İçinde m olan 6 harfli 1837 kelime var. İçerisinde M harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında m harfi olan kelimeler listesine ya da sonu m harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HAMİLE

Kelime Kökeni: Arapça ḥāmile

  1. [sıfat] Bakınız gebe
    • "Şu arkamdaki hamile kadına bir yer arıyorum." (Burhan Felek)
BİLMEZ

  1. [sıfat] “Anlamaz, saymaz, yapmaz” anlamları ile adlarla birleşerek birleşik sıfat kuran bir söz
ALIMCI

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız tahsildar
YONMAK

  1. [-i, ağızlardan] Bakınız yontmak
MEVZUN

Kelime Kökeni: Arapça mevzūn

  1. [sıfat, eskimiş] Biçimli, düzgün, oranlı olan
    • "Mevzun vücut."
  2. [edebiyat] Bakınız ölçülü
    • "Olsa olsa mevzun cümlelerden mürekkep bir parçayı iyi kıraat etmiş olur." (Yahya Kemal Beyatlı)
TRAHOM

Kelime Kökeni: Fransızca trachome

  1. [isim, tıp] Göz kapaklarının altında birtakım kabarcıkların belirmesiyle başlayan, tedavi edilmediğinde kirpiklerin içeriye kıvrılması, saydam tabakada yaralar çıkması nedeniyle körlükle sonuçlanabilen bulaşıcı hastalık
BAMAKO

  1. [isim] Mali'nin başkenti
SÜMSÜK

  1. [isim, hayvan bilimi] Sümsükgillerden, sivri gagalı, kısa bacaklı deniz kuşu (Sulabassana)
VİRMAN

Kelime Kökeni: Fransızca virement

  1. [isim, ticaret] Bakınız para aktarımı
MATARA

Kelime Kökeni: Arapça miṭhare

  1. [isim] Asker, sporcu, yolcu vb.nin kullandığı, genellikle askısı olan, deri, metal, cam veya plastikten yapılan su kabı
    • "Çatlağın ilerisindeki kaynaktan da mataralara su doldurulmuş." (Aka Gündüz)
  2. Bakınız suluk
KERİME

Kelime Kökeni: Arapça kerīme

  1. [isim, eskimiş] Kız evlat
SİMSAR

Kelime Kökeni: Arapça simsār

  1. [isim, ticaret] Bakınız komisyoncu
    • "Bu adam kıyafet itibarıyla öbür sandaldaki simsar, tercüman, satıcı, gezdirici vesaireden farklı değildi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
ADAMAK

  1. [-e, -i] Bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kutsal olduğuna inanılan bir güce niyette bulunmak; nezretmek
  2. [mecaz] Kutsal saydığı, değer verdiği bir şey veya kimse uğruna kendini feda etmek üzere söz vermek
    • "Bir ömrü adadı sanata, sinemaya, insanlara. Bir nesil onun filmleriyle büyüdü." (Hasan Mahir)
  3. [mecaz] Bir şeyle yoğun olarak ilgilenmek
    • "Nasılsa altındaki arabayı edinmişti, bütün sevme gücünü de bu arabaya adamıştı." (Adalet Ağaoğlu)
MENFUR

Kelime Kökeni: Arapça menfūr

  1. [sıfat] Bakınız tiksindirici
    • "Akşamları taraçada toplanan ev halkını gizli gizli tetkik ederken dedikoducu kadınları büsbütün menfur buluyordum." (Kemal Bilbaşar)
İZOMER

Kelime Kökeni: Fransızca isomère

  1. [sıfat, kimya] Aynı oranlarda birleşmiş aynı elementlerden oluşan fakat moleküllerinde atom gruplaşmaları değişik olduğu için birbirlerinden farklı özellikler gösteren (maddeler)
BELKİM

  1. [zarf] Bakınız belki
UYUMLU

  1. [sıfat] Uyumu olan; uyarlı, ahenkli, imtizaçlı
    • "Kadından anladığı uyumlu arkadaşlık, çıtkırıldım olmamak, güzel, alımlı olmaktı." (Necati Cumalı)
  2. Bulunduğu şartlara kolayca uyma yeteneğinde olan, kolay intibak eden
  3. Diğer bir nesneye veya sisteme kolayca uyabilen, uyum sağlayabilen (bilgisayar vb.)
  4. [ruh bilimi] Çevresine karşı kendisi ve toplum için yararlı olacak biçimde tepki verebilme yeterliği olan (kimse)
İMLEME

  1. [isim] İmlemek işi; ima
    • "Bir eleştirmenin birkaç tümceyi, bir iki imlemeyi saymazsak kırk yılda yazılmış bir yazısı var." (Nezihe Meriç)
EMEKÇİ

  1. [isim] Geçimini beden gücüyle sağlayan kimse
    • "Çocukluğundan başlayarak emekçilerle, sokaktakilerle düşüp kalkmıştı." (Haldun Taner)
  2. Herhangi bir üretim aracına sahip olmayan, geçimini emeği karşılığında sağlayan işçi; proleter
    • "Bildiği veya öğrendiği, asıl çalışmalarını emekçilerin arasında değil, orduda yapmayı sevdikleri idi." (Tarık Buğra)
MESTUR

Kelime Kökeni: Arapça mestūr

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız gizli
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü