İçinde s olan 4 harfli 332 kelime var. İçerisinde S harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında s harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu s harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ASMA
-
-
[isim]
Asmak işi
-
[sıfat]
Asılmış, asılı
- "Mahallenin bütün çocukları sıra ile bu asma salıncakta sallanıyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Asmak işi
- İSAL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Ulaştırma
-
[isim]
Ulaştırma
- SERT
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı
- "Sert tahta."
-
Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen
- "Tabakanın sert yaylı kapağını tak diye kapatıyor." (Tarık Buğra)
-
Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı
- "Sert iklim. Sert hava."
-
Güçlü kuvvetli
- "Kapıyı kapadı, döndü, sert adımlarla ilerledi." (Memduh Şevket Esendal)
-
Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı
- "Sert şarap. Sert tütün."
-
Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan
- "Birçokları beni dik ve sert olduğum için belki sevmiyorlardı." (Memduh Şevket Esendal)
-
Gönül kırıcı, katı, ters
- "... sarardı, dudakları titredi ama adam sert bir davranışla kadehi kadının eline tutuşturdu." (Halide Edip Adıvar)
-
Hırçın, öfkeli, hiddetli, gönül kırıcı
- "Sert ses."
- "Zaten Atatürk'ün ne vakit öfkesine kapılarak herhangi bir kimseye karşı herhangi bir sert harekette bulunduğunu kim hatırlar?" (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Titizlikle uygulanan, sıkı
- "Sert bir yönetim."
-
Ötümsüz
-
[sıfat]
Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı
- SİTE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Genellikle belli meslek adamları için yapılmış veya belli amaçlarla kurulmuş konutlar topluluğu, iş merkezi
-
Şehir
-
Kentlerde, belirli bir merkezden yönetilen, genellikle güvenliği sağlanmış toplu yerleşim merkezi
-
İlk Çağda kendi yasalarıyla yönetilen bir veya birkaç kentten oluşan devlet
-
Kişi veya kuruluşların Genel Ağ'da oluşturduğu değişik konulardaki bilgilendirici sayfalar
-
[isim]
Genellikle belli meslek adamları için yapılmış veya belli amaçlarla kurulmuş konutlar topluluğu, iş merkezi
- TEST
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Bir kimsenin, bir topluluğun doğal veya sonradan kazanılmış yeteneklerini, bilgi ve becerilerini ölçmeye ve anlamaya yarayan sınama
-
Doğru cevabın seçenekler arasından bulunmasına dayanan bir sınav türü
- "O gün üniversite test sınavında kazanamadığını öğrenmiştir." (Haldun Taner)
-
Biyolojik bir işlevi veya değişmez bir niteliği incelenen bireyin tepkisini, örnek olarak alınan normal bireyinkiyle karşılaştırarak ölçmeye ve değerlendirmeye yarayan yoklama
- "Bilimsel testler karganın attan daha zeki olduğunu saptayalı hanidir." (Haldun Taner)
-
Bir hastalığın varlığını ve niteliğini anlamak için yapılan laboratuvar araştırması
-
[isim]
Bir kimsenin, bir topluluğun doğal veya sonradan kazanılmış yeteneklerini, bilgi ve becerilerini ölçmeye ve anlamaya yarayan sınama
- ASES
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Osmanlı İmparatorluğu'nda Yeniçeri Ocağının kaldırılmasından önceki güvenlik görevlisi
-
Gece bekçisi
-
[isim]
Osmanlı İmparatorluğu'nda Yeniçeri Ocağının kaldırılmasından önceki güvenlik görevlisi
- SIĞA
-
-
[isim]
Kapasite
-
[isim]
Kapasite
- SİNİ
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Üzerinde yemek de yenilebilen yuvarlak, bakır veya pirinçten büyük tepsi
- "Sininin üstünde, çepeçevre tahta kaşıklar ve yerde sini etrafında birer küçük minder dizilmişti." (Ahmet Haşim)
-
[isim]
Üzerinde yemek de yenilebilen yuvarlak, bakır veya pirinçten büyük tepsi
- ASAN
- ...
- FARS
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Güldürü
-
[isim]
Güldürü
- SİLİ
-
-
[isim]
Kilim, yünden dokunmuş yaygı
-
[isim]
Kilim, yünden dokunmuş yaygı
- SORU
-
-
[isim]
Bir şey öğrenmek için birine yöneltilen ve karşılık gerektiren söz veya yazı, sual
- "Minicik ellerini uzatarak bu taş nedir, diyen sorusu hâlâ hatırımızda!" (Orhan Seyfi Orhon)
-
Bir öğrenciye sınavda yöneltilen söz veya yazı, sual
-
[isim]
Bir şey öğrenmek için birine yöneltilen ve karşılık gerektiren söz veya yazı, sual
- USAT
- ...
- PERS
- ...
- SERE
-
-
[isim]
Açık duran başparmağın ucundan işaret parmağının ucuna kadar olan uzaklık, sele
-
[isim]
Açık duran başparmağın ucundan işaret parmağının ucuna kadar olan uzaklık, sele
- ARSA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Üzerine yapı yapılmak için ayrılmış yer
-
[isim]
Üzerine yapı yapılmak için ayrılmış yer
- İRSİ
- ...
- KESİ
- ...
- STOP
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[ünlem]
"Dur" anlamında bir seslenme sözü
-
[isim]
Telgraf ve telefonla olan haberleşmelerde cümleleri birbirinden ayırmak için kullanılan bir söz
-
[ünlem]
"Dur" anlamında bir seslenme sözü
- LÜKS
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
Giyimde, eşyada, harcamada aşırı gitme, gösteriş, şatafat
- "Lüksleri, rahatları, eğlenceleri yerindedir." (Necati Cumalı)
-
[sıfat]
Gösterişli, şatafatlı
- "Bu lüks lokantada öğle yemeği yiyor." (Tarık Buğra)
-
[sıfat]
Gereksinim dışı olan
-
[sıfat]
Aşırı, fazla
-
Giyimde, eşyada, harcamada aşırı gitme, gösteriş, şatafat