İçinde kula olan 58 kelime var. İçerisinde KULA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kula olan kelimeler listesine ya da sonu kula ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
COŞKULANABİLMEK, KUŞKULANABİLMEK
COŞKULANABİLME, COŞKULANDIRMAK, KUŞKULANABİLME, KUŞKULANDIRMAK
BURKULABİLMEK, COŞKULANDIRMA, HARİKULADELİK, KOKULANDIRMAK, KUŞKULANDIRMA
BURKULABİLME, KOKULANDIRMA, KULAMPARALIK, SOKULABİLMEK, TAVŞANKULAĞI
ASLANKULAĞI, COŞKULANMAK, DENİZKULAĞI, KULAĞAKAÇAN, KULAKDAVULU, KULAKSIZLIK, KUŞKULANMAK, SIÇANKULAĞI, SOKULABİLME, TUTKULAŞMAK
COŞKULANMA, EŞEKKULAĞI, FAREKULAĞI, HARİKULADE, KAMIŞKULAK, KOKULANMAK, KULAÇLAMAK, KULAÇLAYIŞ, KURTKULAĞI, KUŞKULANIŞ, KUŞKULANMA, KUZUKULAĞI, TUTKULAŞMA
AYIKULAĞI, CANKULAĞI, EKŞİKULAK, FİLKULAĞI, KABAKULAK, KARAKULAK, KOKULANMA, KULAÇLAMA, KULAKTOZU, KULAMPARA
KULAKÇIK, KULAKLIK, KULAKSIZ, KULAKTAN
KULAKÇI, KULAKLI
KULAÇ, KULAK
KULA
Kula Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
KULA, ULAK
3 Harfli Kelimeler
KAL, KUL, LAK, ULA
2 Harfli Kelimeler
AK, AL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KUŞKULANABİLMEK
-
-
[-den]
Kuşkulanma ihtimali veya imkânı bulunmak; şüphelenebilmek
- "Benden kuşkulandığını seziyorum ama niçin kuşkulandığını, kuşkulanabileceğini kestiremediğimden bir kat daha sinirleniyorum."
-
[-den]
Kuşkulanma ihtimali veya imkânı bulunmak; şüphelenebilmek
- COŞKULANABİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Coşkulanma ihtimali veya imkânı bulunmak
-
[nesnesiz]
Coşkulanma ihtimali veya imkânı bulunmak
- COŞKULANABİLME
-
-
[isim]
Coşkulanabilmek işi
-
[isim]
Coşkulanabilmek işi
- KUŞKULANABİLME
-
-
[isim]
Kuşkulanabilmek işi; şüphelenebilme
-
[isim]
Kuşkulanabilmek işi; şüphelenebilme
- COŞKULANDIRMAK
-
-
[-i]
Coşkulu duruma getirmek
-
[-i]
Coşkulu duruma getirmek
- KUŞKULANDIRMAK
-
-
[-i]
Kuşkuya düşürmek, kuşkulanmasına yol açmak; gıcıklamak, işkillendirmek, şüphelendirmek
- "Bütün bunlar hiç kuşkulandırmıyor mu seni?"
-
[-i]
Kuşkuya düşürmek, kuşkulanmasına yol açmak; gıcıklamak, işkillendirmek, şüphelendirmek
- BURKULABİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Burkulma ihtimali veya imkânı bulunmak
-
[nesnesiz]
Burkulma ihtimali veya imkânı bulunmak
- COŞKULANDIRMA
-
-
[isim]
Coşkulandırmak işi
-
[isim]
Coşkulandırmak işi
- KOKULANDIRMAK
-
-
[-i]
Özel bir koku kazandırmak
- "Köy güneşlerinin ısıttığı, kokulandırdığı döşeğimi arıyorum."
-
[-i]
Özel bir koku kazandırmak
- HARİKULADELİK
-
-
[isim]
Bakınız olağanüstülük
-
[isim]
Bakınız olağanüstülük
- KUŞKULANDIRMA
-
-
[isim]
Kuşkulandırmak işi; işkillendirme, şüphelendirme
- "Öte taraftan da ileri fikirlerim kasaba eşrafını kuşkulandırmaya başlamıştı."
-
[isim]
Kuşkulandırmak işi; işkillendirme, şüphelendirme
- KULAMPARALIK
-
-
[isim]
Bakınız oğlancılık
-
[isim]
Bakınız oğlancılık
- BURKULABİLME
-
-
[isim]
Burkulabilmek işi
-
[isim]
Burkulabilmek işi
- KOKULANDIRMA
-
-
[isim]
Kokulandırmak işi
-
[teknik]
Özel bir koku vermek için bir ürüne kokulu bir madde katarak arıtma işlemi
-
[isim]
Kokulandırmak işi
- SOKULABİLMEK
-
-
[-e, nesnesiz]
Sokulma ihtimali veya imkânı bulunmak
- "Böylece dil, evreni insana açar, insanın evren içine sokulabilmesini gerçekleştirir."
-
[-e, nesnesiz]
Sokulma ihtimali veya imkânı bulunmak
- TAVŞANKULAĞI
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız siklamen
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız siklamen
- TUTKULAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Tutku durumuna gelmek
- "Bütün gönüllerde aynı güçle tutkulaşan amaç, Türkiye'nin kurtuluşu, bağımsızlığa kavuşmasıydı."
-
[nesnesiz]
Tutku durumuna gelmek
- SOKULABİLME
-
-
[isim]
Sokulabilmek işi
-
[isim]
Sokulabilmek işi
- ASLANKULAĞI
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bir sap üzerinde dizili sarı veya kırmızı çiçekli otsu bir bitki
-
[isim, bitki bilimi]
Bir sap üzerinde dizili sarı veya kırmızı çiçekli otsu bir bitki
- KUŞKULANMAK
-
-
[nesnesiz]
Bir kimse veya olay hakkında yeterli ve kesin bilgi sahibi olamamakla birlikte bazı belirti ve sezgilere dayanarak olumsuz düşünceler içinde bulunmak; huylanmak, ikirciklenmek, işkillenmek, pirelenmek, küşümlenmek, şüphelenmek
- "Bu sükûttan kuşkulanan Mebrure, yarı beline kadar hastanın üstüne düşerek elini yakaladı."
-
[felsefe]
Bir olguyla ilgili gerçeğin ne olduğunu kestirememek yüzünden oluşan kararsızlıktan dolayı kesin bir yargıya varamamak
-
[nesnesiz]
Bir kimse veya olay hakkında yeterli ve kesin bilgi sahibi olamamakla birlikte bazı belirti ve sezgilere dayanarak olumsuz düşünceler içinde bulunmak; huylanmak, ikirciklenmek, işkillenmek, pirelenmek, küşümlenmek, şüphelenmek