Sonunda laş olan 9 kelime var. LAŞ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde laş olan kelimeler listesine ya da başında laş olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
PÜRTELAŞ
BULAŞ, DALAŞ, GULAŞ, SALAŞ, TALAŞ, TELAŞ
FLAŞ, ULAŞ
Laş Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ŞAL
2 Harfli Kelimeler
AL, AŞ, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- PÜRTELAŞ
-
Kelime Kökeni: Farsça pur + Arapça telāş
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız telaşlı
-
[zarf]
Telaşlı olarak
- "Gırtlağımı yırtarcasına haykırırken odaya efendim pürtelaş girdi."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız telaşlı
- SALAŞ
-
Kelime Kökeni: Mar. salaş
-
[sıfat]
Uyumsuz, kötü görünen
-
Derme çatma, özensiz olarak yapılmış (yapı)
- "Kenar mahalleleri gezerken birtakım salaş barakalar göreceksiniz."
-
[zarf]
Uyumsuz biçimde, gelişigüzel olarak
- "Bir ara karşıdaki salaş birahanenin penceresine göz atıyorum."
-
[isim]
Sebze, meyve vb. satmak için kurulmuş, eğreti, derme çatma dükkân
- "Bizim salaş bütün ömrünce kaç defa süpürülmüş, kaç defa yıkanmış?"
-
[sıfat]
Uyumsuz, kötü görünen
- DALAŞ
-
-
[isim]
Kavga, gürültülü bağrışıp çağrışma
-
[isim]
Kavga, gürültülü bağrışıp çağrışma
- TALAŞ
-
-
[isim]
Testere ile biçilen veya rende, matkap, törpü vb. araçlarla işlenen bir şeyden dökülen kırıntılar
-
[isim]
Testere ile biçilen veya rende, matkap, törpü vb. araçlarla işlenen bir şeyden dökülen kırıntılar
- TELAŞ
-
Kelime Kökeni: Arapça telāşī
-
[isim]
Herhangi bir sebeple acelecilik; telaşe
- "Atatürk'ün gelişini göremedik ama koridordaki telaştan meseleyi anladık."
-
Kaygı, tasa, sıkıntı
- "Ben geçerken onun telaşı, sizi dürtmesi gözümden kaçmadı."
-
Şaşkınlıktan doğan karışıklık, kargaşa
- "Herkes yağmur telaşı içindeydi. Islanmış, çamurlanmış, dört bir yanımdan geçiyorlardı."
-
[isim]
Herhangi bir sebeple acelecilik; telaşe
- GULAŞ
-
Kelime Kökeni: Macarca gulyás
-
[isim]
Etli, salçalı bir Macar yemeği
-
[isim]
Etli, salçalı bir Macar yemeği
- BULAŞ
-
-
[isim, tıp]
Bakınız bulaşı
-
[isim, tıp]
Bakınız bulaşı
- ULAŞ
-
-
[isim]
Sivas iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Sivas iline bağlı ilçelerden biri
- FLAŞ
-
Kelime Kökeni: Fransızca flash
-
[isim]
Fotoğraf çekiminde ışık yeterli olmadığında bir görüntüyü net almak için kullanılan çok kısa süreli ve güçlü parıltı
-
Fotoğraf çekiminde güçlü parıltıya gereksinim duyulduğunda kullanılan lamba
-
Televizyon yayınlarında görüntüyü net almak için kullanılan çok kısa süreli ve güçlü ışıltı
-
[sıfat, mecaz]
İletişimde üstünlüğü, önceliği olan, önemli (haber)
-
[sıfat, mecaz]
Gösterişe, ilgiye düşkün
-
[sıfat, mecaz]
Ünlü, gözde olan
- "O günlerin şimdi çoğu unutulmuş flaş imzaları arasında bile ilgiyi hemen çeken iki şair."
-
[isim]
Fotoğraf çekiminde ışık yeterli olmadığında bir görüntüyü net almak için kullanılan çok kısa süreli ve güçlü parıltı