İçinde kul olan 6 harfli 18 kelime var. İçerisinde KUL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kul olan kelimeler listesine ya da sonu kul ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KULELİ
-
-
[sıfat]
Kulesi olan
-
[sıfat]
Kulesi olan
- MAKULE
-
Kelime Kökeni: Arapça maḳūle
- KULÜBE
-
Kelime Kökeni: Farsça kulbe
-
[isim]
Kerpiç, saman veya ağaçtan yapılmış küçük, basit, ilkel ev
- "Aliş tozu dumana katarak kulübeye seğirtirken o da arkadaşlarının birini aramaya çıktı."
-
Bir yeri beklemekle görevli kimsenin içinde bulunduğu küçük barınak
- "Nöbetçi kulübesi."
-
Hayvanlar için yapılmış barınak
- "Köpek kulübesi."
-
[mecaz]
Alçak gönüllülük göstermek amacıyla "ev" anlamında kullanılan bir söz
-
[isim]
Kerpiç, saman veya ağaçtan yapılmış küçük, basit, ilkel ev
- UTKULU
-
-
[sıfat]
Bakınız muzaffer
- "Ben eskiden beri bilmiyor muydum sanki, diyen utkulu ama azıcık utangaç bir gülüştü onunki."
-
[sıfat]
Bakınız muzaffer
- KULYUÇ
-
-
[isim, coğrafya]
Geniş ve derin ağızlı mağara
-
[isim, coğrafya]
Geniş ve derin ağızlı mağara
- KULUNÇ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳulunc
-
[isim]
Şiddetli omuz ve sırt ağrısı
- "Nefesi kulunca, sıtmaya, havaleye, saraya, çarpıntıya birebirmiş."
-
[isim]
Şiddetli omuz ve sırt ağrısı
- DOKULU
-
-
[sıfat]
Dokusu olan
-
[sıfat]
Dokusu olan
- SOKULU
-
-
[sıfat]
Sokulmuş olan
- "Tokmağın altındaki kilitte bir sarı pirinç anahtar sokulu idi."
-
[zarf]
Sokulmuş olarak
-
[sıfat]
Sokulmuş olan
- OKULLU
-
-
[isim]
Bir okula devam eden kimse, öğrenci
-
[isim]
Bir okula devam eden kimse, öğrenci
- KULLAP
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳullāb
-
[isim, eskimiş]
İplik üzerine sırma sarmaya yarar bir dolap
-
Bir tür menteşe
-
[isim, eskimiş]
İplik üzerine sırma sarmaya yarar bir dolap
- KULVAR
-
Kelime Kökeni: Fransızca couloir
-
[isim, spor]
Yüzme ve atletizm yarışmalarında her yarışçıya ayrılan şerit
-
[mecaz]
İçinde bulunduğu veya ilgili olduğu alan
-
[isim, spor]
Yüzme ve atletizm yarışmalarında her yarışçıya ayrılan şerit
- KAKULE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳāḳulle
-
[isim, bitki bilimi]
Zencefilgillerden, sıcak iklimlerde yetişen güzel kokulu bir bitki (Elettaria cardamomum)
-
Bu bitkinin bahar olarak kullanılan tohumu
-
[isim, bitki bilimi]
Zencefilgillerden, sıcak iklimlerde yetişen güzel kokulu bir bitki (Elettaria cardamomum)
- ŞAKULİ
-
Kelime Kökeni: Arapça şāḳūlī
-
[sıfat, eskimiş]
Çekülle ilgili
-
[matematik]
Bakınız düşey
-
[sıfat, eskimiş]
Çekülle ilgili
- KOKULU
-
-
[sıfat]
Kokusu olan
- "Perilerin kızgınlığını yatıştırmak için ceplerimde birçok kokulu otlar, tohumlar, üzerlikler taşıyordum."
-
[sıfat]
Kokusu olan
- KULPLU
-
-
[sıfat]
Kulpu olan, kulpu bulunan
- "Kulplu bardak."
- "Kulplu altın."
-
[sıfat]
Kulpu olan, kulpu bulunan
- MENKUL
-
Kelime Kökeni: Arapça menḳūl
-
[sıfat]
Bir yerden bir yere taşınabilen (mal)
-
[eskimiş]
Ağızdan ağıza geçerek gelmiş, söylenegelmiş
-
[isim, hukuk]
Bakınız taşınır
-
[sıfat]
Bir yerden bir yere taşınabilen (mal)
- UYKULU
-
-
[sıfat]
Uyku gereksinimi olan
- "Gözleri her zaman uykuludur."
-
Uyku sersemi olan
- "Uykulu gözlerini kırpıştırarak çöp tepelerine doğru yürüdüler."
-
[zarf]
Uyku sersemi olarak
- "Kayalar, ağaçlar, sular, börtü böcek, geyikler, tilkiler, çakallar, koyunlar, kuzular bir sabah buğusu içinde uykulu geriniyorlardı."
-
[sıfat]
Uyku gereksinimi olan
- KULLUK
-
-
[isim]
Kul olma durumu; kölelik, ubudiyet
- "Kulluk bakımından da o kimseden daha âciz ve itaatlisi olamaz."
-
Kulun yaptığı iş
-
[isim]
Kul olma durumu; kölelik, ubudiyet