İçinde inme olan 8 harfli 32 kelime var. İçerisinde İNME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında inme olan kelimeler listesine ya da Sonu inme ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

E M N İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

EMİN, İNME, MENİ, MİNE

3 Harfli Kelimeler

MEN, NEM, NİM

2 Harfli Kelimeler

EM, EN, İM, İN, ME, Mİ, NE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DELİNMEK

  1. [nsz] Delme işi yapılmak
    • "Kızın kulağı delindi."
  2. Bir şeyde delik oluşmak
    • "Midesi delindi."
  3. Çiğnenmek, uyulmamak, aykırı davranılmak
    • "Yöneticinin koyduğu yasaklar delindi."

GEÇİNMEK

  1. [nsz] Yaşamak için gerekeni sağlamak
    • "Muharrem artık yalnız balıkçılıkla geçiniyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Sözün tam anlamıyla bu sayede geçinip gidiyordu." (Murathan Mungan)
  2. [-le] Uzlaşmak, anlaşmak
    • "Aman çocuklar, birbirinizle iyi geçinin."
  3. Taslamak
    • "Şiir güç ya, şair olmak, şair geçinmek o kadar değil." (Nurullah ataç)
  4. [-den] Kendi gereksinimlerini başkalarından sağlamak
    • "... sen altmış para verip bir paket tütün almaz, herkesin tabakasından geçinirsin." (Memduh Şevket Esendal)
  5. Ölmek

DİLİNMEK

  1. [nsz] Dilme işi yapılmak

GİYİNMEK

  1. [nsz] Kendi üzerine giymek
    • "Koltukta çok mükellef giyinmiş ve çok güzel bir kadın oturuyor." (Peyami Safa)
    • "Kocam bana karşı iyi davranıyor, benim de şık kadınlar gibi giyinip kuşanmamı, boyanmamı istiyordu." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Giysiyi belli bir yerden almak veya belli bir yerde diktirmek
    • "Hepsi terzi Mir'de giyinirlerdi." (Ömer Seyfettin)
  3. [-e] Ağır bir söze veya davranışa, sesini çıkarmadan içerlemek

KERKİNME

  1. [isim] Kerkinmek işi

BEKİNMEK

  1. [nsz] İnat etmek, direnmek
  2. Kapanmak, tıkanmak
    • "Gaz ocağının deliği bekinmiş, açılmıyor."

GERİNMEK

  1. [nsz] Kolları açarak gövdeyi gergin bir duruma sokmak
    • "Geç uyanmıştı, geç ve güç. Yatakta uzun uzun gerindi, esnedi." (Atilla İlhan)
  2. Rahatlık, mutluluk, övünç duymak
    • "Çapkın delikanlının hareketlerini ciddiye alan genç kız tatlı tatlı gerinirken kuru dudaklarından mesut tebessümler uçuşuyordu." (Haldun Taner)

İNCİNMEK

  1. [nsz] Çarpma, sıkışma, burkulma vb. etkenlerle vücudun bir yeri ağrı verir duruma gelmek
    • "İncinir düz caddede dağda gezen ayaklar." (Faruk Nafiz Çamlıbel)
  2. [-den] Birinin herhangi bir davranışı yüzünden üzüntü duymak, gücenmek, kırılmak

YEKİNMEK

  1. [nsz] Davranmak, olduğu yerden fırlamak, ayağa kalkmak, kalkmak için hareket etmek, kımıldamak
    • "Nihayet içlerinden biri yekindi, okumakta devam etti, ötekiler sustular." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Gereğinden fazla gayret sarf etmek

TİKSİNME

  1. [isim] Tiksinmek işi, ikrah, istikrah, nefret
    • "İçinde bu adama karşı garip bir tiksinme, çekinme vardı." (Sait Faik Abasıyanık)

DEVİNMEK

  1. [nsz] Vücudu oynatmak veya kıpırdatmak, kımıldanmak, hareket etmek
  2. Bir cismin, bir noktaya göre, yeri veya durumu değişmek, hareket etmek

BİLİNMEK

  1. [nsz] Bilme işine konu olmak, anlaşılmak, öğrenilmek
    • "Bir haftadır civarda dolaştığı biliniyor, yakalanamıyordu." (Sait Faik Abasıyanık)

BİLİNMEZ

  1. [sıfat] Bilinmeyen

TERSİNME

  1. [isim] Tersinmek işi veya durumu

SİFTİNME

  1. [isim] Siftinmek işi

KESİNMEK

  1. [nsz] Kesme işi yapılmak

SEVİNMEK

  1. [nsz] Sevinç duymak
    • "Dönecektim, kurtuldum diyecektim ve sevinecektim." (Memduh Şevket Esendal)

BERKİNME

  1. [isim] Berkinmek işi veya durumu

GEZİNMEK

  1. [nsz] Eğlenmek, vakit geçirmek için gezmek, dolaşmak, seyran etmek
    • "Başı bir düşünceyle ağırlaşmış gibi öne düşük, elleri cebinde, geziniyordu." (Peyami Safa)
  2. Belirli bir çevre içinde gezip durmak
    • "Bir akşam rıhtım boyunda geziniyordum." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. Özellikle doğaçtan yapılan müzikte, ezgiyi belli bir makam anlayışı içinde değişik perdeler üzerinde çalmak, dolaşmak

ŞİŞİNMEK

  1. [nsz] Surat asmak, dargın durmak
  2. Bazı böcekler, saldırıya uğradıklarında bütün uzantı ve eklentilerini, düşmanını korkutup ürkütecek biçimde yayarak genişletmek
  3. Başkalarına yüksekten bakar gibi bir tavır takınmak, böbürlendiğini davranışlarıyla belli etmek, kabarmak, gururlanmak
    • "O da bu övgülerle beğenilerin önünde şişindikçe şişiniyordu." (Çetin Altan)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü