İçinde kul olan 8 harfli 26 kelime var. İçerisinde KUL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kul olan kelimeler listesine ya da sonu kul ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ANAOKULU

  1. [isim, eğitim] Öğrenim çağına henüz gelmemiş çocukları okul düzenine hazırlayan eğitim kuruluşu; ana mektebi
KORKULUK

  1. [isim] Düşme tehlikesi olan yerlere çekilen duvar veya parmaklık
    • "Eskiden köprünün güney kıyısında demir parmaklıklı bir korkuluk vardı." (Necati Cumalı)
  2. [mecaz] Bakınız bostan korkuluğu
    • "Kargalar, korkuluktan korkmayan kuşlardır. Giderler de alay eder gibi korkuluğun tepesine konarlar." (Nâzım Hikmet)
  3. [denizcilik] Bakınız küpeşte
KAPIKULE

  1. [isim, mimarlık] Eski kale ve saraylarda iki yanında korunma kuleleri bulunan anıtsal kapı
ORTAOKUL

  1. [isim, eğitim] Öğrencilere örgün eğitim sisteminin temel bilgi ve becerilerini kazandırarak onları ortaöğretime hazırlayan eğitim öğretim kurumu; orta mektep
    • "Kadriye’nin ortaokulda en sevdiği hocası Ahmet hocadır."
  2. İlköğretimin ikinci kademesinin yapıldığı okul
KULLUKÇU

  1. [isim, tarih] Kullukta görevli yeniçeri
KORKULMA

  1. [isim] Korkulmak işi
KULLANAT

  1. [sıfat] Bir kez kullanılmaya uygun olan, bir kez kullanılıp atılan
MASKULEN

Kelime Kökeni: Fransızca masculin

  1. [sıfat] Erkeksi
KUKULETA

Kelime Kökeni: İtalyanca cocoletta

  1. [isim] Yağmur, soğuk vb. dış etkilere karşı başa geçirilen, giysiye dikili veya ayrı olarak kullanılan başlık
KULUNLUK

  1. [isim, ağızlardan] Kısrak, eşek vb. hayvanlarda döl yatağı
KULAKSIZ

  1. [sıfat] Kulak kepçesi olmayan
KULLAŞMA

  1. [isim] Kullaşmak durumu
KAKULELİ

  1. [sıfat] İçine kakule katılmış
    • "Kahveye yerleşip kakuleli fincanları höpürdetmeye başlayınca..." (Refik Halit Karay)
KULAKÇIK

  1. [isim, anatomi] Kalbin üst bölümünde bulunan, sağdaki ana toplardamarlardan ve soldaki akciğer toplardamarlarından kanı alıp karıncıklara veren iki boşluğun adı
MAKULLÜK

  1. [isim] Makul olma durumu
KULLANIM

  1. [isim] Kullanma, yararlanma
  2. Bakınız tasarruf
KULLANMA

  1. [isim] Kullanmak işi; istimal
KULAKTAN

  1. [zarf] Yalnızca duyarak, dinleyerek
    • "Fırat Sultan bu okçu şehzadeye kulaktan âşık olmuş." (Refik Halit Karay)
KULUNCAK

  1. [isim] Malatya iline bağlı ilçelerden biri
SOKULMAK

  1. [-e, nesnesiz] Sokma işine konu olmak
  2. Yanaşmak, yaklaşmak
    • "Aydınlık yüzlü bir kadın, bir mısır pişiricisine sokuldu, taze mısırlardan birisini işaret etti." (Muzaffer Buyrukçu)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü