İçinde kül olan 6 harfli 14 kelime var. İçerisinde KÜL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kül olan kelimeler listesine ya da sonu kül ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kül Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

K L Ü

3 Harfli Kelimeler

KÜL, LÜK

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÜRKÜLÜ

  1. [sıfat] Ürkü veren
BÜKÜLÜ

  1. [sıfat] Bükülmüş olan
    • "Bir süre tortop, dizleri karnına bükülü, kaldı orada." (Mehmet Seyda)
BASKÜL

Kelime Kökeni: Fransızca bascule

  1. [isim] Ağırlıkları tartmaya yarayan alet; kantar
  2. [fizik] İki kolu sıra ile kalkıp inebilen, ortasından veya uçlarından birine az çok yakın değişmez bir noktaya dayanan kaldıraç
OKÜLER

Kelime Kökeni: Fransızca oculaire

  1. [isim, fizik] Optik aletlerinde objektiften aldığı ışınları göze veren mercek sistemi
    • "Gözüne götürdüğü bu optik aletin okülerini iki parmağının iki zarif hareketiyle çevirerek görüş alanı içine aldığı düşmanların görüntüsünü netleştirdi." (Oğuz Atay)
KÜLLÜK

  1. [isim] Bakınız çöplük
  2. Sigara külü silkelenen ve sigara söndürülen kap; tabla, kül tablası, sigara tablası
  3. Banyo, kalorifer kazanıyla ve sobada küllerin döküldüğü yer veya kap
MÜŞKÜL

Kelime Kökeni: Arapça muşkil

  1. [sıfat] Bakınız zor
    • "Mektubunuzu aldım, çok müşkül olan sualinize hatıralarımı yoklayarak cevap vermeye çalışacağım." (Hamdullah Suphi Tanrıöver)
  2. [isim] Bakınız zorluk
    • "Müşkül budur ki ölmeden evvel ölür kişi." (Yahya Kemal Beyatlı)
  3. [isim] Bakınız sorun
DÖKÜLÜ

  1. [sıfat] Dökülmüş
KEŞKÜL

Kelime Kökeni: Farsça keşkūl

  1. [isim] Üstüne dövülmüş fıstık ve Hindistan cevizi dökülen bir tür süt tatlısı; keşkülüfukara
  2. [eskimiş] Gezici bazı dervişlerin ve dilencilerin ellerinde tuttukları, Hindistan cevizi kabuğundan, metalden veya abanozdan yapılmış dilenci çanağı
KÜLTÜR

Kelime Kökeni: Fransızca culture

  1. [isim] Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü; hars, ekin
    • "Harf inkılabı, Türk kültür inkılabının temelidir." (Etem İzzet Benice)
  2. Bir topluma veya halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütünü
    • "Doğrusu, teknik ve kültür her gün biraz daha ilerlemektedir." (Salâh Birsel)
  3. Muhakeme, zevk ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi; irfan
    • "Bir memlekette kitap kültürü ne kadar zenginse günlük konuşma da o kadar zengin olur." (Mehmet Kaplan)
  4. Bireyin kazandığı bilgi
    • "Tarih kültürü kuvvetli bir kişi."
  5. Bakınız tarım
  6. [biyoloji] Uygun biyolojik şartlarda bir mikrop türünü üretme
    • "Mikrop cinsinden canlı bir varlığın muayyen bir ortam içinde çoğalmasına da kültür denilir." (Mehmet Kaplan)
HERKÜL

Kelime Kökeni: (Herkül özel adından)

  1. [isim] Güçlü, kuvvetli kimse
PÜSKÜL

  1. [isim] Bir ucundan bazı şeylere süs olarak takılan, diğer ucu serbest saçak biçimindeki iplik demeti
    • "Kuyruğunu kocaman bir püskül gibi sallıyordu." (Ömer Seyfettin)
KÜLÜNK

Kelime Kökeni: Farsça kulunk

  1. [isim] Taşları, kayaları parçalamakta kullanılan sivri kazma
    • "Bir yaz sabahı, külüngün ve kazmanın sivri burunları taş odanın tepesini delmeye başladı." (Memduh Şevket Esendal)
KÜLHAN

Kelime Kökeni: Farsça kulḫan

  1. [isim] Hamamları ısıtan, hamamın altında bulunan kapalı ve geniş ocak; cehennemlik
    • "Evin bir ucunda bir fırın, öbür ucunda bir külhan vardı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
KÜLFET

Kelime Kökeni: Arapça kulfet

  1. [isim] Herhangi bir iş yaparken yaşanan sıkıntı, zorluk
    • "İşte böyle bir eser onları bu külfetten kurtarmış olur." (Asaf Halet Çelebi)
  2. Büyük masraf
    • "Beni külfete sokma, şimdi ben yokluktayım." (Ahmet Kabaklı)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü