İçinde inmek olan 8 harfli 22 kelime var. İçerisinde İNMEK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında inmek olan kelimeler listesine ya da sonu inmek ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

İnmek Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E K M N İ

5 Harfli Kelimeler

İNMEK

4 Harfli Kelimeler

EKİM, EKİN, EMİK, EMİN, ENİK, İNEK, İNME, MENİ, MİNE, MİNK

3 Harfli Kelimeler

KEM, KİM, KİN, MEN, NEM, NİM

2 Harfli Kelimeler

EK, EM, EN, İM, İN, KE, Kİ, ME, Mİ, NE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GEZİNMEK

  1. [nesnesiz] Eğlenmek, vakit geçirmek için gezmek; dolaşmak
    • "Başı bir düşünceyle ağırlaşmış gibi öne düşük, elleri cebinde, geziniyordu." (Peyami Safa)
  2. Belirli bir çevre içinde gezip durmak; gezelemek
    • "Bir akşam rıhtım boyunda geziniyordum." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. [müzik] Özellikle doğaçlama yapılan müzikte, ezgiyi belli bir makam anlayışı içinde değişik perdeler üzerinde çalmak; dolaşmak
BİLİNMEK

  1. [nesnesiz] Bilme işine konu olmak, anlaşılmak, öğrenilmek
    • "Bir haftadır civarda dolaştığı biliniyor, yakalanamıyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
SEVİNMEK

  1. [nesnesiz] Sevinç duymak
    • "Babama, bana bir yazı makinesi aldığı için ne kadar sevindiğimi bile gösteremedim." (Adalet Ağaoğlu)
YETİNMEK

  1. [-le] Edindiği bir şeyi kendisi için yeter bularak daha çoğuna gerek görmemek, daha çoğunu istememek; kanıklanmak, kanaat etmek, iktifa etmek
    • "İki taraf, herhangi bir önemli meseleye dokunulacağı zaman, muhalefet şerhleriyle yetiniyorlardı." (Ali Naci Karacan)
  2. Yaptığı bir şeyi kendisi için yeter bularak daha çoğunu yapmaya gerek görmemek; kanmak
DEVİNMEK

  1. [nesnesiz] Vücudu oynatmak veya kıpırdatmak; hareket etmek
  2. [fizik] Bir cismin bir noktaya göre yeri veya durumu değişmek; hareket etmek
YERİNMEK

  1. [-e] Bakınız üzülmek
    • "Kaybettiğini bulamadım diye yerinme." (Sevinç Çokum)
  2. Pişman olmak
KESİNMEK

  1. [nesnesiz, ağızlardan] Kesme işi yapılmak
DİDİNMEK

  1. [nesnesiz] Çok güçlük çekerek sürekli çalışmak
    • "Size de tiyatronuza da biraz yararlı olabilmek için didiniyorum, parçalanıyorum." (Tarık Buğra)
ÇEKİNMEK

  1. [-den] Saygı, korku, utanma vb. duygularla bir şeyi yapmak istememek, kaçınmak
    • "Karşı karşıya oturup yalnız kaldığımız zaman göz göze gelmekten çekindiğini de hissettim." (Peyami Safa)
  2. [nesnesiz] Bir şey sürünmek
    • "Sürmeler çekinmiş bir kadın."
GELİNMEK

  1. [-e, -den] Gelme işi yapılmak
GEÇİNMEK

  1. [nesnesiz] Yaşamak için gerekeni sağlamak
    • "Avla geçinen bir kabile, bu gıdaları tesadüfe borçlu olduğuna inanabilir." (Cemil Meriç)
  2. [-le] Uzlaşmak, anlaşmak
    • "Aman çocuklar, birbirinizle iyi geçinin."
  3. [mecaz] Bakınız taslamak
    • "Şiir güç ya, şair olmak, şair geçinmek o kadar değil." (Nurullah Ataç)
  4. [-den, mecaz] Kendi gereksinimlerini başkalarından sağlamak
    • "Hamza hem fabrikada çalışır hem de müdürün yaşlıca karısından geçinir." (Mehmet Narlı)
DELİNMEK

  1. [nesnesiz] Delme işi yapılmak
    • "Kızın kulağı delindi."
  2. Bir şeyde delik oluşmak
    • "Biz burada hepimiz karaciğerimiz delinerek ölmeye mahkûmuz." (Nâzım Hikmet)
  3. [mecaz] Kurala uyulmamak, aykırı davranılmak
    • "Yöneticinin koyduğu yasaklar delindi."
YEKİNMEK

  1. [nesnesiz, ağızlardan] Davranmak, olduğu yerden fırlamak, ayağa kalkmak, kalkmak için hareket etmek, kımıldamak
    • "Nihayet içlerinden biri yekindi, okumakta devam etti, ötekiler sustular." (Memduh Şevket Esendal)
  2. [mecaz] Gereğinden fazla gayret sarf etmek
İNCİNMEK

  1. [nesnesiz] Çarpma, sıkışma, burkulma vb. etkenlerle vücudun bir yeri ağrı verir duruma gelmek
    • "İncinir düz caddede, dağda gezen ayaklar." (Faruk Nafiz Çamlıbel)
  2. [-den, mecaz] Birinin herhangi bir sözü veya davranışı yüzünden üzüntü duymak, gücenmek, kırılmak
SİLİNMEK

  1. [nesnesiz] Silme işine konu olmak
  2. Kendi kendini silmek
  3. [mecaz] Birden yok olmak, gözden kaybolmak
    • "Nina'nın dudaklarındaki ferah, tatlı tebessüm silinmiştir." (Refik Halit Karay)
DİLİNMEK

  1. [nesnesiz] Dilme işi yapılmak
GERİNMEK

  1. [nesnesiz] Kolları açarak gövdeyi gergin bir duruma sokmak
    • "Geç uyanmıştı, geç ve güç. Yatakta uzun uzun gerindi, esnedi." (Attilâ İlhan)
BEKİNMEK

  1. [nesnesiz, ağızlardan] Bakınız direnmek
  2. Bakınız tıkanmak
    • "Gaz ocağının deliği bekinmiş, açılmıyor."
GİYİNMEK

  1. [-i] Bakınız giymek
    • "Herkes siyahlar giyinmiş." (Ahmet Ümit)
  2. [-de] Giysiyi belli bir yerden almak veya belli bir yerde diktirmek
    • "Hepsi terzi Mir'de giyinirlerdi." (Ömer Seyfettin)
  3. [-e, mecaz] Ağır bir söze veya davranışa, sesini çıkarmadan içerlemek
TEPİNMEK

  1. [nesnesiz] Ayaklarını hızla yere veya bir şeye üst üste vurmak
    • "Tekmelediler, üzerime çıkıp tepindiler." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Öfke ve sevincini açığa vuracak davranışlarda bulunmak
    • "Sabaha kadar tepindiler. Bayram ediyorlar." (Necip Fazıl Kısakürek)
  3. Gürültü etmek
  4. [mecaz] Bir şeye karşı koymak
    • "Tepiniyor, tokatlayacağını, tekme ile dışarı atacağını söylüyordu." (Ömer Seyfettin)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü