İçinde if olan 5 harfli 52 kelime var. İçerisinde İF bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında if olan kelimeler listesine ya da sonu if ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KİFAF

Kelime Kökeni: Arapça kifāf

  1. [isim, eskimiş] Yaşayacak kadar rızık
ZARİF

Kelime Kökeni: Arapça ẓarīf

  1. [sıfat] Çekicilik, biçim, görünüş, durum, konuşma ve davranışlarıyla hoşa giden, beğenilen; zarafetli
    • "Camilerimizdeki o zarif çizgilerin şiirini bir daha duyacak." (Orhan Seyfi Orhon)
  2. Beğenilir ve nükteli (dil, konuşma vb.)
    • "Zarif bir söz."
  3. Güzel, hoş, albenili olan
    • "Teşekküre geldim zarif hediyenize / Gücenmeyin biraz fazla güldümse size" (Enis Behiç Koryürek)
  4. Hoşa gider bir biçimde konuşan ve davranan
    • "Zarif ve hassas şair gittikçe artan bu iltifatlar karşısında saadetinden ağlıyordu." (Asaf Halet Çelebi)
FİFRE

Kelime Kökeni: Fransızca fifre

  1. [isim, müzik] Yanlamasına çalınan, altı tane deliği olan, tahtadan bir flüt türü
AFİFE

Kelime Kökeni: Arapça ʿafīfe

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız iffetli (kadın)
İFLAS

Kelime Kökeni: Arapça iflās

  1. [isim, ticaret] Borçlarını ödeyemediği mahkeme kararı ile tespit ve ilan olunan iş adamının durumu; batkı
    • "Her gün küçük tüccarlardan birisi iflasa sürükleniyordu." (Necati Cumalı)
  2. [mecaz] Yenilgiye uğrama, değerini yitirme
  3. [mecaz] İşlevini veya görevini yapamama
NEZİF

Kelime Kökeni: Arapça nezf

  1. [isim, eskimiş] Bakınız kanama
    • "Bu şiddetli nezfin önüne geçememekten korkuyordu." (Peyami Safa)
İFLAH

Kelime Kökeni: Arapça iflāḥ

  1. [isim] Kötü, güç bir durumdan kurtulma, iyi bir duruma gelme; onma
KEYİF

Kelime Kökeni: Arapça keyf

  1. [isim] Bakınız sağlık
    • "Keyfiniz nasıl?"
  2. Canlılık, tasasızlık, iç rahatlığı
    • "Bu keyif ne kadar sürerdi? Tahminime göre beş on dakikadan fazla sürmezdi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  3. Rahat, huzur, afiyet
  4. İstek, heves, zevk
    • "Ağır ağır keyifle başladım kahvemi çekmeye." (Sait Faik Abasıyanık)
  5. Alkollü içki ve başka uyuşturucu maddeler kullanıldığında insanda görülen durum
  6. Yolsuz ve kural dışı istek
    • "Niye bir memurun keyfine boyun eğiyorsunuz?" (Necati Cumalı)
  7. [argo] Bakınız esrar (II)
ELİFİ

Kelime Kökeni: Arapça elifī

  1. [sıfat, eskimiş] Bantlarla süslenmiş
    • "Başında elifî taç vardı, pek güzel, pek ışıklı bir taçtı bu." (Nezihe Araz)
KEŞİF

Kelime Kökeni: Arapça keşf

  1. [isim] Ortaya çıkarma, meydana çıkarma
  2. Var olduğu bilinmeyen bir şeyin ortaya çıkarılması
    • "Amerika'nın keşfi."
  3. Gizli olan bir şey hakkında geniş bilgi edinme
  4. [mecaz] Bir şeyin olacağını önceden anlama, sezme; tahmin
  5. [hukuk] Bir olay veya durumun oluş nedenlerini anlayabilmek için yerinde inceleme yapma
    • "Bu davaların dağ tepe keşiflerine koşar, kararlarını kaleme alır." (Necati Cumalı)
ZİFAF

Kelime Kökeni: Arapça zifāf

  1. [isim] Bakınız gerdek
    • "Zifafın cuma akşamına tesadüf etmesi hayırlı addedilmiş bir âdettir." (Kilisli Kadri)
NİFAK

Kelime Kökeni: Arapça nifāḳ

  1. [isim] Geçimsizlik, anlaşmazlık, ara bozuculuk
    • "Nifak unsurları her ikisinin iyi niyetlerinden yavaş yavaş, sinsi sinsi kendi çıkarlarına yararlanmasını bilecekti." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
İFRAĞ

Kelime Kökeni: Arapça ifrāġ

  1. [isim, eskimiş] Bir şeyi başka bir biçime çevirme
  2. [biyoloji] Bakınız boşaltım
DATİF

Kelime Kökeni: Fransızca datif

  1. [isim, dil bilgisi] Bakınız yönelme durumu
AKTİF

Kelime Kökeni: Fransızca actif

  1. [sıfat] Bakınız etkin
    • "Farkına varmadan ezbercilikten kurtulup aktif araştırıcı olmuşsunuz." (Haldun Taner)
  2. Çalışan, çalışmasını sürdüren; faal
    • "Hâlâ aktif bir kurumdur."
  3. [isim, ekonomi] Bir ticarethanenin, ortaklığın para ile değerlendirilebilen mal ve haklarının tümü
RESİF

Kelime Kökeni: Fransızca récif

  1. [isim, jeoloji] Su düzeyindeki sıra kayalar
    • "Uzun sahil şeridinin sonunda enfes güzellikte bir lagün ve lagünün bitiminde de dalgıçların gün boyu dalıp çıktığı bir resif mevcut." (Ömer Alim Erginoğlu)
ŞİFRE

Kelime Kökeni: Fransızca chiffre

  1. [isim] Gizli haberleşmeye yarayan işaretlerin tümü; kod
    • "İstanbul mümessilliği şifresiyle Mustafa Kemal Paşa'ya, bekledikleri malumatı iletmiştim." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Gizliliği olan kasa, kapı, çanta vb. şeylerin açılması için gereken rakam
İSTİF

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Eşya veya başka nesnelerin düzgün bir biçimde üst üste konulmasıyla oluşan yığın
    • "Uzunca bir arabaya lekeli şilteler, kirli yastıklar yığılıyordu, istif tekmil olmuştu." (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)
  2. Kereste, tahta vb. ağaç ürünlerini kurutmak veya bekletmek amacı ile belirli düzenlerde üst üste dizerek yapılan yığın
  3. Bakınız stok
ZİFOS

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Yerden sıçrayan çamur
    • "Otomobiller korna çalarak, etrafa zifoslar saçarak kayıp geçiyorlardı." (Attilâ İlhan)
  2. [sıfat, mecaz] Yararsız, boş olan
ZİFİR

Kelime Kökeni: Arapça zefīr

  1. [isim] Tütün dumanının bıraktığı yağlı ve siyah kir
    • "Bıyıklarının ortası belli ki tütün zifirinden kınalı bir renk almıştı." (Refik Halit Karay)
  2. Dumanın oluşturduğu is
    • "Soba, yanlış kurulduğu için tütmeye başlamıştı ve borulardan eşyanın üstüne zifir akıyordu." (Oğuz Atay)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü