İçinde kul olan 6 harfli 18 kelime var. İçerisinde KUL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kul olan kelimeler listesine ya da sonu kul ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KULELİ

  1. [sıfat] Kulesi olan
MAKULE

Kelime Kökeni: Arapça maḳūle

  1. [isim, eskimiş] Bakınız çeşit
  2. [felsefe, mantık] Bakınız ulam
KULÜBE

Kelime Kökeni: Farsça kulbe

  1. [isim] Kerpiç, saman veya ağaçtan yapılmış küçük, basit, ilkel ev
    • "Aliş tozu dumana katarak kulübeye seğirtirken o da arkadaşlarının birini aramaya çıktı." (Halikarnas Balıkçısı)
  2. Bir yeri beklemekle görevli kimsenin içinde bulunduğu küçük barınak
    • "Nöbetçi kulübesi."
  3. Hayvanlar için yapılmış barınak
    • "Köpek kulübesi."
  4. [mecaz] Alçak gönüllülük göstermek amacıyla "ev" anlamında kullanılan bir söz
UTKULU

  1. [sıfat] Bakınız muzaffer
    • "Ben eskiden beri bilmiyor muydum sanki, diyen utkulu ama azıcık utangaç bir gülüştü onunki." (Pınar Kür)
KULYUÇ

  1. [isim, coğrafya] Geniş ve derin ağızlı mağara
KULUNÇ

Kelime Kökeni: Arapça ḳulunc

  1. [isim] Şiddetli omuz ve sırt ağrısı
    • "Nefesi kulunca, sıtmaya, havaleye, saraya, çarpıntıya birebirmiş." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
DOKULU

  1. [sıfat] Dokusu olan
SOKULU

  1. [sıfat] Sokulmuş olan
    • "Tokmağın altındaki kilitte bir sarı pirinç anahtar sokulu idi." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. [zarf] Sokulmuş olarak
OKULLU

  1. [isim] Bir okula devam eden kimse, öğrenci
KULLAP

Kelime Kökeni: Arapça ḳullāb

  1. [isim, eskimiş] İplik üzerine sırma sarmaya yarar bir dolap
  2. Bir tür menteşe
KULVAR

Kelime Kökeni: Fransızca couloir

  1. [isim, spor] Yüzme ve atletizm yarışmalarında her yarışçıya ayrılan şerit
  2. [mecaz] İçinde bulunduğu veya ilgili olduğu alan
KAKULE

Kelime Kökeni: Arapça ḳāḳulle

  1. [isim, bitki bilimi] Zencefilgillerden, sıcak iklimlerde yetişen güzel kokulu bir bitki (Elettaria cardamomum)
  2. Bu bitkinin bahar olarak kullanılan tohumu
ŞAKULİ

Kelime Kökeni: Arapça şāḳūlī

  1. [sıfat, eskimiş] Çekülle ilgili
  2. [matematik] Bakınız düşey
KOKULU

  1. [sıfat] Kokusu olan
    • "Perilerin kızgınlığını yatıştırmak için ceplerimde birçok kokulu otlar, tohumlar, üzerlikler taşıyordum." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
KULPLU

  1. [sıfat] Kulpu olan, kulpu bulunan
    • "Kulplu bardak."
    • "Kulplu altın."
MENKUL

Kelime Kökeni: Arapça menḳūl

  1. [sıfat] Bir yerden bir yere taşınabilen (mal)
  2. [eskimiş] Ağızdan ağıza geçerek gelmiş, söylenegelmiş
  3. [isim, hukuk] Bakınız taşınır
UYKULU

  1. [sıfat] Uyku gereksinimi olan
    • "Gözleri her zaman uykuludur." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Uyku sersemi olan
    • "Uykulu gözlerini kırpıştırarak çöp tepelerine doğru yürüdüler." (Lâtife Tekin)
  3. [zarf] Uyku sersemi olarak
    • "Kayalar, ağaçlar, sular, börtü böcek, geyikler, tilkiler, çakallar, koyunlar, kuzular bir sabah buğusu içinde uykulu geriniyorlardı." (Yaşar Kemal)
KULLUK

  1. [isim] Kul olma durumu; kölelik, ubudiyet
    • "Kulluk bakımından da o kimseden daha âciz ve itaatlisi olamaz." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. Kulun yaptığı iş
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü