İçinde laş olan 7 harfli 22 kelime var. İçerisinde LAŞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında laş olan kelimeler listesine ya da sonu laş ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Laş Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A L Ş
3 Harfli Kelimeler
ŞAL
2 Harfli Kelimeler
AL, AŞ, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- UZLAŞMA
-
-
[isim]
Uzlaşmak işi; uylaşım, uylaşma, uymaca, uyuşma (II), uzlaşı, uzlaşım, mutabakat, antant, konsensüs
- "Yoksa mutlu bir şansla bir uzlaşma olacak, bu da yumuşak bir tasfiyeye imkân bırakacak mıydı?"
-
[isim]
Uzlaşmak işi; uylaşım, uylaşma, uymaca, uyuşma (II), uzlaşı, uzlaşım, mutabakat, antant, konsensüs
- ULAŞMAK
-
-
[-e]
Belli bir yere varmak, erişmek, gitmek
- "Doğudan batıya kadar ulaşmış bir zafer bestesi dinliyorum."
-
Hedeflenen bir şeyi elde etmek, kavuşmak, erişmek
- "İhlasla, samimiyetle, muhabbetle kalbî bağlantısını sürdüren insan, muhakkak hedefe ulaşır."
-
Belli bir noktaya ermek, uzanmak, yetişmek
- "Elim lambaya ulaşıyor."
-
Birbirine katılmak, dökülmek
- "Yeraltı dünyasına inen şaman, doğruca varıp üzerinde kıldan ince köprüsü olan bir denize ulaşır."
-
[-e]
Belli bir yere varmak, erişmek, gitmek
- ALAŞAĞI
-
-
[zarf]
Aşağıya doğru
-
Yere doğru
-
[zarf]
Aşağıya doğru
- DOLAŞMA
-
-
[isim]
Dolaşmak işi; tur
- "Bir yaşlı yörük kasaba sokaklarında dolaşmaya başlamıştı."
-
[isim]
Dolaşmak işi; tur
- UYLAŞMA
-
-
[isim]
Bakınız uzlaşma
-
[isim]
Bakınız uzlaşma
- UZLAŞIM
-
-
[isim]
Bakınız uzlaşma
-
[isim]
Bakınız uzlaşma
- DOLAŞIM
-
-
[isim]
Dolaşmak işi; sirkülasyon
-
[ekonomi]
Bakınız dolanım
-
[anatomi]
Bakınız kan dolaşımı
-
[isim]
Dolaşmak işi; sirkülasyon
- BULAŞIK
-
-
[isim]
Yiyecek veya içecekle kirletilmiş mutfak eşyası veya kap kacak
- "Gemide bulaşık yıkamak kolay iş değildi."
-
[mecaz]
Yaşanmış bir şeyden geriye kalan belirti etki
- "Daha balayının bulaşığı geçmedi."
-
[sıfat]
Bakınız kirli
- "Bulaşık kap."
-
[sıfat]
Her şeyin birbirine karıştığı (yer, olay vb.)
- "Bu karmakarışık ve bulaşık âlemi kendi hâline bırakırdı."
-
[sıfat, mecaz]
Bakınız yapışkan
- "Böyle bir sivri akıllı, bulaşık biri çıkar ortaya, dirliği düzeni berbat eder."
-
[isim]
Yiyecek veya içecekle kirletilmiş mutfak eşyası veya kap kacak
- DOLAŞIK
-
-
[sıfat]
Karışık olan (saç, ip vb.)
- "Bir buğday benizli zülfü dolaşık / Gitme diye beni yolda eğler var"
-
Dolaşarak giden (yol)
- "Tozlu ve dolaşık yollar üzerinde saatlerce taban tepmiş."
-
[mecaz]
Kolay çözülmeyecek veya içinden çıkılmayacak derecede karışık
- "Birtakım dolaşık işleri yüzünden istifasını verip çekildi."
-
[mecaz]
Amacını doğrudan doğruya değil de dolayısıyla sezdiren
- "Dolaşık ve tutuk bir dille, yarı anlaşılır yarı anlaşılmaz cümleler mırıldanmaya başladı."
-
[sıfat]
Karışık olan (saç, ip vb.)
- BULAŞMA
-
-
[isim]
Bulaşmak işi; sıvaşma, sıvışma
-
[tıp]
Bakınız bulaşı
-
[isim]
Bulaşmak işi; sıvaşma, sıvışma
- AKLAŞMA
-
-
[isim]
Bakınız beyazlaşma
-
[isim]
Bakınız beyazlaşma
- BULAŞLI
-
-
[sıfat, tıp]
Hastalık bulaşmış olan; enfekte
-
[sıfat, tıp]
Hastalık bulaşmış olan; enfekte
- ANLAŞMA
-
-
[isim]
Anlaşmak durumu
- "Konuşmadan başka anlaşma aracı yok mu?"
-
Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge; itilaf, antant, konvansiyon
- "Ukrayna ile Türkiye arasında anlaşma yapıldı."
-
Bakınız sözleşme
- "Babasıyla arasında gizli bir anlaşma vardı."
-
[isim]
Anlaşmak durumu
- AĞLAŞMA
-
-
[isim]
Ağlaşmak işi
-
[isim]
Ağlaşmak işi
- OYLAŞMA
-
-
[isim]
Bakınız müzakere
-
[isim]
Bakınız müzakere
- DALAŞMA
-
-
[isim]
Dalaşmak işi
-
[isim]
Dalaşmak işi
- URLAŞMA
-
-
[isim]
Urlaşmak durumu; tümörlenme, tümörleşme
- "Artık kültürlü adamın zihnindeki urlaşma, entelektüel körlüğünü her gün biraz daha artırmaktadır..."
-
[isim]
Urlaşmak durumu; tümörlenme, tümörleşme
- ADLAŞMA
-
-
[isim]
Adlaşmak durumu; isimleşme
-
[isim]
Adlaşmak durumu; isimleşme
- UYLAŞIM
-
-
[isim]
Saymaca bir şey benimsemek için yapılan anlaşma
-
Bakınız uzlaşma
- "Bu en azından bir ortak uylaşım zemini, dolayısıyla bir kurallar dizisi gerektirir."
-
[isim]
Saymaca bir şey benimsemek için yapılan anlaşma
- ANLAŞIK
-
-
[isim]
Aralarında anlaşma bulunan taraflardan, kimselerden biri
- "Yoksa anlaşık mısın onlarla? Anlaşık olmadığını nereden bileyim? Nasıl güveneyim zatına?"
-
[isim]
Aralarında anlaşma bulunan taraflardan, kimselerden biri