İçinde arka olan 59 kelime var. İçerisinde ARKA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında arka olan kelimeler listesine ya da sonu arka ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ARKADAŞSIZLIK
DANİMARKALI, MARKALANMAK, MARKALAŞMAK, MARKASIZLIK, SARKABİLMEK, SARKAÇLAMAK
ARKADAŞLIK, ARKADAŞSIZ, ARKALANMAK, ARKALIKSIZ, ARKASIZLIK, MARKACILIK, MARKALAMAK, MARKALANMA, MARKALAŞMA, MATRİARKAL, PATRİARKAL, SARKABİLME, SARKAÇLAMA
ARKABAHÇE, ARKADAŞÇA, ARKALAMAK, ARKALANMA, ARKALIKLI, ATARKANAL, DANİMARKA, MARKALAMA, SARKAÇSIZ
ARKALAMA, ARKAÜSTÜ, BARKAROL, KARKAMIŞ, MARKAJCI, MARKASIZ, SARKAÇLI
APARKAT, ARKADAŞ, ARKAİZM, ARKALIÇ, ARKALIK, ARKASIZ, ÇARKACI, KARKARA, MARKACI, MARKALI
ARKAİK, ARKALI, BARKAN, KARKAS, MARKAJ, SARKAÇ
ARKAÇ, BARKA, ÇARKA, MARKA, PARKA, YARKA
ARKA
Arka Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
AKAR, AKRA, ARAK, ARKA, KARA
3 Harfli Kelimeler
AKA, ARA, ARK, KAR
2 Harfli Kelimeler
AK, AR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ARKADAŞSIZLIK
-
-
[isim]
Arkadaşsız olma durumu
- "Islak parke taşlarındaki parıltılarda evsizliğin, arkadaşsızlığın, uykudan kaçan endişenin melankolisi vardı."
-
[isim]
Arkadaşsız olma durumu
- MARKALAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Ürün marka durumuna gelmek
-
[mecaz]
Kişi, kurum vb. marka durumuna gelmek; marka olmak
-
[nesnesiz]
Ürün marka durumuna gelmek
- DANİMARKALI
-
-
[isim]
Danimarka’da yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
-
[isim]
Danimarka’da yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
- MARKALANMAK
-
-
[nesnesiz]
Markalama işi yapılmak
-
[nesnesiz]
Markalama işi yapılmak
- MARKASIZLIK
-
-
[isim]
Markasız olma durumu
-
[isim]
Markasız olma durumu
- SARKAÇLAMAK
-
-
[-i, spor]
Türlü tutuş ve duruşlarda gergin durumda bulunan vücut bölümlerini kendi ağırlıklarıyla düşmeye ve sallanmaya bırakmak
-
[-i, spor]
Türlü tutuş ve duruşlarda gergin durumda bulunan vücut bölümlerini kendi ağırlıklarıyla düşmeye ve sallanmaya bırakmak
- SARKABİLMEK
-
-
[-e]
Sarkma ihtimali veya imkânı bulunmak
-
[-e]
Sarkma ihtimali veya imkânı bulunmak
- PATRİARKAL
-
Kelime Kökeni: Fransızca patriarcal
-
[sıfat, toplum bilimi]
Bakınız ataerkil
-
[sıfat, toplum bilimi]
Bakınız ataerkil
- SARKABİLME
-
-
[isim]
Sarkabilmek işi
-
[isim]
Sarkabilmek işi
- ARKASIZLIK
-
-
[isim]
Arkasız olma durumu
- "Osmanlı artık çaresizliği, yapayalnızlığı, arkasızlığı öle dirile yaşıyordu."
-
[isim]
Arkasız olma durumu
- MARKALAŞMA
-
-
[isim]
Markalaşmak işi
-
[isim]
Markalaşmak işi
- ARKADAŞLIK
-
-
[isim]
Arkadaş olma durumu, arkadaşa yakışır davranış
- "Kısa zamanda unutamayacağım arkadaşlıklar kazandım."
-
[isim]
Arkadaş olma durumu, arkadaşa yakışır davranış
- MARKALAMAK
-
-
[-i]
Bir nesneyi tanıtmak veya benzerlerinden ayırmak için işaret koymak
-
[-i]
Bir nesneyi tanıtmak veya benzerlerinden ayırmak için işaret koymak
- MATRİARKAL
-
Kelime Kökeni: Fransızca matriarcal
-
[sıfat, toplum bilimi]
Bakınız anaerkil
-
[sıfat, toplum bilimi]
Bakınız anaerkil
- MARKACILIK
-
-
[isim]
Markacı olma durumu
-
[isim]
Markacı olma durumu
- ARKADAŞSIZ
-
-
[sıfat]
Arkadaşı olmayan
- "Babam belki anladığı ile ızdıraplı idi; ben ise sezdiklerimle şekilsiz ve kalitesiz, tanımsız ve arkadaşsız bir ızdıraptayım."
-
[zarf]
Arkadaşı olmadan
- "On üç yıllık evlilik hayatının onda bıraktığı düşünce arkadaşsız, yalnız kaldığı düşüncesinden başka bir şey değildi."
-
[sıfat]
Arkadaşı olmayan
- ARKALIKSIZ
-
-
[sıfat]
Arkalığı, sırt dayayacak yeri olmayan
- "Çadır, içindeki arkalıksız iskemlelere kurulan müşterileri güneşten korur."
-
[sıfat]
Arkalığı, sırt dayayacak yeri olmayan
- SARKAÇLAMA
-
-
[isim]
Sarkaçlamak işi
-
[isim]
Sarkaçlamak işi
- MARKALANMA
-
-
[isim]
Markalanmak işi
-
[isim]
Markalanmak işi
- ARKALANMAK
-
-
[nesnesiz]
Kendisine yardım edilmek, destek olunmak
-
[-e, mecaz]
Arka vermek, destek olmak
- "Ancak o, askerî bir güç olmak yerine yardım faaliyetlerine arkalanan siyasi bir güç olmak niyetindeydi."
-
[-i]
Arkasına almak; sırtlamak
- "Mükerrem, Nizamettin'in taşıdığı Yılmaz'ı arkalandı. Nizamettin gibi çevik olan Mükerrem kısa boylu, pehlivan yapılıydı."
-
[nesnesiz]
Kendisine yardım edilmek, destek olunmak