İçinde liman olan 9 kelime var. İçerisinde LİMAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında liman olan kelimeler listesine ya da sonu liman ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
HAVALİMANI, LİMANLAMAK
KOMPLİMAN, LİMANLAMA
LİMANLIK, SÜTLİMAN, ZALİMANE
ALİMANE
LİMAN
Liman Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
LİMAN
4 Harfli Kelimeler
ALİM, AMİL, AMİN, İLAM, İLAN, İMAL, İMAN, İMLA, İNAL, İNAM, LAİN, LİMA, MAİL, MAİN, MALİ, MANİ, NAİL
3 Harfli Kelimeler
ALİ, ANİ, İLA, İMA, LAM, LAN, LİM, MAİ, MAL, MİL, NAL, NAM, NİL, NİM
2 Harfli Kelimeler
AL, AM, AN, İL, İM, İN, LA, MA, Mİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- LİMANLAMAK
-
-
[nesnesiz]
Gemi vb. bir limana girip orada kalmak
- "Batıdan gelen bu kıyı hattı boyunca tüm Türk vapurları ve yelkenlileri limanlamak için İnebolu’nun, Sinop’un antik taşlarıyla yapılmış bu limanına girmek zorundalar."
-
[mecaz]
Yatışmak, sakinleşmek
-
[nesnesiz]
Gemi vb. bir limana girip orada kalmak
- HAVALİMANI
-
-
[isim]
Uluslararası veya şehirler arası hava yolu ulaşımı için gerekli teknik ve ticari kuruluşların bütünü; hava meydanı
-
Bu altyapının yerleştirilmesini, işletilmesini ve geliştirilmesini sağlayan kuruluş
-
[isim]
Uluslararası veya şehirler arası hava yolu ulaşımı için gerekli teknik ve ticari kuruluşların bütünü; hava meydanı
- KOMPLİMAN
-
Kelime Kökeni: Fransızca compliment
-
[isim]
Gönül okşayıcı, hoşa giden söz
- "İltifatlar, komplimanlar ortasında kendimi kaybetmemeye güç muvaffak oldum."
-
[mecaz]
Bakınız koltuklama
- "Bütün bu zırvaları kompliman diye söylemiyorsun da, ne diye yumurtluyorsun öyleyse?"
-
[isim]
Gönül okşayıcı, hoşa giden söz
- LİMANLAMA
-
-
[isim]
Limanlamak işi veya durumu
-
[isim]
Limanlamak işi veya durumu
- ZALİMANE
-
Kelime Kökeni: Arapça ẓālim + Farsça -āne
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız acımasızca
- "Fakat bunların hepsini veya çoğunu yaptırmak için bir ihtiyar kalbine teklif edilen bu fazla azabı çok insafsızca, zalimane buluyordu."
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız acımasızca
- SÜTLİMAN
-
Kelime Kökeni: Yunanca
-
[sıfat]
Durgun, sakin olan
-
[mecaz]
Gürültüsüz, olaysız
- "Hiçbir önemli olay olmamıştı o günlerde; her şey kontrol altındaydı, her şey sütliman görünüyordu görünebildiği kadarıyla."
-
[sıfat]
Durgun, sakin olan
- LİMANLIK
-
-
[sıfat]
Liman gibi kullanılan, liman kurmaya elverişli (yer)
-
Yatışmış, dalgasız, sakin (deniz, hava)
- "… Kâğıthane civarına hava limanlık olursa on akçeye, deniz yavuz olursa on beş akçeye gidilirdi."
-
[sıfat]
Liman gibi kullanılan, liman kurmaya elverişli (yer)
- ALİMANE
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿālim + Farsça -āne
-
[sıfat]
Âlime yakışan
- "Kitaplarının çoğu edebiyat tarihine girmiş olan âlimane eserlerdir."
-
[zarf]
Âlime yakışır bir biçimde
- "Efendim, arkadaşımız beyefendi, şüphesiz vâkıfane ve âlimane buyuruyorlar, istifade ediyoruz."
-
[sıfat]
Âlime yakışan
- LİMAN
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, denizcilik]
Gemilerin barınmalarına, yük alıp boşaltmalarına, yolcu indirip bindirmelerine yarayan doğal veya yapay sığınak
- "Hayatını anlatacağımız adam Çin limanlarından birinde yaşamıştı."
-
[isim, denizcilik]
Gemilerin barınmalarına, yük alıp boşaltmalarına, yolcu indirip bindirmelerine yarayan doğal veya yapay sığınak