İçinde inme olan 6 harfli 8 kelime var. İçerisinde İNME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında inme olan kelimeler listesine ya da sonu inme ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

İnme Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E M N İ

4 Harfli Kelimeler

EMİN, İNME, MENİ, MİNE

3 Harfli Kelimeler

MEN, NEM, NİM

2 Harfli Kelimeler

EM, EN, İM, İN, ME, Mİ, NE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

EDİNME

  1. [isim] Edinmek işi; iktisap
    • "Nasıl bir iş edinmeyi tasarladığını anlıyorum şimdi." (Nâzım Hikmet)
EĞİNME

  1. [isim] Eğinmek durumu
ERİNME

  1. [isim] Bakınız üşenme
EŞİNME

  1. [isim] Eşinmek işi
DİNMEK

  1. [nesnesiz] Sona ermek, bitmek, durmak
    • "Gözyaşlarım dindi, ferahladım, eski hayatıma kavuştum." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Kar ve yağmurun yağması, rüzgârın esmesi kesilmek veya durmak
    • "Dinmiş lodosların uğultusu içinde / İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı" (Orhan Veli Kanık)
  3. [mecaz] Yara iyileşmek
    • "Biraz sevinmek için bekledim dinsin yaram / Anladım, bana gülmek değil yaşamak haram" (Faruk Nafiz Çamlıbel)
İNMELİ

  1. [sıfat] Bir tarafında inme bulunan; felçli, mefluç, nüzullü
    • "Hastanın sağ tarafı inmeli." (Peyami Safa)
SİNMEK

  1. [-e, nesnesiz] Kendini göstermemek için büzülerek saklanmak; pısmak, pusmak
  2. Korku, yılgınlık vb. sebeplerle konuşmamak, hareket etmemek veya tepki göstermemek
    • "Artık Emine'nin takdirine, maskaralıklarına mukabele etmiyor, bir köşeye siniyor, düşünüyordu." (Halide Edip Adıvar)
  3. [-e] Bir şeyin içine hiç çıkmayacak veya güç çıkacak biçimde işlemek, nüfuz etmek
  4. Huy, alışkanlık vb. iyice yerleşmek
    • "Doktorun bütün ömrüne sinecek bir çirkin dedikodu başlayacak." (Memduh Şevket Esendal)
BİNMEK

  1. [-e] Yüksek bir şeyin veya bir hayvanın üstüne çıkıp ayaklarını sallandırarak oturmak
    • "Belki de atlara binerek dolaşırız." (Refik Halit Karay)
  2. Bir yere gitmek için tren, vapur, uçak, otomobil vb. bir taşıtta yer almak; atlamak
    • "Vapurlara, trenlere ihtiyarları itip çocukları ezip biniyoruz." (Orhan Seyfi Orhon)
  3. Bisiklet, motosiklet, binek hayvanı kullanmak
  4. Bir şey sıkışarak yanındakinin üstüne çıkmak, üst üste gelmek
    • "Damar damara binmiş."
  5. [-e, nesnesiz] Fiyatı artmak
    • "Pamuklulara yüzde on bindi."
  6. Bir şeyin üzerine ilave edilmek
    • "Annemin dul maaşından ayrılmış bütçeme bir de posta masrafı binmişti her hafta." (Yusuf Ziya Ortaç)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü