İçinde kül olan 7 harfli 23 kelime var. İçerisinde KÜL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kül olan kelimeler listesine ya da sonu kül ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Kül Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
KÜL, LÜK
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- VEZİKÜL
-
Kelime Kökeni: Fransızca vésicule
-
[isim]
İçi su dolu kabarcık
-
[isim]
İçi su dolu kabarcık
- MÜŞKÜLE
-
-
[isim]
Bağ bozumuna yakın bir zamanda yetişen, kalınca kabuklu, iri ve uzun taneli bir üzüm
-
[isim]
Bağ bozumuna yakın bir zamanda yetişen, kalınca kabuklu, iri ve uzun taneli bir üzüm
- MOLEKÜL
-
Kelime Kökeni: Fransızca molécule
-
[isim, kimya]
Element veya bileşikleri oluşturan ve onların özgül niteliklerini gösteren en küçük birim; madde
-
[fizik]
Fiziksel kimyada bir veya birkaç atomun birleşmesinden oluşan, birkaç çekirdek veya elektronlu yapı
-
[mecaz]
Bir bütünün en küçük parçası
-
[isim, kimya]
Element veya bileşikleri oluşturan ve onların özgül niteliklerini gösteren en küçük birim; madde
- SEKÜLER
-
Kelime Kökeni: Fransızca séculaire
-
[sıfat]
Yüzyıllık, yüzyılda bir olan
-
[sıfat]
Yüzyıllık, yüzyılda bir olan
- KÜLAHLI
-
-
[sıfat]
Külah giymiş olan
- "Sokaklarda şapkalısı, feslisi, külahlısı, takkelisi, şalvarlısı, pantolonlusu, cübbelisi, sarıklısı, kasketlisi yani her tür erkek vardı."
-
Koni biçiminde tavanı olan
-
Külahı olan
-
[sıfat]
Külah giymiş olan
- ÇÜNKÜLÜ
-
-
[sıfat]
Herhangi bir açıklamaya gerek duyan
-
"Çünkü" sözünü kullanan
-
[zarf]
Herhangi bir açıklamaya gerek duyarak
-
[zarf]
"Çünkü" sözünü kullanarak
-
[sıfat]
Herhangi bir açıklamaya gerek duyan
- KÜLAHSI
-
-
[sıfat]
Bakınız külahımsı
-
[sıfat]
Bakınız külahımsı
- DÖKÜLME
-
-
[isim]
Dökülmek işi
- "Tahtaları oynattığında üzerine topraklar dökülmeye başladı."
-
[isim]
Dökülmek işi
- KÜLHANİ
-
Kelime Kökeni: Farsça kulḫan + Arapça -ī
-
[isim]
Bakınız külhanbeyi
- "Balıkçı Yakup iyidir, hoştur, sevimlidir, edepsizdir, külhanidir."
-
[ünlem]
Hafif sövgü anlamı taşıyan bir okşama sözü
- "Külhani, bak neler de biliyor!"
-
[isim]
Bakınız külhanbeyi
- DÖKÜLÜŞ
-
-
[isim]
Dökülmek işi
-
[isim]
Dökülmek işi
- KÜTİKÜL
-
Kelime Kökeni: Fransızca cuticule
-
[isim, bitki bilimi]
Yaprakların her iki yüzünde bulunan ve suyu sızdırmadığı için bitkinin kurumasına engel olan ince zar
-
[hayvan bilimi]
Kabukluların ve böceklerin örteneğinin koruyucu, kitin içeren katmanı
-
[isim, bitki bilimi]
Yaprakların her iki yüzünde bulunan ve suyu sızdırmadığı için bitkinin kurumasına engel olan ince zar
- KÜLLEME
-
-
[isim]
Küllemek işi
-
Bir mantarın yaptığı bağ hastalığı
-
[isim]
Küllemek işi
- KÜLLİYE
-
Kelime Kökeni: Arapça kulliyye
-
[isim]
Bir caminin çevresinde cami ile birlikte kurulmuş medrese, imaret, sebil, kütüphane, hastane vb. yapıların bütünü
- "Bursa’da şehir planı yapılırken çınarlar ve külliyeler dikkate alınmak zorunda kalınmış, yollar ve alanlar da ona göre belirlenmiştir."
-
Belli bir idari, ekonomik, kültürel ve sosyal amaca yönelik çeşitli kuruluşların toplu bir biçimde bulunduğu yer
-
[isim]
Bir caminin çevresinde cami ile birlikte kurulmuş medrese, imaret, sebil, kütüphane, hastane vb. yapıların bütünü
- BÜKÜLME
-
-
[isim]
Bükülmek işi
-
[isim]
Bükülmek işi
- SÖKÜLME
-
-
[isim]
Sökülmek işi
-
[isim]
Sökülmek işi
- KÜLAHÇI
-
-
[isim]
Külah yapan veya satan kimse
-
[isim]
Külah yapan veya satan kimse
- FAKÜLTE
-
Kelime Kökeni: Fransızca faculté
-
[isim]
Bir üniversitenin, öğrenim alanı veya uzmanlık konusu bakımından ayrılmış kollarından her biri; medrese
- "Bir ev hizmetçisi azıcık dişini sıkınca çocuğunu fakülteye gönderebiliyor."
-
[isim]
Bir üniversitenin, öğrenim alanı veya uzmanlık konusu bakımından ayrılmış kollarından her biri; medrese
- SÖKÜLÜŞ
-
-
[isim]
Sökülmek işi
-
[isim]
Sökülmek işi
- BÜKÜLÜŞ
-
-
[isim]
Bükülmek işi
- "Bir orman, tadına doyum olmayan bükülüşlerle denize kadar iniyordu."
-
[isim]
Bükülmek işi
- FASİKÜL
-
Kelime Kökeni: Fransızca fascicule
-
[isim]
Büyük eserlerin ayrı ayrı bölümler hâlinde yayımlanan parçalarından her biri; cüz
-
[isim]
Büyük eserlerin ayrı ayrı bölümler hâlinde yayımlanan parçalarından her biri; cüz