İçinde kul olan 7 harfli 18 kelime var. İçerisinde KUL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kul olan kelimeler listesine ya da sonu kul ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

OKULDAŞ

  1. [isim] Aynı okulda okuyan kimseler
  2. Okul arkadaşı
KULÜPÇÜ

  1. [isim] Kulüp işleten kimse
COŞKULU

  1. [sıfat] Coşkusu olan; coşkun, hararetli
KORKULU

  1. [sıfat] Korku veren, korkutan
    • "Gördüğü korkulu rüyalara ve bunların tabirlerine inanırdı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. Kendisinden kötülük gelebilen, tehlikeli olan
    • "Hâlinden şerir, korkulu bir adam olduğu görünüyordu." (Memduh Şevket Esendal)
SOKULMA

  1. [isim] Sokulmak işi
UKULELE

Kelime Kökeni: (Hawai dilinden)

  1. [isim] Ahşap veya metal malzemeden yapılan, gitara benzeyen, gitardan daha küçük boyutta olan, dört telli bir yaylı çalgı
KULOĞLU

  1. [isim, tarih] Ölen evli yeniçerilerin, babaları gibi ocakta askerlik yapan çocukları
SOKULUŞ

  1. [isim] Sokulmak işi
    • "Hepsinin bir sokuluşu ve birbirini sevişi vardı ki..." (Halide Edip Adıvar)
KULAKLI

  1. [sıfat] Kulağı herhangi bir biçimde olan
    • "Küçük kulaklı."
  2. Kulağa benzer çıkıntısı olan
  3. [isim] Sapının ucunda kulak biçiminde iki geniş çatalı bulunan bir tür yatağan
  4. [isim] İki tarafında tutulacak yeri olan yayvan tava, tencere, kazan vb
KULUÇKA

Kelime Kökeni: Bulgarca

  1. [isim] Civciv çıkarmak amacıyla yumurtaya yatmış veya yatmak üzere olan dişi kuş veya kümes hayvanı; gurk
  2. Bilim ve teknolojide araştırma, geliştirme ve uygulama için hazırlık dönemi
KARAKUL

  1. [isim, hayvan bilimi] Asıl yurdu Buhara'da Karakul yöresi olan ve yurdumuzda da yetiştirilen, tüyleri uzun ve kıvırcık bir cins koyun; karagül
TUTKULU

  1. [sıfat] Tutkusu olan; ihtiraslı
KULAKÇI

  1. [isim] Kulak, burun, boğaz hekimi
    • "Bir jinekolog, kulakçı, çocukçu, röntgenci, epeyce şubeler açıldı ve büyüdü." (Kemal Bayram)
KUŞKULU

  1. [sıfat] Kuşku duyan, kuşku içinde bulunan; huylu, şüpheli
    • "Demir parmaklıklı penceresinden içeriye kuşkulu bir göz atıyordum." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Kuşkulanmaya sebep olan, kuşku uyandıran; şüpheli
    • "Beynimizde biriken bayağı ve kuşkulu fikirleri çam kokularına sürünmüş nazlı hava alıp götürdü." (Refik Halit Karay)
UYKULUK

  1. [isim] Kasaplık hayvanların timüs ve pankreas bezlerine verilen ortak ad
  2. [ağızlardan] Kundaktaki çocukların avucunda biriken kir
KULUNUZ

  1. alçak gönüllülük göstermiş olmak için ben zamiri yerine kullanılan bir söz
    • "Kulunuz bu kadar yıl yaşadım, kahveye adımımı atmış değilim." (Haldun Taner)
İLKOKUL

  1. [isim, eğitim] Öğrenim çağındaki çocukları ortaokula hazırlayan eğitim öğretim kurumu; beş, ilk mektep, iptidai, iptidai mektep
  2. İlköğretimin birinci kademesinin yapıldığı okul
KULPSUZ

  1. [sıfat] Kulpu olmayan
    • "Kulpsuz iri fincanı avucunun içine alarak kahveyi içti." (Falih Rıfkı Atay)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü