İçinde nmek olan 8 harfli 74 kelime var. İçerisinde NMEK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında nmek olan kelimeler listesine ya da sonu nmek ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Nmek Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E K M N
3 Harfli Kelimeler
KEM, MEN, NEM
2 Harfli Kelimeler
EK, EM, EN, KE, ME, NE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- EKLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Ekleme işi yapılmak
- "Anlatılanlara her fabrikada yeni pimler takılır, başka başka hikâyeler eklenirdi."
-
Ekle tamamlanmak
-
[nesnesiz]
Ekleme işi yapılmak
- GEÇİNMEK
-
-
[nesnesiz]
Yaşamak için gerekeni sağlamak
- "Avla geçinen bir kabile, bu gıdaları tesadüfe borçlu olduğuna inanabilir."
-
[-le]
Uzlaşmak, anlaşmak
- "Aman çocuklar, birbirinizle iyi geçinin."
-
[mecaz]
Bakınız taslamak
- "Şiir güç ya, şair olmak, şair geçinmek o kadar değil."
-
[-den, mecaz]
Kendi gereksinimlerini başkalarından sağlamak
- "Hamza hem fabrikada çalışır hem de müdürün yaşlıca karısından geçinir."
-
[nesnesiz]
Yaşamak için gerekeni sağlamak
- BEZENMEK
-
-
[nesnesiz]
Bakınız süslenmek
- "Yüzlerce sene vakıflarla bezenecek olan İstanbul'da fetihten sonra, millî mimar, yeni bir merhaleye girmişti."
-
[nesnesiz]
Bakınız süslenmek
- DEĞİNMEK
-
-
[-e]
Bir konuyu ele alarak ondan kısaca söz etmek; dokunmak (I), temas etmek
- "Gündüz yüzme havuzunda açmadığı bir konuya değinmek gereksinmesi duyuyordu."
-
[-e]
Bir konuyu ele alarak ondan kısaca söz etmek; dokunmak (I), temas etmek
- SEVİNMEK
-
-
[nesnesiz]
Sevinç duymak
- "Babama, bana bir yazı makinesi aldığı için ne kadar sevindiğimi bile gösteremedim."
-
[nesnesiz]
Sevinç duymak
- EĞLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Neşeli, hoşça vakit geçirmek
- "Masadakiler eğlenirlerken vali dalgınlaşmıştı, pek dinlemiyordu konuşulanları."
-
[-le]
Bir kimsenin herhangi bir kusuru veya zayıf noktası ile alay etmek
- "Yalnız bunları sordu ve inan ki benimle eğlendi."
-
Bir yerde durmak, beklemek; tevakkuf etmek
- "Yemen'e gönderilirken Beyrut'ta bir hafta eğlenmiş hem şehri görmüş hem de Cebel köylerinde gezintiler yapmıştı."
-
Bakınız oyalanmak
-
[nesnesiz]
Neşeli, hoşça vakit geçirmek
- ÖNLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Önleme işi yapılmak
- "Yangın önlendi. Salgın önlendi."
-
[nesnesiz]
Önleme işi yapılmak
- BÜKÜNMEK
-
-
[nesnesiz]
Bakınız bükülmek
-
Ağrıdan, sancıdan kıvranmak
-
[nesnesiz]
Bakınız bükülmek
- DÖKÜNMEK
-
-
[nesnesiz]
Kendi üstüne dökmek
- "Ben kışın kar yağarken bile kova kova soğuk su dökünürüm."
-
[nesnesiz]
Kendi üstüne dökmek
- BÖLÜNMEK
-
-
[nesnesiz]
Belirli bölümlere, parçalara ayrılmak
- "Saçları biraz evvel taranmış gibi intizamlı, ortasından ikiye bölünmüş."
-
[nesnesiz]
Belirli bölümlere, parçalara ayrılmak
- TEPİNMEK
-
-
[nesnesiz]
Ayaklarını hızla yere veya bir şeye üst üste vurmak
- "Tekmelediler, üzerime çıkıp tepindiler."
-
Öfke ve sevincini açığa vuracak davranışlarda bulunmak
- "Sabaha kadar tepindiler. Bayram ediyorlar."
-
Gürültü etmek
-
[mecaz]
Bir şeye karşı koymak
- "Tepiniyor, tokatlayacağını, tekme ile dışarı atacağını söylüyordu."
-
[nesnesiz]
Ayaklarını hızla yere veya bir şeye üst üste vurmak
- ÜFLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Üfleme işi yapılmak
- "Çakır gözleri üflenmiş bir alev gibi parlıyordu."
-
[nesnesiz]
Üfleme işi yapılmak
- ETLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Şişmanlamak, semirmek
- "Kısarak boylu, kara kuru Nadir Hanım'ın yerinde şimdi şişman denilecek kadar etlenmiş bir hanım var."
-
[nesnesiz]
Şişmanlamak, semirmek
- ÖZLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Özleme işine konu olmak
- "Ben özlenerek hatırlananlardan bahsediyorum."
-
[nesnesiz]
Özleme işine konu olmak
- DENENMEK
-
-
[nesnesiz]
Deneme işine konu olmak
-
[nesnesiz]
Deneme işine konu olmak
- BÜRÜNMEK
-
-
[-e]
Bürüme işine konu olmak
- "Annem, babaannem, halalarım çarşaflarına bürünmüşlerdi."
-
[mecaz]
Herhangi bir görünüşe, kimliğe girmek
- "Asırlar boyunca asıl yazılacak en büyük vaka Türk hayatının büründüğü şekiller ve gösterdiği tecelliler değil miydi?"
-
[-e]
Bürüme işine konu olmak
- BİLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Bileme işine konu olmak, keskin duruma getirilmek; bileğilenmek, bileylenmek
-
[mecaz]
Bir işe yoğun bir biçimde hazırlanmak
-
[mecaz]
Hırslanmak, aşırı derecede istemek
- "İkisi de doyasıya tatlı bir gece geçirmek için bilenmiş gibiydiler."
-
[mecaz]
Hırslanmak, aşırı derecede istemek
-
[nesnesiz]
Bileme işine konu olmak, keskin duruma getirilmek; bileğilenmek, bileylenmek
- BİLİNMEK
-
-
[nesnesiz]
Bilme işine konu olmak, anlaşılmak, öğrenilmek
- "Bir haftadır civarda dolaştığı biliniyor, yakalanamıyordu."
-
[nesnesiz]
Bilme işine konu olmak, anlaşılmak, öğrenilmek
- ŞİŞİNMEK
-
-
[nesnesiz]
Başkalarına yüksekten bakar gibi bir tavır takınmak, böbürlendiğini davranışlarıyla belli etmek
- "O da bu övgülerle beğenilerin önünde şişindikçe şişiniyordu."
-
Surat asmak, dargın durmak
-
[hayvan bilimi]
Bazı böcekler, saldırıya uğradıklarında bütün uzantı ve eklentilerini, düşmanını korkutup ürkütecek biçimde yayarak genişletmek
-
[nesnesiz]
Başkalarına yüksekten bakar gibi bir tavır takınmak, böbürlendiğini davranışlarıyla belli etmek
- DİDİNMEK
-
-
[nesnesiz]
Çok güçlük çekerek sürekli çalışmak
- "Size de tiyatronuza da biraz yararlı olabilmek için didiniyorum, parçalanıyorum."
-
[nesnesiz]
Çok güçlük çekerek sürekli çalışmak