İçinde kul olan 7 harfli 18 kelime var. İçerisinde KUL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kul olan kelimeler listesine ya da sonu kul ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- OKULDAŞ
-
-
[isim]
Aynı okulda okuyan kimseler
-
Okul arkadaşı
-
[isim]
Aynı okulda okuyan kimseler
- KULÜPÇÜ
-
-
[isim]
Kulüp işleten kimse
-
[isim]
Kulüp işleten kimse
- COŞKULU
-
-
[sıfat]
Coşkusu olan; coşkun, hararetli
-
[sıfat]
Coşkusu olan; coşkun, hararetli
- KORKULU
-
-
[sıfat]
Korku veren, korkutan
- "Gördüğü korkulu rüyalara ve bunların tabirlerine inanırdı."
-
Kendisinden kötülük gelebilen, tehlikeli olan
- "Hâlinden şerir, korkulu bir adam olduğu görünüyordu."
-
[sıfat]
Korku veren, korkutan
- SOKULMA
-
-
[isim]
Sokulmak işi
-
[isim]
Sokulmak işi
- UKULELE
-
Kelime Kökeni: (Hawai dilinden)
-
[isim]
Ahşap veya metal malzemeden yapılan, gitara benzeyen, gitardan daha küçük boyutta olan, dört telli bir yaylı çalgı
-
[isim]
Ahşap veya metal malzemeden yapılan, gitara benzeyen, gitardan daha küçük boyutta olan, dört telli bir yaylı çalgı
- KULOĞLU
-
-
[isim, tarih]
Ölen evli yeniçerilerin, babaları gibi ocakta askerlik yapan çocukları
-
[isim, tarih]
Ölen evli yeniçerilerin, babaları gibi ocakta askerlik yapan çocukları
- SOKULUŞ
-
-
[isim]
Sokulmak işi
- "Hepsinin bir sokuluşu ve birbirini sevişi vardı ki..."
-
[isim]
Sokulmak işi
- KULAKLI
-
-
[sıfat]
Kulağı herhangi bir biçimde olan
- "Küçük kulaklı."
-
Kulağa benzer çıkıntısı olan
-
[isim]
Sapının ucunda kulak biçiminde iki geniş çatalı bulunan bir tür yatağan
-
[isim]
İki tarafında tutulacak yeri olan yayvan tava, tencere, kazan vb
-
[sıfat]
Kulağı herhangi bir biçimde olan
- KULUÇKA
-
Kelime Kökeni: Bulgarca
-
[isim]
Civciv çıkarmak amacıyla yumurtaya yatmış veya yatmak üzere olan dişi kuş veya kümes hayvanı; gurk
-
Bilim ve teknolojide araştırma, geliştirme ve uygulama için hazırlık dönemi
-
[isim]
Civciv çıkarmak amacıyla yumurtaya yatmış veya yatmak üzere olan dişi kuş veya kümes hayvanı; gurk
- KARAKUL
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Asıl yurdu Buhara'da Karakul yöresi olan ve yurdumuzda da yetiştirilen, tüyleri uzun ve kıvırcık bir cins koyun; karagül
-
[isim, hayvan bilimi]
Asıl yurdu Buhara'da Karakul yöresi olan ve yurdumuzda da yetiştirilen, tüyleri uzun ve kıvırcık bir cins koyun; karagül
- TUTKULU
-
-
[sıfat]
Tutkusu olan; ihtiraslı
-
[sıfat]
Tutkusu olan; ihtiraslı
- KULAKÇI
-
-
[isim]
Kulak, burun, boğaz hekimi
- "Bir jinekolog, kulakçı, çocukçu, röntgenci, epeyce şubeler açıldı ve büyüdü."
-
[isim]
Kulak, burun, boğaz hekimi
- KUŞKULU
-
-
[sıfat]
Kuşku duyan, kuşku içinde bulunan; huylu, şüpheli
- "Demir parmaklıklı penceresinden içeriye kuşkulu bir göz atıyordum."
-
Kuşkulanmaya sebep olan, kuşku uyandıran; şüpheli
- "Beynimizde biriken bayağı ve kuşkulu fikirleri çam kokularına sürünmüş nazlı hava alıp götürdü."
-
[sıfat]
Kuşku duyan, kuşku içinde bulunan; huylu, şüpheli
- UYKULUK
-
-
[isim]
Kasaplık hayvanların timüs ve pankreas bezlerine verilen ortak ad
-
[ağızlardan]
Kundaktaki çocukların avucunda biriken kir
-
[isim]
Kasaplık hayvanların timüs ve pankreas bezlerine verilen ortak ad
- KULUNUZ
-
-
alçak gönüllülük göstermiş olmak için ben zamiri yerine kullanılan bir söz
- "Kulunuz bu kadar yıl yaşadım, kahveye adımımı atmış değilim."
-
alçak gönüllülük göstermiş olmak için ben zamiri yerine kullanılan bir söz
- İLKOKUL
-
-
[isim, eğitim]
Öğrenim çağındaki çocukları ortaokula hazırlayan eğitim öğretim kurumu; beş, ilk mektep, iptidai, iptidai mektep
-
İlköğretimin birinci kademesinin yapıldığı okul
-
[isim, eğitim]
Öğrenim çağındaki çocukları ortaokula hazırlayan eğitim öğretim kurumu; beş, ilk mektep, iptidai, iptidai mektep
- KULPSUZ
-
-
[sıfat]
Kulpu olmayan
- "Kulpsuz iri fincanı avucunun içine alarak kahveyi içti."
-
[sıfat]
Kulpu olmayan