Başında bağış olan 31 kelime var. Bağış ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde bağış olan kelimeler listesine ya da sonu bağış ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında bağış bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

15 Harfli Kelimeler

BAĞIŞLANABİLMEK, BAĞIŞLATABİLMEK, BAĞIŞLAYABİLMEK, BAĞIŞLAYIVERMEK

14 Harfli Kelimeler

BAĞIŞLANABİLME, BAĞIŞLATABİLME, BAĞIŞLAYABİLME, BAĞIŞLAYICILIK, BAĞIŞLAYIVERME

13 Harfli Kelimeler

BAĞIŞLATILMAK

12 Harfli Kelimeler

BAĞIŞIKLAMAK, BAĞIŞLAMAMAK, BAĞIŞLAMASIZ, BAĞIŞLATILMA

11 Harfli Kelimeler

BAĞIŞIKLAMA, BAĞIŞLAMALI, BAĞIŞLANMAK, BAĞIŞLATMAK, BAĞIŞLAYICI

10 Harfli Kelimeler

BAĞIŞÇILIK, BAĞIŞIKLIK, BAĞIŞLAMAK, BAĞIŞLANIŞ, BAĞIŞLANMA, BAĞIŞLATIŞ, BAĞIŞLATMA, BAĞIŞLAYIŞ

9 Harfli Kelimeler

BAĞIŞLAMA

7 Harfli Kelimeler

BAĞIŞÇI, BAĞIŞIK

5 Harfli Kelimeler

BAĞIŞ

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Bağış Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A B I Ğ Ş

5 Harfli Kelimeler

BAĞIŞ

4 Harfli Kelimeler

AĞIŞ, BAĞI

3 Harfli Kelimeler

AĞI, AŞI, BAĞ, BAŞ

2 Harfli Kelimeler

AB, AĞ, AŞ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BAĞIŞLANABİLMEK

  1. [nesnesiz] Bağışlanma ihtimali veya imkânı bulunmak; affedilebilmek, affolunabilmek
    • "Ailelerin bu yöndeki bilgisizliği bir dereceye kadar bağışlanabilir çünkü birçokları yetiştirilmemişlerdir." (Adalet Odyak)
BAĞIŞLAYABİLMEK

  1. [-e, -i] Bağışlama ihtimali veya imkânı bulunmak; affedebilmek
    • "Yaptığın hareket doğru değildi ama ben gene de seni hoş görebilir hatta bağışlayabilirim." (Elif Şafak)
  2. Bir mal veya hakkı karşılık beklemeden birine verme ihtimali veya imkânı bulunmak; bahşedebilmek
    • "Fütüvvet ehli, malı, bağışlayabilecek değerde bile bulmaz. Alçakgönüllülük bu ahlak öğretisinde iyilik derecesinin ilkidir." (Onur Bilge Kula)
BAĞIŞLATABİLMEK

  1. [-i] Bağışlatma ihtimali veya imkânı bulunmak; affettirebilmek
  2. Bir mal veya hakkı karşılık beklemeden birine verdirme ihtimali veya imkânı bulunmak
BAĞIŞLAYIVERMEK

  1. [-e, -i] Çabucak bağışlamak; affedivermek
    • "Belki de bunları düşününce, o gün bağışlayıvermiş… Ve sanki hiç böyle bir şey olmamış gibi kimseye sözünü bile etmemiş." (Demirtaş Ceyhun)
BAĞIŞLATABİLME

  1. [isim] Bağışlatabilmek işi; affettirebilme
BAĞIŞLAYICILIK

  1. [isim] Bağışlayıcı olma durumu
BAĞIŞLANABİLME

  1. [isim] Bağışlanabilmek işi; affedilebilme, affolunabilme
    • "Organları, sağlam organların bağışlanabilmesi için onu yaşam destek ünitesine bağlayacaklar." (Büşra Çivicioğlu)
BAĞIŞLAYABİLME

  1. [isim] Bağışlayabilmek işi; affedebilme, bahşedebilme
    • "Birçok değerli koleksiyonun, sahipleri öldükten sonra dağıldığı günümüzde Gülersoy yaşarken en değerli mal varlığını bağışlayabilme erdemini göstererek yine topluma örnek olmuştur." (Nuriye Özlem Çuhadar)
BAĞIŞLAYIVERME

  1. [isim] Bağışlayıvermek işi; affediverme
BAĞIŞLATILMAK

  1. [nesnesiz] Bağışlatma işine konu olmak
BAĞIŞLATILMA

  1. [isim] Bağışlatılmak işi
BAĞIŞLAMAMAK

  1. karşısındakinin yanlışından, kusurundan doğacak fırsatları kaçırmamak, acımadan değerlendirmek
BAĞIŞLAMASIZ

  1. [sıfat] Bağışlaması olmayan
    • "İlk flörtünün onu yüzüstü bırakarak başka bir kızla çıktığı zamanlardandı yüzündeki bağışlamasız hüzün." (Murathan Mungan)
BAĞIŞIKLAMAK

  1. [-i] Bağışık duruma getirmek
BAĞIŞIKLAMA

  1. [isim, tıp] Bağışıklamak işi
    • "Bağışıklama, aşılar dışında bir de bağışık serumlar kullanılarak yapılır." (Selma Metintaş)
BAĞIŞLATMAK

  1. [-i] Bağışlama işini yaptırmak; affettirmek
    • "Bir gün Abdullah'la karşılaşsak, kendimi bağışlatsam ne sevinirim kim bilir?" (Turan Oflazoğlu)
  2. Bir mal veya hakkın karşılık beklemeden birine verilmesini sağlamak; bahşettirmek
BAĞIŞLAYICI

  1. [sıfat] Bağışlayan, kusurları ve suçları affeden; affedici
BAĞIŞLANMAK

  1. [nesnesiz] Bağışlama işine konu olmak, affa uğramak; affedilmek, affolmak, affolunmak, bahşedilmek
    • "O mektuptan bağışlandıklarını da öğrenince bir otobüse atlayıp köye döndüler." (Erhan Bener)
  2. Bir mal veya hak karşılık beklemeden birine verilmek; bahşedilmek
BAĞIŞLAMALI

  1. [sıfat] Bağışlaması olan
BAĞIŞLATIŞ

  1. [isim] Bağışlatmak işi; affettiriş
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü