İçinde if olan 10 harfli 82 kelime var. İçerisinde İF bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında if olan kelimeler listesine ya da sonu if ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İFRİTLEŞME
-
-
[isim]
İfritleşmek durumu
-
[isim]
İfritleşmek durumu
- CİNSİLATİF
-
Kelime Kökeni: Arapça cins + laṭīf
-
[isim]
Güzel, alımlı, hoşa giden kadın
- "Raif kulun, cinsilatife karşı, o visalin bahşettiğin cüheladan çok daha mizaçgirdir."
-
[isim]
Güzel, alımlı, hoşa giden kadın
- SİFTAHLAMA
-
-
[isim]
Siftahlamak işi
-
[isim]
Siftahlamak işi
- İNİSİYATİF
-
Kelime Kökeni: Fransızca initiative
-
[isim]
Bir kişinin gerekli kararları başkalarının görüşüne başvurmadan kendiliğinden, anında alabilme ve sorumluluğu üstlenebilme gücü
-
Bazı şeylere karar verme veya öneride bulunma hakkı
-
Bakınız öncecilik
-
[isim]
Bir kişinin gerekli kararları başkalarının görüşüne başvurmadan kendiliğinden, anında alabilme ve sorumluluğu üstlenebilme gücü
- HİYEROGLİF
-
Kelime Kökeni: Fransızca hiéroglyphe
-
[isim, tarih]
Bakınız resim yazı
- "Mısır’ın özel lisanı olan hiyeroglif şekillerin her biri bir harfe karşılık gelmekteydi."
-
[isim, tarih]
Bakınız resim yazı
- HİPERAKTİF
-
Kelime Kökeni: İngilizce hyperactive
-
[sıfat]
Normalin üzerinde hareketli olan (kimse); aşırı etkin
-
[sıfat]
Normalin üzerinde hareketli olan (kimse); aşırı etkin
- ÜNİFORMALI
-
-
[sıfat]
Üniforması olan, üniforma giymiş olan (kimse)
- "Ertuğrul yatına bir muş yaklaştı. O muştan redingotlu asker üniformalı birçok paşalar çıktılar."
-
[zarf]
Üniforma giyerek
-
[sıfat]
Üniforması olan, üniforma giymiş olan (kimse)
- KEYİFSİZCE
-
-
[zarf]
Keyifsiz bir biçimde
-
[zarf]
Keyifsiz bir biçimde
- HAFİFSEYİŞ
-
-
[isim]
Hafifsemek işi
- "Buna platonik aşk deyip burun kıvırmak fazlasıyla kibirli bir hafifseyiş sayılır."
-
[isim]
Hafifsemek işi
- ŞİFRELEMEK
-
-
[-i]
Bir metni şifreli duruma getirmek
-
[-i]
Bir metni şifreli duruma getirmek
- İSTİFÇİLİK
-
-
[isim]
İstifçinin yaptığı iş
-
İleride bulunmayacağı veya pahalılaşacağı düşüncesiyle çok mal yığarak piyasada sıkıntıya yol açma; stokçuluk
- "Karaborsayı ve istifçiliği önlemek için karne sistemi getirildi."
-
[isim]
İstifçinin yaptığı iş
- İSTİFLENME
-
-
[isim]
İstiflenmek işi
-
[isim]
İstiflenmek işi
- ÇİFTELEŞME
-
-
[isim]
Çifteleşmek işi
-
[isim]
Çifteleşmek işi
- HAFİFSEMEK
-
-
[-i]
Bir kimseyi veya bir şeyi önemsememek; yeğnilemek, yeğnisemek, istihfaf etmek
- "Sancakla selam verdiğimiz bir mekânın sahibini hafifsemek, uğrunda ölmeyi borç saydığımız ‘sancak’a saygısızlık değil midir?"
-
[-i]
Bir kimseyi veya bir şeyi önemsememek; yeğnilemek, yeğnisemek, istihfaf etmek
- TASNİFLEME
-
-
[isim]
Bakınız bölümleme
-
[isim]
Bakınız bölümleme
- ÇİFTELENME
-
-
[isim]
Çiftelenmek işi
-
[isim]
Çiftelenmek işi
- SPEKÜLATİF
-
Kelime Kökeni: Fransızca spéculatif
- DESKRİPTİF
-
Kelime Kökeni: Fransızca descriptif
-
[sıfat]
Bakınız betimlemeli
-
[sıfat]
Bakınız betimlemeli
- MUHALİFLİK
-
-
[isim]
Muhalif olma durumu
-
Bakınız aykırılık
-
[isim]
Muhalif olma durumu
- İSTİFLEYİŞ
-
-
[isim]
İstiflemek işi
-
[isim]
İstiflemek işi