Sonunda var olan 33 kelime var. VAR ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde var olan kelimeler listesine ya da başında var olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

KONSERVATUVAR, YILDIRIMSAVAR

12 Harfli Kelimeler

OBSERVATUVAR

11 Harfli Kelimeler

ASALAKSAVAR, LABORATUVAR

10 Harfli Kelimeler

BÖCEKSAVAR, REPERTUVAR, SİNEKSAVAR

9 Harfli Kelimeler

FÜZESAVAR, KARADAVAR, TANKSAVAR, UÇAKSAVAR, UYDUSAVAR

8 Harfli Kelimeler

KONTUVAR, TRETUVAR

7 Harfli Kelimeler

AKYUVAR, ALYUVAR, CANAVAR, PENUVAR, PİSUVAR, ÜMİTVAR

6 Harfli Kelimeler

BULVAR, KULVAR, ŞALVAR

5 Harfli Kelimeler

CİVAR, DAVAR, DUVAR, EDVAR, LİVAR, PUVAR, YUVAR

4 Harfli Kelimeler

AVAR

3 Harfli Kelimeler

VAR

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Var Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A R V

3 Harfli Kelimeler

VAR

2 Harfli Kelimeler

AR, AV, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KONSERVATUVAR

Kelime Kökeni: Fransızca conservatoire

  1. [isim] Müzik, tiyatro ve bale öğretiminin yapıldığı okul
    • "Lise onuncu sınıfta, o yıl konservatuvarı bitirmiş bir gençle tanışmıştım." (Adalet Ağaoğlu)
YILDIRIMSAVAR

  1. [isim] Yıldırımların zararını önlemekte kullanılan, ucunda bakır veya platin bulunan, 5-10 metre uzunluğunda demir çubuk ve bununla toprak veya kuyu arasında çekilen bakır telden oluşan koruma aracı; yıldırımkıran, yıldırımlık, yıldırım siperi, paratoner, siperisaika
OBSERVATUVAR

Kelime Kökeni: Fransızca obsérvatoire

  1. [isim, gök bilimi] Bakınız gözlemevi
LABORATUVAR

Kelime Kökeni: Fransızca laboratoire

  1. [isim] Ayrıştırma, birleştirme yoluyla bir sonuca ulaşmak veya teşhis koymak için çeşitli araçlar kullanılarak tıp, eczacılık, fizik, kimya gibi bilim dallarıyla ilgili araştırmaların, deneylerin yapıldığı özel donanımlı yer
    • "Fizik laboratuvarı."
  2. Bakınız dil laboratuvarı
ASALAKSAVAR

  1. [sıfat, tıp] Bir canlıda sürekli veya geçici yaşayarak ona zarar veren başka canlıyı yok eden; antiparazit
SİNEKSAVAR

  1. [isim] Sinekleri öldürmekte kullanılan sprey biçimindeki zehirli ilaç
REPERTUVAR

Kelime Kökeni: Fransızca répertoire

  1. [isim] Sanatçının söylemek üzere çalışıp hazırlandığı şarkı veya türkü listesi
  2. Bakınız birikim
    • "Evrenin zengin repertuvarı onun tükenmez ilham kaynağıdır." (Haldun Taner)
  3. [tiyatro] Bir tiyatro kurulunun oynamak için seçip hazırlamış olduğu oyunların listesi
    • "Atılacak bu ilk adımdan sonra repertuvar meselesi kalır." (Yahya Kemal Beyatlı)
  4. [tiyatro] Bir oyuncunun ezberlediği ve oynadığı rollerin listesi
  5. [müzik] Bakınız dağarcık
BÖCEKSAVAR

  1. [isim] Evdeki zararlı böcekleri etkisiz hâle getirmek için kullanılan ve ilaç püskürten araç
KARADAVAR

  1. [isim] Her yaştaki kıl keçisi veya kıl keçisi sürüsü
FÜZESAVAR

Kelime Kökeni: Fransızca fusée + Türkçe savar

  1. [isim, askerlik] Saldırı nitelikli füzeleri etkisiz duruma getirmek amacıyla üretilen savunma sistemi
UYDUSAVAR

  1. [isim] Uzaya gönderilen ve nükleer silah taşıyan uydulara karşı geliştirilen silah sistemi
TANKSAVAR

  1. [isim, askerlik] Tankları hedef olarak seçen ve onları etkisiz hâle getirmek için kullanılan silah
UÇAKSAVAR

  1. [isim, askerlik] Hava hedeflerine karşı yerden kullanılan silahlara verilen genel ad
    • "Çamlıca sırtlarında iki uçaksavar ışıldağı karanlık gökyüzünü tarıyorlardı." (Haldun Taner)
KONTUVAR

Kelime Kökeni: Fransızca comptoir

  1. [isim, ticaret] Kara ve hava yolları ulaşımında bilet ve bagaj işlemlerinin yapıldığı tezgâh veya bölüm
TRETUVAR

Kelime Kökeni: Fransızca trottoir

  1. [isim] Bakınız yaya kaldırımı
PİSUVAR

Kelime Kökeni: Fransızca pissoir

  1. [isim] Genel tuvaletlerde erkeklerin kullandığı, duvar kenarına yerleştirilmiş sidiklik
CANAVAR

Kelime Kökeni: Farsça cānāver

  1. [isim] Masallarda sözü geçen yabani, yırtıcı hayvan
    • "Sen bir ahu gibi dağdan dağa kaçsan da yine / Seni aşkım canavarlar gibi takip edecek" (Faruk Nafiz Çamlıbel)
  2. [sıfat, mecaz] Acımasız, kötü ruhlu, zalim (kimse)
    • "Seni bu canavardan kurtarmak istiyorum. Onu uçuruma iteyim mi?" (Halide Edip Adıvar)
  3. [mecaz] Bakınız köpek balığı
    • "Balıklara canavar hücum etmesin diye göz kulak olurmuş." (Sait Faik Abasıyanık)
  4. [mecaz] Haşarı, yaramaz çocuk
  5. [ağızlardan] Kurt, domuz vb. cana kıyan yaban hayvanı
    • "Koyunların memelerini bir kere ya çekmişler ya çekmemişler ki canavar göz alıcı bir kükreyişle suyu geçmeye başlamış." (Bilge Seyidoğlu)
  6. [sıfat] Herhangi bir şeye çok düşkün olan
    • "Kurabiye canavarı."
PENUVAR

Kelime Kökeni: Fransızca peignoir

  1. [isim] Bir tür sabahlık
AKYUVAR

  1. [isim, anatomi] Kan, lenf vb. vücut sıvılarında bulunan çekirdekli, yuvarlak hücre; lökosit
ÜMİTVAR

Kelime Kökeni: Farsça umīd + vār

  1. [sıfat] Bakınız umutlu
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü