İçinde kas olan 7 harfli 30 kelime var. İçerisinde KAS bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kas olan kelimeler listesine ya da Sonu kas ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A K S Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
AKS, ASK, KAS, SAK
2 Harfli Kelimeler
AK, AS
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KASIRGA
-
-
[isim]
Rüzgâr çizelgesinde hızı 64 veya daha fazla deniz mili olan ve kuvveti 12 ile gösterilen rüzgâr
- "Bu ağaç yalnız büyük bir kasırga ile silkeleniyor." (Peyami Safa)
-
Duyguların patlak verişi, büyük heyecan, coşku
- "Bu, içimdeki şiiri, kasırgayı, hemen dindirdi." (Halide Edip Adıvar)
-
[isim]
Rüzgâr çizelgesinde hızı 64 veya daha fazla deniz mili olan ve kuvveti 12 ile gösterilen rüzgâr
- MAKASLI
-
-
[sıfat]
Makası olan
-
[sıfat]
Makası olan
- TOKASIZ
-
-
[sıfat]
Tokası olmayan
-
[sıfat]
Tokası olmayan
- RAKKASE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Raksı meslek edinmiş kadın
- "Çeşitli gösteriler arasında bir rakkase vardı." (Tarık Buğra)
-
[isim]
Raksı meslek edinmiş kadın
- YAKASIZ
-
-
[sıfat]
Yakası olmayan
- "Adamın sırtında yakasız bir mintan, bacaklarında da dolaksız bir külot vardı." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Yakası olmayan
- ZEKASIZ
- ...
- KASKATI
-
-
[sıfat]
Çok katı
- "Kaskatı vücudumla kalakaldım."
- "Kaskatı kesilmiş vücudu, suyun hafif akıntısına uyarak yavaş yavaş uzaklaştı." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[zarf]
Kıpırdamaksızın, hareketsiz veya donmuş olarak
- "Evin önünde kaskatı duruyordu."
-
Acımasız, hoşgörüsüz
-
[sıfat]
Çok katı
- KASAVET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Üzüntü, tasa, kaygı, sıkıntı
- "Dövüşen yiğitler de boyanır kana / Kasavet mi çeker seni doğuran ana." (H. Türküsü)
-
[isim]
Üzüntü, tasa, kaygı, sıkıntı
- KASİYER
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Kasa başında oturarak para alıp kasa fişi veren kimse, kasadar
-
[isim]
Kasa başında oturarak para alıp kasa fişi veren kimse, kasadar
- KASKOCU
- ...
- TEKASÜL
- ...
- KASILMA
-
-
[isim]
Kasılmak işi, büzülme, takallüs
-
[isim]
Kasılmak işi, büzülme, takallüs
- KASKOLU
- ...
- KASADAR
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Ticari kuruluşlarda kasada oturarak para alıp veren kimse
-
[isim]
Ticari kuruluşlarda kasada oturarak para alıp veren kimse
- KASINMA
-
-
[isim]
Kasınmak işi
-
[isim]
Kasınmak işi
- KASETÇİ
-
-
[isim]
Kaset satan kimse
-
[isim]
Kaset satan kimse
- HAKASÇA
- ...
- TEKASÜF
- ...
- BAŞKASI
-
-
[zamir]
Diğer bir kişi, herhangi bir kimse, diğeri, ötekisi
- "Bir başkasını gönderir, soruşturmayı daha da derinleştirirlerdi." (Erhan Bener)
-
[zamir]
Diğer bir kişi, herhangi bir kimse, diğeri, ötekisi
- MAKASÇI
-
-
[isim]
Makas yapan veya satan kimse
-
Demir yollarında makasları açıp kapayarak trenlere yol veren görevli
-
[isim]
Makas yapan veya satan kimse