Sonunda laş olan 9 kelime var. LAŞ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde laş olan kelimeler listesine ya da başında laş olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

PÜRTELAŞ

5 Harfli Kelimeler

BULAŞ, DALAŞ, GULAŞ, SALAŞ, TALAŞ, TELAŞ

4 Harfli Kelimeler

FLAŞ, ULAŞ

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Laş Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A L Ş

3 Harfli Kelimeler

ŞAL

2 Harfli Kelimeler

AL, AŞ, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

PÜRTELAŞ

Kelime Kökeni: Farsça pur + Arapça telāş

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız telaşlı
  2. [zarf] Telaşlı olarak
    • "Gırtlağımı yırtarcasına haykırırken odaya efendim pürtelaş girdi." (Refik Halit Karay)
SALAŞ

Kelime Kökeni: Mar. salaş

  1. [sıfat] Uyumsuz, kötü görünen
  2. Derme çatma, özensiz olarak yapılmış (yapı)
    • "Kenar mahalleleri gezerken birtakım salaş barakalar göreceksiniz." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. [zarf] Uyumsuz biçimde, gelişigüzel olarak
    • "Bir ara karşıdaki salaş birahanenin penceresine göz atıyorum." (Ahmet Ümit)
  4. [isim] Sebze, meyve vb. satmak için kurulmuş, eğreti, derme çatma dükkân
    • "Bizim salaş bütün ömrünce kaç defa süpürülmüş, kaç defa yıkanmış?" (Aka Gündüz)
DALAŞ

  1. [isim] Kavga, gürültülü bağrışıp çağrışma
TALAŞ

  1. [isim] Testere ile biçilen veya rende, matkap, törpü vb. araçlarla işlenen bir şeyden dökülen kırıntılar
TELAŞ

Kelime Kökeni: Arapça telāşī

  1. [isim] Herhangi bir sebeple acelecilik; telaşe
    • "Atatürk'ün gelişini göremedik ama koridordaki telaştan meseleyi anladık." (Haldun Taner)
  2. Kaygı, tasa, sıkıntı
    • "Ben geçerken onun telaşı, sizi dürtmesi gözümden kaçmadı." (Halide Edip Adıvar)
  3. Şaşkınlıktan doğan karışıklık, kargaşa
    • "Herkes yağmur telaşı içindeydi. Islanmış, çamurlanmış, dört bir yanımdan geçiyorlardı." (Nezihe Meriç)
GULAŞ

Kelime Kökeni: Macarca gulyás

  1. [isim] Etli, salçalı bir Macar yemeği
BULAŞ

  1. [isim, tıp] Bakınız bulaşı
ULAŞ

  1. [isim] Sivas iline bağlı ilçelerden biri
FLAŞ

Kelime Kökeni: Fransızca flash

  1. [isim] Fotoğraf çekiminde ışık yeterli olmadığında bir görüntüyü net almak için kullanılan çok kısa süreli ve güçlü parıltı
  2. Fotoğraf çekiminde güçlü parıltıya gereksinim duyulduğunda kullanılan lamba
  3. Televizyon yayınlarında görüntüyü net almak için kullanılan çok kısa süreli ve güçlü ışıltı
  4. [sıfat, mecaz] İletişimde üstünlüğü, önceliği olan, önemli (haber)
  5. [sıfat, mecaz] Gösterişe, ilgiye düşkün
  6. [sıfat, mecaz] Ünlü, gözde olan
    • "O günlerin şimdi çoğu unutulmuş flaş imzaları arasında bile ilgiyi hemen çeken iki şair." (Tomris Uyar)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü