İçinde kılma olan 33 kelime var. İçerisinde KILMA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kılma olan kelimeler listesine ya da sonu kılma ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

SIKILMAMAZLIK

11 Harfli Kelimeler

SIKILMAZLIK

10 Harfli Kelimeler

BIRAKILMAK

9 Harfli Kelimeler

ACIKILMAK, BIRAKILMA, KAYKILMAK, KIRKILMAK

8 Harfli Kelimeler

ACIKILMA, BAKILMAK, BIKILMAK, ÇAKILMAK, ÇIKILMAK, KAKILMAK, KAYKILMA, KIRKILMA, SIKILMAK, SIKILMAZ, TAKILMAK, TIKILMAK, YAKILMAK, YIKILMAK

7 Harfli Kelimeler

BAKILMA, BIKILMA, ÇAKILMA, ÇIKILMA, KAKILMA, SIKILMA, TAKILMA, TIKILMA, YAKILMA, YIKILMA

6 Harfli Kelimeler

KILMAK

5 Harfli Kelimeler

KILMA

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kılma Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A I K L M

5 Harfli Kelimeler

ALKIM, KALIM, KILMA

4 Harfli Kelimeler

AKIL, AKIM, AKLI, ALIK, ALIM

3 Harfli Kelimeler

AKI, KAL, KAM, KIL, LAK, LAM, MAL

2 Harfli Kelimeler

AK, AL, AM, LA, MA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SIKILMAMAZLIK

  1. [isim] Bakınız sıkılmazlık
SIKILMAZLIK

  1. [isim] Bakınız utanmazlık
    • "Hicap bir ayıp; utanmazlık, sıkılmazlık, yılışıklık bir meziyet oldu." (Burhan Felek)
BIRAKILMAK

  1. [nesnesiz] Bırakma işine konu olmak; terk edilmek
    • "Önüne bırakılmış dosyalar dağ gibiydi." (Ayşe Kulin)
BIRAKILMA

  1. [isim] Bırakılmak işi
KAYKILMAK

  1. [-e] Arkaya doğru eğilerek, yaslanarak oturmak
    • "Koltuğunda kaykılarak kendine güvenen bir iş adamı rahatlığıyla konuşabilir." (Nezihe Meriç)
KIRKILMAK

  1. [nesnesiz] Kırkma işi yapılmak
    • "Sonra oturtuldu ve terzinin kocaman makasıyla büklüm büklüm saçları ta dibinden kırkıldı." (Necip Fazıl Kısakürek)
ACIKILMAK

  1. [nesnesiz] Acıkma işine konu olmak
    • "Bu saatte acıkılır mı?"
ACIKILMA

  1. [isim] Acıkılmak işi
KAYKILMA

  1. [isim] Kaykılmak işi
ÇAKILMAK

  1. [-e] Çakma işine konu olmak
    • "Çift kanatlı orta kapısını kapatan mücevher gibi süslü küçük mandal yerine bir çivi çakılmıştı." (Ayla Kutlu)
  2. Hızla düşüp saplanmak
    • "Uçak dağa çakıldı."
ÇIKILMAK

  1. [nesnesiz] Çıkma işi yapılmak
    • "En dipte ikişer ayak merdivenle çıkılan ayrı iki odada farklı aileler otururlardı." (Ayla Kutlu)
YIKILMAK

  1. [nesnesiz] Yıkma işi yapılmak veya yıkma işine konu olmak
  2. Herhangi bir sebeple çökmek, göçmek; inmek
    • "Daha birçok yalılar da metruk, bakımsız bir hâlde çöküyor, yıkılıyor, yerinde yeller esiyor." (Asaf Halet Çelebi)
  3. Devrilmek, yığılmak
    • "... yüzükoyun yıkılıp kalmış bir kadın, kaçışan hizmetçiler..." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  4. [mecaz] İstenmeyen biri çekilip gitmek, defolmak
  5. [mecaz] Yok olmak, mahvolmak
    • "Zira cehalet, bakımsızlık, menfaat yüzünden her gün millî varlığımızın bir parçası koparılmakta ve yıkılmaktadır." (Mehmet Kaplan)
  6. [mecaz] Birine karşı yenilmek
  7. [-e, mecaz] Bakınız yüklenmek
    • "Bütün işler onun üstüne yıkılmıştı." (Reşat Nuri Güntekin)
  8. [mecaz] Çökecek gibi olmak
    • "Koca bir salon. Tıklım tıklım dolu. Alkışlardan ortalık yıkılıyor." (Ülkü Tamer)
SIKILMAK

  1. [nesnesiz] Sıkma işi yapılmak
    • "Çamaşırlar sıkıldı."
  2. [-den] Can sıkıntısı duymak
    • "Ama lunaparkların işlemeli dönme dolaplarına bakmaktan hiç sıkılmadı." (Adalet Ağaoğlu)
  3. Utanıp çekinmek
    • "O dakikadan dakikaya daha ziyade şaşırıyor, sıkılıyor, buradan kurtulmak istiyordu." (Memduh Şevket Esendal)
  4. Sıkıntıya düşmek
SIKILMAZ

  1. [sıfat] Bakınız utanmaz
BAKILMAK

  1. [-e, nesnesiz] Bakma işine konu olmak veya bakma işi yapılmak
    • "Uzaktan bakıldığında, asabi ve çirkin bir cadıyı andırıyordu." (Ayşe Kulin)
BIKILMAK

  1. [nesnesiz, -den] Bıkma işine konu olmak
YAKILMAK

  1. [nesnesiz] Yakma işi yapılmak
    • "Ateşler yakılıp kuzular ve piliçler çevrilmeye başlandı." (İhsan Oktay Anar)
KIRKILMA

  1. [isim] Kırkılmak işi
TAKILMAK

  1. [nesnesiz] Takma işi yapılmak
    • "O gece üst katla bizim odayı birleştiren merdivenin üstüne koca kapak takıldı." (Ayla Kutlu)
  2. [-e] Bir yere iliştikten veya dokunduktan sonra oradan kurtulamamak
    • "Önünü çok iyi göremeyen hayvanın ayağı bir taşa takıldı." (Osman Cemal Kaygılı)
  3. [-e] Engelle karşılaşıp geçici olarak işlemez duruma gelmek
    • "İğne bir müddetten beri plağın bozuk yerine takılmış, ha babam ha, bir melodiyi tekrar edip duruyordu." (Haldun Taner)
  4. [-e] Bir yerde bir süre kalmak
    • "Yolda bir arkadaşına takıldı."
  5. [-e, mecaz] Olumsuz veya aksayan, eksik bir yanını görerek üstünde durmak
    • "Son günlerde bir de usta sözüne takılır oldum." (Nezihe Meriç)
  6. [-e, mecaz] Kızdırmak, üzmek, şaşırtmak amacıyla şaka yollu konuşmak
    • "İstasyon memuru onun şehre seyrek indiğini bildiğinden her seferinde takılır." (Haldun Taner)
  7. [-e] Biriyle, bir toplulukla sık sık birlikte olmak, onlara katılmak
  8. [-e] Kahvehane, meyhane vb.ne sık sık gitmek, eğlenmek
  9. [-e] Birinin sürekli peşinden gitmek
TIKILMAK

  1. [nesnesiz] Tıkma işi yapılmak
    • "Bütün vücudu sanki ziftten bir kılıf içine tıkılmış gibi idi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Dar, sıkıntılı bir yerde bulunmak, sıkışmak
    • "Mecliste altmış kişi bir odaya tıkıldık." (Yusuf Ziya Ortaç)
  3. Bakınız hapsedilmek
    • "Bu bücürü yeni tıkıldığı karakolun birinden ben çıkarttım." (Nâzım Hikmet)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü