktı da çocuğu dayaktan kurtardı."
    • "Kaçakçılığın arkası alındı."
    • "Birini arkasından övmek."

ARKALANMA

  1. [isim] Arkalanmak işi

ARKALAMAK

  1. Bir kimseye güven vererek yardım etmek, destek olmak, korumak, müzaheret etmek
    • "Bu roman, sanırım İş Bankası'nın arkaladığı ilk Tan gazetesinde tefrika edilirken üniversite öğrencisi idi." (Haldun Taner)
  2. [-i] Arkasına almak, yüklenmek

ARKADAŞÇA

  1. [zarf] Arkadaş olarak
  2. İçtenlikle, dostça

ARKALIKLI

  1. [sıfat] Arkalığı, sırt dayayacak yeri olan

ARKALAMA

  1. [isim] Arkalamak işi, yardım, müzaheret

ARKASIZ

  1. [sıfat] Arkası olmayan
  2. Koruyanı olmayan, koruyucusu, dayanağı olmayan

ARKALIÇ

  1. [isim] Arkalık

ARKADAŞ

  1. [isim] Birbirlerine karşı sevgi ve anlayış gösteren kimselerden her biri, yaren
  2. Bir ortamda birlikte bulunanlardan her biri, hempa, refik
    • "Nedret'in arkadaşları bizi nezaketen davet ettiler." (Mahmut Yesari)

ARKALIK

  1. [isim] Sırt dayamaya yarayan yer
    • "Rıza Efendi iskemlesinin arkalığına iyice yaslandı." (Tarık Buğra)
  2. Sırtında yük taşıyan hamalların, yük taşırken kullandıkları arka yastığı, semer, arkalıç
  3. Ev içinde giyilen kolsuz, kalınca bir tür kısa hırka

ARKAİZM

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kullanıldığı çağdan daha eski bir çağa ait biçimin, yapının özelliği

ARKAİK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Güzel sanatlarda klasik çağ öncesinden kalan
  2. Konuşulan ve yazılan dilde, kullanımdan düşmüş olan (eski söz ve deyim)

ARKALI

  1. [sıfat] Arkası olan
  2. Koruyanı, koruyucusu, dayanağı olan
    • "Kadronun dört yüzden yukarısı masa başında bile oturmayan arkalıların." (Rıfat Ilgaz)

ARKAÇ

  1. [isim] Ağıl
  2. Dağ sırtlarında davarların yatırıldığı düz, rüzgâr almayan kuytu yer

ARKA

  1. [isim] Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı
    • "Evin arkasında bahçe var."
    • "Annesi arka çıktı da çocuğu dayaktan kurtardı."
    • "Kaçakçılığın arkası alındı."
    • "Birini arkasından övmek."
  2. Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi
    • "Çocuğun arkası ağrıyormuş."
    • "Uyandığımız zaman üçte birini arkada bırakmışızdır başlayan günün." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "İstanbul'da ne kadar şair, hikâyeci varsa hepsinin arkasına düşüyor, hepsiyle tanışıyordu." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
  3. Geri kalan bölüm, kısım
    • "Masalın arkası. Yazının arkası."
  4. Art, peş
  5. Otururken sırtın dayandığı yer
    • "Otomobile bindiğimiz zaman başını arkaya yaslamış, gözlerini yummuştu." (Tarık Buğra)
  6. İnsanın vücudu, bedeni
    • "Arkasında beli kemerli, dar, şık bir pardösü vardı." (Refik Halit Karay)
  7. [sıfat] Arkada olan, arkada bulunan
  8. Kayırıcı
    • "Memur olmak için büyük bir arka gerek." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  9. Geçmiş, geride kalmış zaman
    • "Bütün gözler arkaya, maziye çevrilmişti." (Yahya Kemal Beyatlı)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü