İçinde pürüz olan 12 kelime var. İçerisinde PÜRÜZ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında pürüz olan kelimeler listesine ya da sonu pürüz ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

14 Harfli Kelimeler

PÜRÜZLENDİRMEK

13 Harfli Kelimeler

PÜRÜZLENDİRME

11 Harfli Kelimeler

PÜRÜZLENMEK, PÜRÜZSÜZLÜK

10 Harfli Kelimeler

PÜRÜZLEMEK, PÜRÜZLENME, PÜRÜZLÜLÜK

9 Harfli Kelimeler

PÜRÜZALIR, PÜRÜZLEME

8 Harfli Kelimeler

PÜRÜZSÜZ

7 Harfli Kelimeler

PÜRÜZLÜ

5 Harfli Kelimeler

PÜRÜZ

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Pürüz Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

P R Z Ü Ü

5 Harfli Kelimeler

PÜRÜZ

3 Harfli Kelimeler

PÜR

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

PÜRÜZLENDİRMEK

  1. [-i] Pürüzlenme işini yaptırmak
PÜRÜZLENDİRME

  1. [isim] Pürüzlendirmek işi
PÜRÜZLENMEK

  1. [nesnesiz] Pürüz oluşmak, pürüzlü duruma gelmek
  2. Ses boğuk ve bozuk çıkmak
    • "Konserlerde sesi pürüzlendiği zaman böyle yapardı." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. [mecaz] Bir iş, durum vb. karışık ve güç bir duruma gelmek
PÜRÜZSÜZLÜK

  1. [isim] Pürüzsüz olma durumu
    • "Cenap Şehabettin Bey'in aşk şiirlerinin pürüzsüzlüğü derecesinde değilse bile daha içinden gelen ve şahsi bir cazibeyle eserler yazmıştı." (Halide Edip Adıvar)
PÜRÜZLÜLÜK

  1. [isim] Pürüzlü olma durumu
PÜRÜZLENME

  1. [isim] Pürüzlenmek işi
PÜRÜZLEMEK

  1. [-i] Yapılarda sıva, alçı veya boyanın daha iyi tutmasını sağlamak amacıyla yüzeyi pürüzlü duruma getirmek
PÜRÜZALIR

  1. [isim] Bir borunun ağzına biçim vermek, genişletmek veya çapaklarını, pürüzlerini almak için kullanılan, çevresinde kesici yüzü bulunan alet; rayba
PÜRÜZLEME

  1. [isim] Pürüzlemek işi
PÜRÜZSÜZ

  1. [sıfat] Pürüzü olmayan
    • "Yüzü bir sabah gibi düz ve pürüzsüzdü." (Kenan Hulûsi Koray)
  2. Düzgün (ses)
    • "Pürüzsüz, billur gibi sesleri İncirlik, Kanlıdere taraflarını çın çın öttürüyordu." (Osman Cemal Kaygılı)
  3. [mecaz] Karışık olmayan (durum, iş); kılçıksız
  4. [zarf] Hatasız, takılmadan
    • "Pürüzsüz, tane tane şarkı söyler gibi ahenkli bir konuşma tarzı vardı." (Haldun Taner)
PÜRÜZLÜ

  1. [sıfat] Pürüzü olan
    • "Pürüzlü cilt."
  2. Boğuk ve bozuk (ses); çatallı
    • "Sesi biraz pürüzlüydü." (Yusuf Atılgan)
  3. [mecaz] Karışık, güç (durum, iş); kılçıklı
    • "Mesele pürüzlüdür, bir skandal hâlini almasından korkulur." (Refik Halit Karay)
PÜRÜZ

  1. [isim] Bir şeyin düzgünlüğünü bozacak çıkıntı, gedik veya kusur
    • "Ama üzerinde iğne ucu kadar olsun bir pürüz bulunmayan o pırıl pırıl elmanın içinden açtığı labirentlere pisliklerini saçmış, kapkara bir kurt çıktı." (Tarık Buğra)
  2. [mecaz] Bakınız engel
    • "Tam olacak gibi oluyor, gene bir pürüz, gene bir pürüz." (Adalet Ağaoğlu)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü