İçinde mat olan 9 harfli 31 kelime var. İçerisinde MAT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında mat olan kelimeler listesine ya da sonu mat ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Mat Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A M T

3 Harfli Kelimeler

MAT, TAM

2 Harfli Kelimeler

AM, AT, MA, TA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TRAVMATİK

Kelime Kökeni: Fransızca traumatique

  1. [sıfat] Travmayla ilgili
  2. Travmaya yol açan
    • "Travmatik düşükten sonra o ne derse yapmaya hazırdı." (Ayşe Kulin)
FORMATSIZ

  1. [sıfat] Bilgisayarda kullanılabilir duruma getirilmemiş
  2. Bilgisayarda zararlı ögelerden temizlenmemiş (disket, YD vb.)
MUHASAMAT

Kelime Kökeni: Arapça muḫāṣamāt

  1. [isim, eskimiş] Bakınız düşmanlık
  2. Savaşta çarpışma
PRAGMATİK

Kelime Kökeni: Fransızca pragmatique

  1. [sıfat, felsefe] Bakınız yararcı
DOGMATİZM

Kelime Kökeni: Fransızca dogmatisme

  1. [isim, felsefe] Bakınız dogmacılık
PREMATÜRE

Kelime Kökeni: Fransızca prématuré

  1. [sıfat, tıp] Bakınız erkendoğan
PRİMATLAR

  1. [isim, hayvan bilimi] Bakınız maymunlar
AMATÖRLÜK

  1. [isim] Amatör olma durumu; özengenlik
    • "Böyle bir amatörlük devresi geçirdikten sonra biraz da kendi hesabına çalışmayı düşündü." (Reşat Nuri Güntekin)
MATLAŞMAK

  1. [nesnesiz] Mat duruma gelmek
    • "Dalgaların getirip attığı lif lif yosunlar, bir parlayıp bir matlaşarak orada duruyorlardı." (Haldun Taner)
MATRUŞLUK

  1. [isim] Sakalsız, bıyıksız olma durumu
    • "Matruşluk, bugünkü deyimiyle sakalsızlık, bıyıksızlık bizde cumhuriyetle başlamış." (Haldun Taner)
HACAMATÇI

  1. [isim] Hacamat yapan kimse
    • "Öğrencilerin yüzleri, bahçeye döşenmiş küçücük keskin taşlara rastlamakla henüz acemi bir hacamatçı elinden kurtulmuş gibi bir hâle geldi." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. [argo] Kavgada iyi bıçak kullanan kabadayı
    • "… bu eski kabadayı çeşitleri arasında bir de fiyakacı kabadayı ile kıyak ve hacamatçılar vardı." (Ahmet Cemaleddin Saraçoğlu)
ONOMATOPE

Kelime Kökeni: Fransızca onomatopée

  1. [isim, dil bilgisi] Bakınız yansımalı kelime
PRİZMATİK

Kelime Kökeni: Fransızca prismatique

  1. [sıfat] Prizma ile ilgili
  2. Prizma biçiminde olan
AKROMATİN

Kelime Kökeni: Fransızca achromatine

  1. [isim, biyoloji] Hücre çekirdeği içindeki ince iplikçiklerden yapılmış, kromatin ile boyanmamış kromozomları oluşturan bölüm
AKROMATİK

Kelime Kökeni: Fransızca achromatique

  1. [sıfat, fizik] Beyaz ışığı çözümlemeden geçiren; renksemez
    • "Akromatik mercek. Akromatik teleskop."
  2. [bitki bilimi] Hücrede boyayı kabul etmeyen (bölüm)
MUHAKEMAT

Kelime Kökeni: Arapça muḥākemāt

  1. [isim] Muhakemeler
MATEMATİK

Kelime Kökeni: Fransızca mathématique

  1. [isim] Aritmetik, cebir, geometri gibi sayı ve ölçü temeline dayanarak niceliklerin özelliklerini inceleyen bilimlerin ortak adı; riyaziye
  2. [sıfat] Sayıya dayalı, mantıklı, ince hesaba bağlı
    • "Eski yorumcular daha ileri gitmiş, evrenin yaratılmasında ve doğanın kurallarında bile matematik bir öz bulmuşlardır." (Haldun Taner)
KİNEMATİK

Kelime Kökeni: Fransızca cinématique

  1. [isim, fizik] Cisimlerin hareketlerini yörünge, hız ve ivme vb. konular bakımından inceleyen mekanik kolu; sinematik
ROMATİZMA

Kelime Kökeni: İtalyanca reumatismo

  1. [isim, tıp] Kaslarda ve özellikle eklemlerde kendini gösteren ağrılı hastalıkların genel adı
    • "Dikkat ediniz, bu bir romatizma başlangıcıdır." (Sait Faik Abasıyanık)
ÜLTİMATOM

Kelime Kökeni: Fransızca ultimatum

  1. [isim] Bir devletin başka bir devlete verdiği ve hiçbir tartışma veya karşı koymaya yer bırakmaksızın, tanıdığı sürede isteklerinin yerine getirilmesini istediği nota
  2. Uyulması gereken kuralları kesin bir dille anlatma
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü