İçinde kül olan 7 harfli 23 kelime var. İçerisinde KÜL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kül olan kelimeler listesine ya da sonu kül ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kül Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

K L Ü

3 Harfli Kelimeler

KÜL, LÜK

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

VEZİKÜL

Kelime Kökeni: Fransızca vésicule

  1. [isim] İçi su dolu kabarcık
MÜŞKÜLE

  1. [isim] Bağ bozumuna yakın bir zamanda yetişen, kalınca kabuklu, iri ve uzun taneli bir üzüm
MOLEKÜL

Kelime Kökeni: Fransızca molécule

  1. [isim, kimya] Element veya bileşikleri oluşturan ve onların özgül niteliklerini gösteren en küçük birim; madde
  2. [fizik] Fiziksel kimyada bir veya birkaç atomun birleşmesinden oluşan, birkaç çekirdek veya elektronlu yapı
  3. [mecaz] Bir bütünün en küçük parçası
SEKÜLER

Kelime Kökeni: Fransızca séculaire

  1. [sıfat] Yüzyıllık, yüzyılda bir olan
KÜLAHLI

  1. [sıfat] Külah giymiş olan
    • "Sokaklarda şapkalısı, feslisi, külahlısı, takkelisi, şalvarlısı, pantolonlusu, cübbelisi, sarıklısı, kasketlisi yani her tür erkek vardı." (Cahit Uçuk)
  2. Koni biçiminde tavanı olan
  3. Külahı olan
ÇÜNKÜLÜ

  1. [sıfat] Herhangi bir açıklamaya gerek duyan
  2. "Çünkü" sözünü kullanan
  3. [zarf] Herhangi bir açıklamaya gerek duyarak
  4. [zarf] "Çünkü" sözünü kullanarak
KÜLAHSI

  1. [sıfat] Bakınız külahımsı
DÖKÜLME

  1. [isim] Dökülmek işi
    • "Tahtaları oynattığında üzerine topraklar dökülmeye başladı." (İhsan Oktay Anar)
KÜLHANİ

Kelime Kökeni: Farsça kulḫan + Arapça -ī

  1. [isim] Bakınız külhanbeyi
    • "Balıkçı Yakup iyidir, hoştur, sevimlidir, edepsizdir, külhanidir." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. [ünlem] Hafif sövgü anlamı taşıyan bir okşama sözü
    • "Külhani, bak neler de biliyor!"
DÖKÜLÜŞ

  1. [isim] Dökülmek işi
KÜTİKÜL

Kelime Kökeni: Fransızca cuticule

  1. [isim, bitki bilimi] Yaprakların her iki yüzünde bulunan ve suyu sızdırmadığı için bitkinin kurumasına engel olan ince zar
  2. [hayvan bilimi] Kabukluların ve böceklerin örteneğinin koruyucu, kitin içeren katmanı
KÜLLEME

  1. [isim] Küllemek işi
  2. Bir mantarın yaptığı bağ hastalığı
KÜLLİYE

Kelime Kökeni: Arapça kulliyye

  1. [isim] Bir caminin çevresinde cami ile birlikte kurulmuş medrese, imaret, sebil, kütüphane, hastane vb. yapıların bütünü
    • "Bursa’da şehir planı yapılırken çınarlar ve külliyeler dikkate alınmak zorunda kalınmış, yollar ve alanlar da ona göre belirlenmiştir." (Nahit Kayabaşı)
  2. Belli bir idari, ekonomik, kültürel ve sosyal amaca yönelik çeşitli kuruluşların toplu bir biçimde bulunduğu yer
BÜKÜLME

  1. [isim] Bükülmek işi
SÖKÜLME

  1. [isim] Sökülmek işi
KÜLAHÇI

  1. [isim] Külah yapan veya satan kimse
FAKÜLTE

Kelime Kökeni: Fransızca faculté

  1. [isim] Bir üniversitenin, öğrenim alanı veya uzmanlık konusu bakımından ayrılmış kollarından her biri; medrese
    • "Bir ev hizmetçisi azıcık dişini sıkınca çocuğunu fakülteye gönderebiliyor." (Çetin Altan)
SÖKÜLÜŞ

  1. [isim] Sökülmek işi
BÜKÜLÜŞ

  1. [isim] Bükülmek işi
    • "Bir orman, tadına doyum olmayan bükülüşlerle denize kadar iniyordu." (Bedri Rahmi Eyüboğlu)
FASİKÜL

Kelime Kökeni: Fransızca fascicule

  1. [isim] Büyük eserlerin ayrı ayrı bölümler hâlinde yayımlanan parçalarından her biri; cüz
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü