İçinde kas olan 7 harfli 30 kelime var. İçerisinde KAS bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kas olan kelimeler listesine ya da Sonu kas ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A K S Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
AKS, ASK, KAS, SAK
2 Harfli Kelimeler
AK, AS
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KASINTI
-
-
[isim]
Giyeceği daraltmak veya kısaltmak için yapılan eğreti dikiş
- "Bu kolun kasıntısını sökmeli."
-
Büyüklenme, kurum, gurur
-
[sıfat]
Büyüklenen, gururlanan ve bunu davranışlarıyla belli eden (kimse)
-
[isim]
Giyeceği daraltmak veya kısaltmak için yapılan eğreti dikiş
- ZEKASIZ
- ...
- YAKASIZ
-
-
[sıfat]
Yakası olmayan
- "Adamın sırtında yakasız bir mintan, bacaklarında da dolaksız bir külot vardı." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Yakası olmayan
- KASILMA
-
-
[isim]
Kasılmak işi, büzülme, takallüs
-
[isim]
Kasılmak işi, büzülme, takallüs
- TOKASIZ
-
-
[sıfat]
Tokası olmayan
-
[sıfat]
Tokası olmayan
- KASKOLU
- ...
- SUİKAST
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Gizlice cana kıyma ve kötülük etmeye kalkışma
- "Bir nefes alayım derken iğrenç bir suikasta uğradım." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Bir devlet büyüğünü veya önemli bir kişiyi plan kurarak öldürme
-
[isim]
Gizlice cana kıyma ve kötülük etmeye kalkışma
- KASETÇİ
-
-
[isim]
Kaset satan kimse
-
[isim]
Kaset satan kimse
- KASECİK
- ...
- BAŞKASI
-
-
[zamir]
Diğer bir kişi, herhangi bir kimse, diğeri, ötekisi
- "Bir başkasını gönderir, soruşturmayı daha da derinleştirirlerdi." (Erhan Bener)
-
[zamir]
Diğer bir kişi, herhangi bir kimse, diğeri, ötekisi
- KASKATI
-
-
[sıfat]
Çok katı
- "Kaskatı vücudumla kalakaldım."
- "Kaskatı kesilmiş vücudu, suyun hafif akıntısına uyarak yavaş yavaş uzaklaştı." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[zarf]
Kıpırdamaksızın, hareketsiz veya donmuş olarak
- "Evin önünde kaskatı duruyordu."
-
Acımasız, hoşgörüsüz
-
[sıfat]
Çok katı
- CAKASIZ
-
-
[sıfat]
Cakası olmayan
-
[sıfat]
Cakası olmayan
- KASILIŞ
-
-
[isim]
Kasılma işi veya biçimi
-
[isim]
Kasılma işi veya biçimi
- KASAVET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Üzüntü, tasa, kaygı, sıkıntı
- "Dövüşen yiğitler de boyanır kana / Kasavet mi çeker seni doğuran ana." (H. Türküsü)
-
[isim]
Üzüntü, tasa, kaygı, sıkıntı
- KASITLI
-
-
[sıfat]
İsteyerek, bilerek yapılan, maksatlı
-
[sıfat]
İsteyerek, bilerek yapılan, maksatlı
- MAKASLI
-
-
[sıfat]
Makası olan
-
[sıfat]
Makası olan
- KASKOCU
- ...
- KASİYER
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Kasa başında oturarak para alıp kasa fişi veren kimse, kasadar
-
[isim]
Kasa başında oturarak para alıp kasa fişi veren kimse, kasadar
- HAKASÇA
- ...
- KASINMA
-
-
[isim]
Kasınmak işi
-
[isim]
Kasınmak işi