İçinde peş olan 25 kelime var. İçerisinde PEŞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında peş olan kelimeler listesine ya da sonu peş ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

PEŞTAMALCILIK

11 Harfli Kelimeler

PEŞKİRCİLİK, PEŞTAMALLIK, PEŞTAMALSIZ

10 Harfli Kelimeler

PEŞİNATSIZ, PEŞİNCİLİK, PEŞTAMALCI, PEŞTAMALLI

9 Harfli Kelimeler

BUDAPEŞTE

8 Harfli Kelimeler

PEŞKİRCİ, PEŞMELBA, PEŞTAHTA, PEŞTAMAL

7 Harfli Kelimeler

KÜPEŞTE, PEŞİNAT, PEŞİNCİ, PEŞİNEN, PEŞTUCA

6 Harfli Kelimeler

PEŞKEŞ, PEŞKİR, PEŞREV

5 Harfli Kelimeler

PEŞİN, PEŞLİ, PEŞTU

3 Harfli Kelimeler

PEŞ

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Peş Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E P Ş

3 Harfli Kelimeler

PEŞ

2 Harfli Kelimeler

EŞ, PE, ŞE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

PEŞTAMALCILIK

  1. [isim] Peştamalcının işi
PEŞTAMALSIZ

  1. [sıfat] Peştamalı olmayan
PEŞKİRCİLİK

  1. [isim] Peşkircinin işi
PEŞTAMALLIK

  1. [isim, eskimiş, ticaret] Bakınız hava parası
  2. [sıfat] Peştamal olmaya yarayan (dokuma)
PEŞTAMALLI

  1. [sıfat] Peştamalı olan
    • "Babam peştamallı başımı okşadı ve on dakika sonra yola çıktık." (Aka Gündüz)
PEŞTAMALCI

  1. [isim] Peştamal, futa, havlu vb. dokuyan veya satan kimse
PEŞİNATSIZ

  1. [zarf] Peşin para vermeden veya almadan
    • "Peşinatsız taksitle satış."
PEŞİNCİLİK

  1. [isim] Peşinci olma durumu
BUDAPEŞTE

  1. [isim] Macaristan'ın başkenti
PEŞKİRCİ

  1. [isim] Peşkir dokuyan veya satan kimse
PEŞTAHTA

Kelime Kökeni: Farsça pīş + taḫte

  1. [isim, eskimiş] İş masası gibi kullanılan çekmece
  2. Sarrafların üzerinde para saydıkları tahta
PEŞMELBA

Kelime Kökeni: Fransızca pêche melba

  1. [isim] Çekirdeği çıkarılmış yarım şeftalinin genellikle vanilyalı veya kaymaklı dondurma üzerine oturtulması ve krema ile süslenmesiyle yapılan bir tür tatlı
PEŞTAMAL

Kelime Kökeni: Farsça puştmāl

  1. [isim] Hamamda örtünmek için kullanılan ince dokuma
    • "Misafirlere mahsus bir sürü yedek silecek bohçaları peştamalından kesesine kadar hazır durur." (Refik Halit Karay)
  2. İş yaparken bele bağlanan uzun, geniş dokuma
  3. Kadınların başlarına ve omuzlarına örttükleri dokuma
    • "Sonra onun da arkasındaki peştamal kan içinde, saçları didik didik, yuvarlandığını gördüm." (Halide Edip Adıvar)
PEŞİNCİ

  1. [isim] Malı peşin para ile satan veya satın alan kimse
  2. Peşin alışverişi alışkanlık hâline getiren kimse
KÜPEŞTE

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, denizcilik] Gemide güverte hizasında ıskarmoz bağlarına tutturulan dikmelerin dış yüzlerine kaplanan kaplamaların oluşturduğu siper, borda kaplamalarının en üstü, güverteden yukarı kalan bölüm; korkuluk, parapet
    • "Adam yüze yüze geldi ve bir maymun çevikliğiyle küpeşteye tırmanıp güverteye atıldı." (Halikarnas Balıkçısı)
  2. [mimarlık] Duvarların üzerine, balkon veya pencerelerin içine çimento ve mozaik karışımı ile yapılan dolgu set; parapet
PEŞİNAT

Kelime Kökeni: Farsça pīşīn + Arapça -āt

  1. [isim] Bir alışveriş veya hizmet için önceden verilen bir miktar para
    • "Peşinat ne kadar?"
PEŞİNEN

Kelime Kökeni: Farsça pīşīn + Arapça -en

  1. [zarf] Peşin olarak
    • "Kâğıt parasını oyuna başlamadan peşinen cepten vereceğiz." (Kemal Tahir)
  2. Bakınız önceden
PEŞTUCA

  1. [isim] Afganlar tarafından kullanılan dil
  2. [sıfat] Bu dille yazılmış olan
PEŞKİR

Kelime Kökeni: Farsça pīşgīr

  1. [isim] Genellikle pamuk ipliğinden dokunmuş ince havlu
    • "Kafası babasının dükkânıyla meşgul olan oğul, elini yüzünü yıkamış, duvardaki peşkiri alıp odaya dönerken kadın pencereye az önceki gibi dayandı." (Orhan Kemal)
  2. Bakınız peçete
    • "Henüz birkaç yudum içtiği şarabın ıslaklığını sapsarı bıyıklarının üstünden peşkiriyle silerek dedi ki..." (Peyami Safa)
PEŞKEŞ

Kelime Kökeni: Farsça pīşkeş

  1. [isim] Yaranmak amacıyla uygunsuz olarak verilen şey
  2. [eskimiş] Bakınız armağan
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü