İçinde nev olan 8 harfli 16 kelime var. İçerisinde NEV bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında nev olan kelimeler listesine ya da sonu nev ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Nev Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E N V

3 Harfli Kelimeler

NEV, VEN

2 Harfli Kelimeler

EN, EV, NE, VE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DÜĞÜNEVİ

  1. [isim] Düğün yapan aile
TENEVVÜR

Kelime Kökeni: Arapça tenevvur

  1. [isim, eskimiş] Bakınız aydınlanma
KADINEVİ

  1. [isim] Yoksul, mağdur veya başka bir özelliği dolayısıyla muhtaç durumda kalan kadınların geçici olarak barındıkları yer
NEVRALJİ

Kelime Kökeni: Fransızca névralgie

  1. [isim, tıp] Sinir üzerinde duyulan, genellikle şiddetli ve batıcı ağrı
NEVROPAT

Kelime Kökeni: Fransızca névropathe

  1. [isim, ruh bilimi] Bakınız sinir hastası
NEVZUHUR

Kelime Kökeni: Farsça nev + Arapça ẓuhūr

  1. [sıfat] Son zamanlarda ortaya çıkmış olan, yeni zuhur eden
    • "Bu kadar eski bir medeniyet bölgesinin, dünyanın en kadim medeniyetinin, kendini böyle nevzuhur ve renksiz bir isimle yâd edecek hâle gelmesi dikkate şayan değil mi?" (Cemil Meriç)
  2. [eskimiş] Bakınız moda
    • "Devlet adamları modaya nevzuhur der ve kadının giyimini bile sınırlamaya çalışırlardı." (Kemal Sülker)
MÜNEVVER

Kelime Kökeni: Arapça munevver

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız aydın
  2. Aydınlatılmış
  3. Aydın kimse
    • "Ustanın kendisini küçük burjuva münevveri diye aşağılık görmesinin acısını çıkarıyor." (Nâzım Hikmet)
NEVRESİM

Kelime Kökeni: Farsça nev + Arapça resm

  1. [isim] Torba biçiminde dikilmiş, yorgana geçirilen kılıf
    • "Yeni çarşafları, nevresimi, battaniyeyi düzeltip serdim aralarına." (Fakir Baykurt)
YAYINEVİ

  1. [isim] Dergi, kitap vb.ni yayımlayan veya satan kuruluş
    • "Kitabını basacak yayınevi bulamamış, onu kendi parasıyla bastırmak zorunda kalmıştır." (Salâh Birsel)
OĞLANEVİ

  1. [isim] Evlenme sürecinde erkek tarafı; erkekevi
    • "Bir gün kız, bir gün oğlanevinde, iki gün sürecekti düğün." (Necati Cumalı)
NEVBAHAR

Kelime Kökeni: Farsça nev + bahār

  1. [isim, eskimiş] Bakınız ilkbahar
    • "Bunlar bütün dünya çiçeklerinin usareleri nispetinde bin nevbahar kokularını birden dökecek kadar kuvvetli duyulan birer manadır." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. [müzik] Klasik Türk müziğinde birleşik bir makam
EFSANEVİ

Kelime Kökeni: Farsça efsānevī

  1. [sıfat] Efsanelerde geçen, kendisi için efsaneler düzülen veya efsaneyi andırır nitelikte olan (kimse, hayvan, yer); menkıbevi
    • "O günün benim için en büyük nimeti o efsanevi başı yakından görmem olmuştur." (Ahmet Haşim)
NEVROZLU

  1. [sıfat] Nevroz hastalığına yakalanmış
NEVROTİK

Kelime Kökeni: Fransızca névrotique

  1. [sıfat] Bakınız sinirsel
NEVŞEHİR

  1. [isim] Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
DÜMENEVİ

  1. [isim, denizcilik] Dümen boğazının geçmesi için kıç bodoslamasının üst ucuna ve teknenin kümbet olan bölümüne açılmış oval delik
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü