İçinde hl olan 8 harfli 41 kelime var. İçerisinde HL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında hl olan kelimeler listesine ya da sonu hl ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ZIHLANMA
-
-
[isim]
Zıhlanmak işi
-
[isim]
Zıhlanmak işi
- SARİHLİK
-
-
[isim]
Bakınız belirginlik
-
Bakınız belginlik
-
[isim]
Bakınız belirginlik
- SABAHLIK
-
-
[isim]
Sabahları yataktan kalkınca geçici olarak giyilen üstlük
- "Hemen onun üstüne sabahlığını geçirerek kapıyı açmaya koştu."
-
[sıfat]
Sabahla ilgili, sabaha özgü
- "Bir sabahlık iş kaldı. Bir sabahlık kahvaltı."
-
[isim]
Sabahları yataktan kalkınca geçici olarak giyilen üstlük
- NİKAHLIK
-
-
[sıfat]
Nikâha uygun olan
-
[sıfat]
Nikâha uygun olan
- İZMİHLAL
-
Kelime Kökeni: Arapça iżmiḥlāl
-
[isim, eskimiş]
Yok olup bitme
- "Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal."
-
[isim, eskimiş]
Yok olup bitme
- DEHLENME
-
-
[isim]
Dehlenmek işi
-
[isim]
Dehlenmek işi
- EBLEHLİK
-
-
[isim]
Ebleh olma durumu; eblehleşme
-
[isim]
Ebleh olma durumu; eblehleşme
- VEHLETEN
-
Kelime Kökeni: Arapça vehleten
-
[zarf, eskimiş]
İlk anda
-
Bakınız ansızın
-
[zarf, eskimiş]
İlk anda
- TEMBİHLİ
-
-
[sıfat]
Hatırlatılmış, tembih edilmiş
- "Güzide'nin evinde de her ihtiyat tertibi alınmış. Hizmetçiler tembihli."
-
[sıfat]
Hatırlatılmış, tembih edilmiş
- ALLAHLIK
-
-
[sıfat]
Kendisinden hiçbir işte yararlık umulmayan, kendi hâlinde, saf ve zararsız (kimse)
- "Bu adam allahlığın biri, elinden bir şey gelmiyor."
-
[sıfat]
Kendisinden hiçbir işte yararlık umulmayan, kendi hâlinde, saf ve zararsız (kimse)
- İHLASSIZ
-
-
[sıfat]
İhlası yerinde ve sağlam olmayan (kimse)
-
[sıfat]
İhlası yerinde ve sağlam olmayan (kimse)
- TAHLİLCİ
-
-
[isim]
Bakınız çözümleyici
-
[isim]
Bakınız çözümleyici
- SİYAHLIK
-
-
[isim]
Siyah olma durumu, kara renk
-
Karanlık veya koyuluk
- "Gecenin koyulmuş siyahlığı içeri girmeden pencerenin ardında bizi bekliyordu."
-
Kararmış yer; karartı
-
[isim]
Siyah olma durumu, kara renk
- MAHLUKAT
-
Kelime Kökeni: Arapça maḫlūḳāt
-
[isim, eskimiş]
Yaratıklar
- "Daha doğrusu, cümle mahlukat tabiatla mücadele ediyor."
-
[isim, eskimiş]
Yaratıklar
- PAHLAMAK
-
-
[-i]
Bir parçanın keskin kenarını keserek pah durumuna getirmek, keskinliğini gidermek
-
[-i]
Bir parçanın keskin kenarını keserek pah durumuna getirmek, keskinliğini gidermek
- ZIHLAMAK
-
-
[-i]
Kenarına zıh geçirmek
-
[-i]
Kenarına zıh geçirmek
- RUHLULUK
-
-
[isim]
Ruha sahip olma durumu
-
[isim]
Ruha sahip olma durumu
- MIHLAMAK
-
-
[-i]
Bakınız çivilemek
-
[mecaz]
Birini silahla yaralamak veya öldürmek
-
Altın, gümüş vb. taşları metal yuvalara işlemek
-
[mecaz]
Birini veya bir şeyi bir yerden ayrılamaz, kıpırdayamaz duruma getirmek
- "Korku ikimizi de sanki mıhlamıştı."
-
[-i]
Bakınız çivilemek
- DEHLEMEK
-
-
[-i]
Hayvanı "deh" diyerek yürütmek
- "Hayvanı gayet ustaca dehleyerek beni Çingene çadırlarına getirdi."
-
[argo]
Bakınız kovmak
- "Bu işi sen yapacaksın. Yapamazsan ben seni dehlerim."
-
[-i]
Hayvanı "deh" diyerek yürütmek
- ZIRHLAMA
-
-
[isim]
Zırhlamak işi
-
[isim]
Zırhlamak işi