İçinde inme olan 8 harfli 32 kelime var. İçerisinde İNME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında inme olan kelimeler listesine ya da sonu inme ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
İnme Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E M N İ
4 Harfli Kelimeler
EMİN, İNME, MENİ, MİNE
3 Harfli Kelimeler
MEN, NEM, NİM
2 Harfli Kelimeler
EM, EN, İM, İN, ME, Mİ, NE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GELİNMEK
-
-
[-e, -den]
Gelme işi yapılmak
-
[-e, -den]
Gelme işi yapılmak
- BEKİNMEK
-
- TERSİNME
-
-
[isim]
Tersinmek işi
-
[isim]
Tersinmek işi
- ÇEVRİNME
-
-
[isim]
Çevrinmek işi; tavaf
-
[isim]
Çevrinmek işi; tavaf
- GERİNMEK
-
-
[nesnesiz]
Kolları açarak gövdeyi gergin bir duruma sokmak
- "Geç uyanmıştı, geç ve güç. Yatakta uzun uzun gerindi, esnedi."
-
[nesnesiz]
Kolları açarak gövdeyi gergin bir duruma sokmak
- SEVİNMEK
-
-
[nesnesiz]
Sevinç duymak
- "Babama, bana bir yazı makinesi aldığı için ne kadar sevindiğimi bile gösteremedim."
-
[nesnesiz]
Sevinç duymak
- GEZİNMEK
-
-
[nesnesiz]
Eğlenmek, vakit geçirmek için gezmek; dolaşmak
- "Başı bir düşünceyle ağırlaşmış gibi öne düşük, elleri cebinde, geziniyordu."
-
Belirli bir çevre içinde gezip durmak; gezelemek
- "Bir akşam rıhtım boyunda geziniyordum."
-
[müzik]
Özellikle doğaçlama yapılan müzikte, ezgiyi belli bir makam anlayışı içinde değişik perdeler üzerinde çalmak; dolaşmak
-
[nesnesiz]
Eğlenmek, vakit geçirmek için gezmek; dolaşmak
- YETİNMEK
-
-
[-le]
Edindiği bir şeyi kendisi için yeter bularak daha çoğuna gerek görmemek, daha çoğunu istememek; kanıklanmak, kanaat etmek, iktifa etmek
- "İki taraf, herhangi bir önemli meseleye dokunulacağı zaman, muhalefet şerhleriyle yetiniyorlardı."
-
Yaptığı bir şeyi kendisi için yeter bularak daha çoğunu yapmaya gerek görmemek; kanmak
-
[-le]
Edindiği bir şeyi kendisi için yeter bularak daha çoğuna gerek görmemek, daha çoğunu istememek; kanıklanmak, kanaat etmek, iktifa etmek
- ŞİŞİNMEK
-
-
[nesnesiz]
Başkalarına yüksekten bakar gibi bir tavır takınmak, böbürlendiğini davranışlarıyla belli etmek
- "O da bu övgülerle beğenilerin önünde şişindikçe şişiniyordu."
-
Surat asmak, dargın durmak
-
[hayvan bilimi]
Bazı böcekler, saldırıya uğradıklarında bütün uzantı ve eklentilerini, düşmanını korkutup ürkütecek biçimde yayarak genişletmek
-
[nesnesiz]
Başkalarına yüksekten bakar gibi bir tavır takınmak, böbürlendiğini davranışlarıyla belli etmek
- TEPİNMEK
-
-
[nesnesiz]
Ayaklarını hızla yere veya bir şeye üst üste vurmak
- "Tekmelediler, üzerime çıkıp tepindiler."
-
Öfke ve sevincini açığa vuracak davranışlarda bulunmak
- "Sabaha kadar tepindiler. Bayram ediyorlar."
-
Gürültü etmek
-
[mecaz]
Bir şeye karşı koymak
- "Tepiniyor, tokatlayacağını, tekme ile dışarı atacağını söylüyordu."
-
[nesnesiz]
Ayaklarını hızla yere veya bir şeye üst üste vurmak
- BİLİNMEK
-
-
[nesnesiz]
Bilme işine konu olmak, anlaşılmak, öğrenilmek
- "Bir haftadır civarda dolaştığı biliniyor, yakalanamıyordu."
-
[nesnesiz]
Bilme işine konu olmak, anlaşılmak, öğrenilmek
- KERKİNME
-
-
[isim]
Kerkinmek işi
-
[isim]
Kerkinmek işi
- DEĞİNMEK
-
-
[-e]
Bir konuyu ele alarak ondan kısaca söz etmek; dokunmak (I), temas etmek
- "Gündüz yüzme havuzunda açmadığı bir konuya değinmek gereksinmesi duyuyordu."
-
[-e]
Bir konuyu ele alarak ondan kısaca söz etmek; dokunmak (I), temas etmek
- DELİNMEK
-
-
[nesnesiz]
Delme işi yapılmak
- "Kızın kulağı delindi."
-
Bir şeyde delik oluşmak
- "Biz burada hepimiz karaciğerimiz delinerek ölmeye mahkûmuz."
-
[mecaz]
Kurala uyulmamak, aykırı davranılmak
- "Yöneticinin koyduğu yasaklar delindi."
-
[nesnesiz]
Delme işi yapılmak
- YERİNMEK
-
-
[-e]
Bakınız üzülmek
- "Kaybettiğini bulamadım diye yerinme."
-
Pişman olmak
-
[-e]
Bakınız üzülmek
- BİLİNMEZ
-
-
[sıfat, matematik]
Bakınız bilinmeyen
-
[sıfat, matematik]
Bakınız bilinmeyen
- EĞİLİNME
-
-
[isim]
Eğilinmek işi
-
[isim]
Eğilinmek işi
- İNCİNMEK
-
-
[nesnesiz]
Çarpma, sıkışma, burkulma vb. etkenlerle vücudun bir yeri ağrı verir duruma gelmek
- "İncinir düz caddede, dağda gezen ayaklar."
-
[-den, mecaz]
Birinin herhangi bir sözü veya davranışı yüzünden üzüntü duymak, gücenmek, kırılmak
-
[nesnesiz]
Çarpma, sıkışma, burkulma vb. etkenlerle vücudun bir yeri ağrı verir duruma gelmek
- DİLİNMEK
-
-
[nesnesiz]
Dilme işi yapılmak
-
[nesnesiz]
Dilme işi yapılmak
- SİFTİNME
-
-
[isim]
Siftinmek işi
-
[isim]
Siftinmek işi