İçinde if olan 11 harfli 62 kelime var. İçerisinde İF bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında if olan kelimeler listesine ya da sonu if ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KOLEKTİFLİK

  1. [isim] Kolektif olma durumu
ŞİFRELENMEK

  1. [nesnesiz] Bir metin şifreli duruma getirilmek
AKTİFLEŞMEK

  1. [nesnesiz] Bakınız etkinleşmek
BİLİSTİFADE

Kelime Kökeni: Arapça bi'l-istifāde

  1. [zarf, eskimiş] İstifade ederek, istifadeyle, yararlanarak
    • "Benim Samsun’da bulunmayışımdan bilistifade yapılmıştır." (Hasan İzzettin Dinamo)
İSTİFADESİZ

  1. [sıfat] Bakınız yararsız
OBJEKTİFLİK

  1. [isim] Bakınız nesnellik
PREZERVATİF

Kelime Kökeni: Fransızca préservatif

  1. [isim] Cinsel ilişkiyle geçebilecek hastalıklardan korunmak veya kadının hamile kalmasını önlemek için erkeklerin kullandığı ince, saydam bir tür kılıf; kondom, kaput (I)
HAFİFMEŞREP

Kelime Kökeni: Arapça ḫafįf + meşreb

  1. [sıfat] Davranışları ile içinde bulunduğu toplumun ahlak anlayışına ters düşen
    • "Nazif, Abdülhak Hamit’in yanında sık sık gördüğü hafifmeşrep ve suratsız bir kadından hoşlanmazmış." (Ahmet Kabaklı)
TARİFSİZLİK

  1. [isim] Tarifsiz olma durumu
    • "Hayat ve kâinata ait nihai meselelerde de olduğu gibi, sanki milliyet meselesinde de bir tarifsizlik unsuru var." (Mehmet İzzet)
LATİFECİLİK

  1. [isim] Latifeci olma durumu
KİFAFINEFİS

Kelime Kökeni: Arapça kifāf + nefs

  1. [isim, eskimiş] Yaşamaya yetecek kadar yeme
  2. [mecaz] Çok az şeyle yetinme, eldekini kâfi görme
KONSTRÜKTİF

Kelime Kökeni: Fransızca constructive

  1. [isim] Bakınız yapısal
    • "Betonarme iskelet bina, hiçbir çağdaş konstrüktif mantığa dayanmayan biçimde taşlarla kaplanmıştır." (Aydın Boysan)
KASEİFAĞFUR

Kelime Kökeni: Farsça kāse + faġfūr

  1. [isim] Çin porseleninden kapılmış çanak
    • "Bir kâseifağfur gibiydi seyirci de; bir nükte savur, bin kahkaha işit karanlıklar içinden..." (Vasfi Rıza Zobu)
TASNİFLEMEK

  1. [-i] Bakınız bölümlemek
ŞİFRELETMEK

  1. [-i] Bir metin şifreli duruma getirtilmek
HAFİFSENMEK

  1. [nesnesiz] Hafifsemek işi yapılmak
    • "Maddeci değer yargılarının serpildiği, rekabet ve maceranın özendirildiği, dinî kuralların hafifsendiği büyük şehirler Avrupa’ya damgasını vurmaktadır." (Memduh Aytür)
KEYİFLENMEK

  1. [nesnesiz] Keyifli duruma gelmek
    • "Bir rivayete göre, kaplanın dayısı olan kedinin keyiflenip miyavlaması işte bu zamandan kalmadır." (Nâzım Hikmet)
TEKLİFSİZCE

  1. [zarf] Teklifsiz bir biçimde, içten olarak
    • "Vaktiyle teklifsizce dertleşirdik." (Attilâ İlhan)
HADİSİŞERİF

Kelime Kökeni: Arapça ḥadįs̱ + şerįf

  1. [isim, din bilimi] Bakınız hadis
KEYİFSİZLİK

  1. [isim] Keyifsiz olma durumu
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü