İçinde nti olan 8 harfli 32 kelime var. İçerisinde NTİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında nti olan kelimeler listesine ya da Sonu nti ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
N T İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
TİN
2 Harfli Kelimeler
İN, İT, Tİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KANTİNCİ
-
-
[isim]
Kantin işleten kimse
-
[isim]
Kantin işleten kimse
- PUANTİYE
- ...
- SANTİAGO
- ...
- TİKSİNTİ
-
-
[isim]
Tiksinme işi, tiksinme, nefret
- "Halktan insanlara duyduğu tiksintiyi bu hastalığına bağlamak gerekir." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[isim]
Tiksinme işi, tiksinme, nefret
- ORGANTİN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Seyrek dokunmuş, ince, sert bir kumaş
-
[sıfat]
Bu kumaştan yapılmış
- "Sahnede siyah organtin tuvaletiyle beli incelmiş, göğsü kabarmış." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Seyrek dokunmuş, ince, sert bir kumaş
- ÖZENTİCİ
-
-
[isim]
Birine veya bir şeye benzemeye çalışan kimse
-
[isim]
Birine veya bir şeye benzemeye çalışan kimse
- ROMANTİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Davranışlarında duygu ve coşkunun aşırı ölçüde etkisi bulunan
- "Kardeşimin hayatında oynadığınız rol sizi romantik bir insan gibi bana gösterdi." (Halide Edip Adıvar)
-
Romantizm ile ilgili
- "Romantik sanat istek ile istenç arasındaki çatışamadan doğar." (Melih Cevdet Anday)
-
[isim]
Romantizm akımından olan yazar
- "Romantikler düş güçleriyle insanın mutluluk sınırlarını araştırırken, kendi açılarından gerçekçiydiler." (Necati Cumalı)
-
[sıfat]
Davranışlarında duygu ve coşkunun aşırı ölçüde etkisi bulunan
- ANTİNOMİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Çatışkı
-
[isim]
Çatışkı
- PİNTİLİK
-
-
[isim]
Cimrilik
- "Sen kardeşinin, eniştenin ne pintiliğini gördün?" (Necati Cumalı)
-
[isim]
Cimrilik
- SERPİNTİ
-
-
[isim]
Dökülen veya akan bir şeyden sıçrayıp serpilen bölüm
- "Ali Rıza'nın ayaklarına kadar denizin serpintileri geliyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Damlacıklar, tanecikler durumunda, azar azar yağan yağmur veya kar, çilenti
-
Bir şeyin etkisi azalarak kalan veya gelen kısmı
- "Radyasyon serpintisi."
-
[isim]
Dökülen veya akan bir şeyden sıçrayıp serpilen bölüm
- ESİNTİLİ
-
-
[sıfat]
Esintisi olan
-
[sıfat]
Esintisi olan
- YÜKLENTİ
-
-
[isim]
Angarya
-
[isim]
Angarya
- İLİNTİLİ
-
-
[sıfat]
İlgisi, ilişkisi, bağı, ilintisi olan
- "Bizi biz yapan koşullar ve verilerle ilintiliydi." (Selim İleri)
-
[sıfat]
İlgisi, ilişkisi, bağı, ilintisi olan
- ANTİPLAK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Dişin yüzeyine diş plağının tutunmasını engelleyen madde
-
[isim]
Dişin yüzeyine diş plağının tutunmasını engelleyen madde
- SİLKİNTİ
-
-
[isim]
Ürkerek sıçramak
-
Bitkilerde çiçek düşürme durumu
-
[isim]
Ürkerek sıçramak
- ANTİKACI
-
-
[isim]
Antika eşya, eser satan veya toplayan kimse
- "Açık artırmalardan, antikacılardan her çeşit saat toplamaya başladım." (Haldun Taner)
-
[isim]
Antika eşya, eser satan veya toplayan kimse
- ÇENTİKLİ
-
-
[sıfat]
Üzerinde çentik bulunan
- "Avucunu kapının tozlu ve çentikli tahtası üzerinde gezdirdi." (Peyami Safa)
-
[sıfat]
Üzerinde çentik bulunan
- ÖZENTİLİ
-
-
[sıfat]
Özenti ile yapılan
-
[sıfat]
Özenti ile yapılan
- SEMANTİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Anlam bilimi
-
[sıfat]
Anlam bilimsel
-
[isim]
Anlam bilimi
- ANTİFRİZ
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Bir sıvıya katıldığında o sıvının donma derecesini düşürerek donmasını önleyen madde
-
[isim]
Bir sıvıya katıldığında o sıvının donma derecesini düşürerek donmasını önleyen madde