İçinde kul olan 5 harfli 9 kelime var. İçerisinde KUL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kul olan kelimeler listesine ya da sonu kul ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KULAK
-
-
[isim, anatomi]
Başın her iki yanında bulunan işitme organı
- "Kulaklarımın uğultusu içinde, söylediği lakırtıların hiçbirini duymuyordum."
-
[anatomi]
Bu organın, sesleri toplayıp içeriye almaya yarayan dış bölümü
- "Elleriyle kulaklarını tıkayıp yatağının yanında tortop oldu."
-
Balıklarda başın iki yanında bulunan ve ağızdan alıp solungaçlardan geçirdiği suyu dışarıya vermeye yarayan yarıklardan her biri
-
Saban kulağı
-
Duvar, baca, şömine vb. yerlerde kulağa benzer çıkıntı
-
[müzik]
Telli çalgılarda tel germeye yarayan burgu
-
[coğrafya]
Akarsuların ve özellikle göllerin karaya giren ve durgunlaşan yerleri
-
[mecaz]
Seslerin uygunluğunu seçebilme ve değerlendirebilme yeteneği
-
[isim, anatomi]
Başın her iki yanında bulunan işitme organı
- KULLE
-
-
[isim]
Büyük bağ evi
- "Bağdaki ailelerin bütün çocuklarını kulle dışında bir başka evde toplamışlardı."
-
[isim]
Büyük bağ evi
- NÜKUL
-
Kelime Kökeni: Arapça nukūl
-
[isim, eskimiş, hukuk]
Bakınız vazgeçme
-
[isim, eskimiş, hukuk]
Bakınız vazgeçme
- KULÜP
-
Kelime Kökeni: Fransızca club
-
[isim]
Görüşme, konuşma, okuma, spor yapma vb. amaçlarla yalnız üye olanların toplandıkları yer
- "Geceleri kapalı olan kulübün salonu aydınlanmıştı."
-
Bakınız spor kulübü
- "Evvela, muhtelif kulüpler hep birden bir geçit yaptılar, arkadan oyunlar başladı."
-
Kişilerin, toplulukların oluşturduğu grup
-
Milletlerin oluşturduğu grup
-
Herkese açık müzikli, içkili eğlence yeri
-
[isim]
Görüşme, konuşma, okuma, spor yapma vb. amaçlarla yalnız üye olanların toplandıkları yer
- KULUN
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Altı aylığa kadar olan at veya eşek yavrusu
-
[isim, hayvan bilimi]
Altı aylığa kadar olan at veya eşek yavrusu
- KULİS
-
Kelime Kökeni: Fransızca coulisse
-
[isim, tiyatro]
Sahnenin gerisinde ve yanlarında bulunan bölüm
- "Sahneye girişlerinde kuliste sırasını bekliyorlardı."
-
[ekonomi]
Borsa dışında alışveriş yeri
-
Bir amaca ulaşabilmek için ilgili kişiler arasında özel çalışma yapılan yer
-
[mecaz]
Bir işin, bir hareketin gizli hazırlık konuşması
- "Lozan'daki Türk heyetinin kulisleri hakkında pek az şey biliyoruz."
-
[isim, tiyatro]
Sahnenin gerisinde ve yanlarında bulunan bölüm
- ŞAKUL
-
Kelime Kökeni: Arapça şāḳūl
-
[isim, eskimiş, fizik]
Bakınız çekül
-
[isim, eskimiş, fizik]
Bakınız çekül
- MAKUL
-
Kelime Kökeni: Arapça maʿḳūl
-
[sıfat]
Aklın benimseyebileceği, aklın kabul edebileceği, akla uygun nitelikte olan
- "Hissî olan şeyler hissedene, makul olan şeyler akla göre nispidir."
-
Akıllıca iş gören, davranan
- "Makul bir adam."
-
[mecaz]
Aşırı olmayan, uygun, elverişli
- "Ev için makul bir fiyat istedi."
-
[sıfat]
Aklın benimseyebileceği, aklın kabul edebileceği, akla uygun nitelikte olan
- KULAÇ
-
-
[isim]
Gerilerek açılmış iki kolun parmak uçları arasındaki uzaklık
- "Hortum beş on kulaç ötemize yanaşmıştı."
-
[isim]
Gerilerek açılmış iki kolun parmak uçları arasındaki uzaklık