İçinde pl olan 8 harfli 116 kelime var. İçerisinde PL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında pl olan kelimeler listesine ya da Sonu pl ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SAPLANMA
-
-
[isim]
Saplanmak işi
-
[isim]
Saplanmak işi
- TOPLAMAK
-
-
[-i]
Bir araya getirmek
- "Şairin bütün eserlerini, bütün hatıralarını toplayacak." (Orhan Seyfi Orhon)
-
[nsz]
Devşirmek
- "Kırlardan çiçek topladık."
-
Devşirip kaldırmak
- "Sofrayı toplamak. Yatakları toplamak."
-
Dağınıklıktan kurtarmak
- "Bu odayı biraz toplamak gerek."
-
Bir araya getirmek, düzene sokmak, düzeltmek
- "Uzun yağlı saçlarını parmaklarıyla taradı, kalpağının altında topladı." (Memduh Şevket Esendal)
-
[nsz]
Artırıp biriktirmek
- "Epey servet toplamış."
-
[nsz]
Hizmete çağırmak
- "Asker toplamak."
-
Vergi veya bağışı verecek olanlardan almak
-
[nsz]
Şişmanlamak, kilo almak
-
[nsz]
Çıban, yara irinlenmek
-
Sayıları veya nicelikleri birbirine ekleyip toplamını bulmak
-
[-i]
Bir araya getirmek
- ÇÖPLEMEK
- ...
- TOPLAYIŞ
-
-
[isim]
Toplama işi veya biçimi
-
[isim]
Toplama işi veya biçimi
- MEHTAPLI
-
-
[sıfat]
Mehtabı olan
- "Nihayet mehtaplı ılık ağustos akşamında atıma atladım." (Halide Edip Adıvar)
-
[sıfat]
Mehtabı olan
- PLATONİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Gerçekte var olmayan, düşte kalan, hep öyle kalması istenilen (aşk, sevgi ve ilgi), eflatuni
- "Ona duyduğu ilgi olsa olsa platonik bir ilgi olacaktı." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Gerçekte var olmayan, düşte kalan, hep öyle kalması istenilen (aşk, sevgi ve ilgi), eflatuni
- TOPLANTI
-
-
[isim]
Birden çok kimsenin türlü amaçlarla bir araya gelmesi, içtima
- "Komisyon toplantısı bitsin de görürsünüz." (Memduh Şevket Esendal)
-
Bir gündem üzerinde görüşmek amacıyla ilgililerin katılmasıyla yapılan birleşim
-
Bir meclisin bir yıl içindeki birleşimlerinin tümü
-
Toplanma, bir araya gelme, kabarıklık oluşturma
- "Gür kaşları başlangıçlarında kıvrık toplantılar yaparak incele incele uçlarında büsbütün sivrilirdi." (Halit Ziya Uşaklıgil)
-
[isim]
Birden çok kimsenin türlü amaçlarla bir araya gelmesi, içtima
- HOPLAMAK
-
-
[nsz]
Sevinçten, korkudan veya oyun için, bulunduğu yerde havaya doğru fırlamak
-
[nsz]
Sevinçten, korkudan veya oyun için, bulunduğu yerde havaya doğru fırlamak
- MUZİPLİK
-
-
[isim]
Takılganlık, yaramazlık
- "Mektepte böyle değildir ... sörlerin katmerli taassuplarını her gün şahlandıracak muziplikler bulurdu." (Aka Gündüz)
- "Genç kadın, ona muziplik etmekten hoşlanır gibi gülerek devam ediyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
- "Gülmüşler ve kendisine, arkadaşının bir muzipliğine uğradığını söylemişler." (Falih Rıfkı Atay)
-
[isim]
Takılganlık, yaramazlık
- PLATİNSİ
-
-
[sıfat]
Platini andıran, platine benzeyen, platin gibi, platinimsi
-
[sıfat]
Platini andıran, platine benzeyen, platin gibi, platinimsi
- AHBAPLIK
-
-
[isim]
Ahbap olma durumu, ünsiyet
- "Bizim de bahçıvan kızı ile ahbaplığımız şurada birkaç gün daha ya sürer ya sürmez!" (Osman Cemal Kaygılı)
-
[isim]
Ahbap olma durumu, ünsiyet
- PLAYBACK
- ...
- MİYOPLUK
-
-
[isim]
Miyop olma durumu
-
[isim]
Miyop olma durumu
- SAHİPLİK
-
-
[isim]
Sahip olma durumu
- "Bu çucuğun sahipliği biraz da benim üstüme, anası değil miyim?" (Emine Işınsu)
-
Kendisinin olan bir şeyi yasa çerçevesi içinde dilediği gibi kullanabilme hakkını taşıma durumu, iyelik
-
[isim]
Sahip olma durumu
- TÜPLEMEK
-
-
[-i]
Tüpe yerleştirmek, doldurmak
-
[-i]
Tüpe yerleştirmek, doldurmak
- PLATFORM
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Yüksekçe yer
-
Büyük çaplı tabakaların çarpılması ve bunun sonucunda oluşan hafif eğimlerle nitelenen jeolojik yapı tipi
-
Bir siyaset programında, dayanılan düşünce veya düşüncelerin tümü
-
[isim]
Yüksekçe yer
- RAKİPLİK
-
-
[isim]
Birbirine rakip olma durumu, rekabet
-
[isim]
Birbirine rakip olma durumu, rekabet
- CÜNÜPLÜK
-
-
[isim]
Cünüp olma durumu, cenabet
-
[isim]
Cünüp olma durumu, cenabet
- ÇAPLAMAK
-
-
[-i]
Bir şeyin enini, boyunu ölçmek, çapkımak
-
Keresteleri dört köşe olarak kesip biçmek
-
[-i]
Bir şeyin enini, boyunu ölçmek, çapkımak
- TİPLEŞME
-
-
[isim]
Tipleşmek durumu
-
[isim]
Tipleşmek durumu