İçinde oyu olan 7 harfli 28 kelime var. İçerisinde OYU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında oyu olan kelimeler listesine ya da Sonu oyu ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
O U Y Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
OY, UY, YO
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KOYULUŞ
- ...
- KAMUOYU
-
-
[isim]
Bir konuyla ilgili halkın genel düşüncesi, halkoyu, amme efkârı, efkârıumumiye
- "Kanun, ... 13'üncü maddede yer alan genel sınırlamalar dışında... kamuoyunun serbestçe oluşmasını engelleyici kayıtlar koyamaz." (Anayasa)
-
[isim]
Bir konuyla ilgili halkın genel düşüncesi, halkoyu, amme efkârı, efkârıumumiye
- BOYUTLU
-
-
[sıfat]
Boyutu olan
- "Onu bütün öbür yazarlara kıyasla, bunca derin boyutlu yapan, ne kültürü ne de bilgisi idi." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Boyutu olan
- SOYUNMA
-
-
[isim]
Soyunmak işi
-
[isim]
Soyunmak işi
- DOYURUŞ
-
-
[isim]
Doyurma işi veya biçimi
-
[isim]
Doyurma işi veya biçimi
- OYUNCAK
-
-
[isim]
Oynayıp eğlenmeye yarayan her şey
- "Çocuğun elinde oyuncak bir köpek." (Burhan Felek)
-
Önemsiz ve kolay iş
- "Oyuncak değil, mesele çok ciddi."
-
Başkaları tarafından bir araç gibi kullanılan, hiçe sayılan güçsüz kimse
-
[isim]
Oynayıp eğlenmeye yarayan her şey
- BOYUNCA
-
-
[zarf]
Boyu veya uzunluğu kadar
- "Plaj boyunca hem yürüyor hem konuşuyorduk." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Süresince
- "Ömrüm boyunca şiirle, edebiyatla, felsefe ile hiç alışverişim olmadı." (Haldun Taner)
-
[zarf]
Boyu veya uzunluğu kadar
- SOYUNUK
- ...
- SOYUTÇU
- ...
- KOYUNCU
-
-
[isim]
Koyun besleyen veya alıp satan kimse
-
[isim]
Koyun besleyen veya alıp satan kimse
- DOYUNMA
-
-
[isim]
Doyunmak işi veya durumu
-
[isim]
Doyunmak işi veya durumu
- SOYULMA
-
-
[isim]
Soyulmak işi
-
[isim]
Soyulmak işi
- DOYURAN
-
-
[sıfat]
Bir sıvının içinde eriyerek onu doyma durumuna getiren (madde)
-
[isim]
Bir çelik çubuğu doyma durumuna getiren indükleyici manyetik alan
-
[sıfat]
Bir sıvının içinde eriyerek onu doyma durumuna getiren (madde)
- KOPKOYU
-
-
[sıfat]
Çok koyu
- "Otlar kopkoyu, İstanbul kızlarının yeşil gözleri gibi derin bir renk almışlardı." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[sıfat]
Çok koyu
- SOYUNTU
-
-
[isim]
Soyulup atılan şey
-
[sıfat]
Bir yer soyularak alınan
- "Soyuntu eşya."
-
[isim]
Soyulup atılan şey
- KOYUNTU
-
-
[isim]
Sıkıntı, üzüntü, keder
-
Sopa, baston koymaya yarayan yer
- "Köroğlu azdıkça azar ve sonunda koyuntulardan birinin arkasına dayadığı bekçi sopası gibi bastonunu alırdı." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Sıkıntı, üzüntü, keder
- OYUNLUK
-
-
[isim]
Tiyatroda oyun oynanan yer, sahne
-
[isim]
Tiyatroda oyun oynanan yer, sahne
- SOYUNUŞ
-
-
[isim]
Soyunma işi veya biçimi
-
[isim]
Soyunma işi veya biçimi
- DOYURMA
-
-
[isim]
Doyurmak işi
-
[isim]
Doyurmak işi
- SOYULUŞ
- ...