İçinde m olan 6 harfli 1837 kelime var. İçerisinde M harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında m harfi olan kelimeler listesine ya da sonu m harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HAMİLE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥāmile
-
[sıfat]
Bakınız gebe
- "Şu arkamdaki hamile kadına bir yer arıyorum."
-
[sıfat]
Bakınız gebe
- BİLMEZ
-
-
[sıfat]
“Anlamaz, saymaz, yapmaz” anlamları ile adlarla birleşerek birleşik sıfat kuran bir söz
-
[sıfat]
“Anlamaz, saymaz, yapmaz” anlamları ile adlarla birleşerek birleşik sıfat kuran bir söz
- ALIMCI
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız tahsildar
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız tahsildar
- YONMAK
-
-
[-i, ağızlardan]
Bakınız yontmak
-
[-i, ağızlardan]
Bakınız yontmak
- MEVZUN
-
Kelime Kökeni: Arapça mevzūn
-
[sıfat, eskimiş]
Biçimli, düzgün, oranlı olan
- "Mevzun vücut."
-
[edebiyat]
Bakınız ölçülü
- "Olsa olsa mevzun cümlelerden mürekkep bir parçayı iyi kıraat etmiş olur."
-
[sıfat, eskimiş]
Biçimli, düzgün, oranlı olan
- TRAHOM
-
Kelime Kökeni: Fransızca trachome
-
[isim, tıp]
Göz kapaklarının altında birtakım kabarcıkların belirmesiyle başlayan, tedavi edilmediğinde kirpiklerin içeriye kıvrılması, saydam tabakada yaralar çıkması nedeniyle körlükle sonuçlanabilen bulaşıcı hastalık
-
[isim, tıp]
Göz kapaklarının altında birtakım kabarcıkların belirmesiyle başlayan, tedavi edilmediğinde kirpiklerin içeriye kıvrılması, saydam tabakada yaralar çıkması nedeniyle körlükle sonuçlanabilen bulaşıcı hastalık
- BAMAKO
-
-
[isim]
Mali'nin başkenti
-
[isim]
Mali'nin başkenti
- SÜMSÜK
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Sümsükgillerden, sivri gagalı, kısa bacaklı deniz kuşu (Sulabassana)
-
[isim, hayvan bilimi]
Sümsükgillerden, sivri gagalı, kısa bacaklı deniz kuşu (Sulabassana)
- VİRMAN
-
Kelime Kökeni: Fransızca virement
-
[isim, ticaret]
Bakınız para aktarımı
-
[isim, ticaret]
Bakınız para aktarımı
- MATARA
-
Kelime Kökeni: Arapça miṭhare
-
[isim]
Asker, sporcu, yolcu vb.nin kullandığı, genellikle askısı olan, deri, metal, cam veya plastikten yapılan su kabı
- "Çatlağın ilerisindeki kaynaktan da mataralara su doldurulmuş."
-
Bakınız suluk
-
[isim]
Asker, sporcu, yolcu vb.nin kullandığı, genellikle askısı olan, deri, metal, cam veya plastikten yapılan su kabı
- KERİME
-
Kelime Kökeni: Arapça kerīme
-
[isim, eskimiş]
Kız evlat
-
[isim, eskimiş]
Kız evlat
- SİMSAR
-
Kelime Kökeni: Arapça simsār
-
[isim, ticaret]
Bakınız komisyoncu
- "Bu adam kıyafet itibarıyla öbür sandaldaki simsar, tercüman, satıcı, gezdirici vesaireden farklı değildi."
-
[isim, ticaret]
Bakınız komisyoncu
- ADAMAK
-
-
[-e, -i]
Bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kutsal olduğuna inanılan bir güce niyette bulunmak; nezretmek
-
[mecaz]
Kutsal saydığı, değer verdiği bir şey veya kimse uğruna kendini feda etmek üzere söz vermek
- "Bir ömrü adadı sanata, sinemaya, insanlara. Bir nesil onun filmleriyle büyüdü."
-
[mecaz]
Bir şeyle yoğun olarak ilgilenmek
- "Nasılsa altındaki arabayı edinmişti, bütün sevme gücünü de bu arabaya adamıştı."
-
[-e, -i]
Bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kutsal olduğuna inanılan bir güce niyette bulunmak; nezretmek
- MENFUR
-
Kelime Kökeni: Arapça menfūr
-
[sıfat]
Bakınız tiksindirici
- "Akşamları taraçada toplanan ev halkını gizli gizli tetkik ederken dedikoducu kadınları büsbütün menfur buluyordum."
-
[sıfat]
Bakınız tiksindirici
- İZOMER
-
Kelime Kökeni: Fransızca isomère
-
[sıfat, kimya]
Aynı oranlarda birleşmiş aynı elementlerden oluşan fakat moleküllerinde atom gruplaşmaları değişik olduğu için birbirlerinden farklı özellikler gösteren (maddeler)
-
[sıfat, kimya]
Aynı oranlarda birleşmiş aynı elementlerden oluşan fakat moleküllerinde atom gruplaşmaları değişik olduğu için birbirlerinden farklı özellikler gösteren (maddeler)
- BELKİM
-
-
[zarf]
Bakınız belki
-
[zarf]
Bakınız belki
- UYUMLU
-
-
[sıfat]
Uyumu olan; uyarlı, ahenkli, imtizaçlı
- "Kadından anladığı uyumlu arkadaşlık, çıtkırıldım olmamak, güzel, alımlı olmaktı."
-
Bulunduğu şartlara kolayca uyma yeteneğinde olan, kolay intibak eden
-
Diğer bir nesneye veya sisteme kolayca uyabilen, uyum sağlayabilen (bilgisayar vb.)
-
[ruh bilimi]
Çevresine karşı kendisi ve toplum için yararlı olacak biçimde tepki verebilme yeterliği olan (kimse)
-
[sıfat]
Uyumu olan; uyarlı, ahenkli, imtizaçlı
- İMLEME
-
-
[isim]
İmlemek işi; ima
- "Bir eleştirmenin birkaç tümceyi, bir iki imlemeyi saymazsak kırk yılda yazılmış bir yazısı var."
-
[isim]
İmlemek işi; ima
- EMEKÇİ
-
-
[isim]
Geçimini beden gücüyle sağlayan kimse
- "Çocukluğundan başlayarak emekçilerle, sokaktakilerle düşüp kalkmıştı."
-
Herhangi bir üretim aracına sahip olmayan, geçimini emeği karşılığında sağlayan işçi; proleter
- "Bildiği veya öğrendiği, asıl çalışmalarını emekçilerin arasında değil, orduda yapmayı sevdikleri idi."
-
[isim]
Geçimini beden gücüyle sağlayan kimse
- MESTUR
-
Kelime Kökeni: Arapça mestūr
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız gizli
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız gizli